Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9138 E. 2023/2682 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9138
KARAR NO : 2023/2682
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarih, 2017/597-2018/372 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 YIL 10 AY 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 18 . Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarih, 2018/736 Esas -2018/645 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.05.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
İstinaf aşamasında tartışılması talep edilen konuların tartışılmadığına,
1.Tanık açıklamalarının net olmadığına,
2.Bank … ve HTS kayıtlarının sanığın örgüt üyeliği iddiasını destekler nitelikte olmadığına,
3.Sanığın Anayasal hakkı olan çalışma hakkını kullanmasının aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
4. 2008 yılından sonra sanığın örgütle irtibatının tamamen koptuğuna,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Bu deliller ışığında somut olay sanık açısından incelendiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olması nedeniyle kapatılan kurumların bağlı olduğu şirketlerde SGK kaydının bulunduğu, sanığın örgüt lideri Fetullah Gülen’in talimatı doğrultusunda … Bankasında hesap hareketlerinin mevcut olduğu, mütevelli grubu sorumlusu olduğu, sohbet anlatıcılığı yaptığı, burs topladığı, mütevelli grubu üyelerine hedef tayin ettiği, örgüt tarafından organize edilen Kırgızistan gezisine katıldığı, para işleri ile ilgilendiği sabit olmakla her ne kadar sanık hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin atfıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 314/1 inci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü yönetme suçu ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmışsa da terör örgütü yönetme suçunun oluşabilmesi için örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etmeyi, emir ve direktif vermeyi, örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirdiğinden dosya kapsamında bulunan tüm deliller dikkate alındığında sanığın örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmadığı anlaşılmakla sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü yönetme suçunu oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. Sanığın yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan eylenmeleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK’nın 7/1 inci maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yapılan yargılama ve toplanan delillerle sabit olmakla, sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince sanığın örgüt içerisindeki konumu, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, dosyaya yansıyan kişiliği, meydana gelen netice göz önüne,sanığın örgüt içindeki konumu dikkate alınarak alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın işlemiş olduğu suçun 3713 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanığa verilen cezada 3713 sayılı Yasa’nın 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmıştır. Sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK 62 nci madde uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün birinci fıkrasından “3713 sayılı TMK’nun 7/1 maddesi delaletiyle” ibaresinin hükümden çıkarılması dışında başkaca bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, ByLock kullanıcısı olmayan, Bank Asyada örgüt liderinin talimatı üzerine açılmış bir hesabı ve hesap hareketliliği bulunmayan, tanık beyanlarına göre örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra herhangi bir örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen, 2004-2005 yılları arasında örgütle iltisaklı şirkette çalışma kaydının bulunması dışında başkaca bir eylemi belirlenemeyen, faaliyetleri örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmayan sanık hakkında, örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 10.12.2018 Tarih, 2018/736 Esas -2018/645 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.