Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9500 E. 2023/2490 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9500
KARAR NO : 2023/2490
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/289 Esas, 2018/239 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/53 Esas, 2018/65 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in temyiz istemi özetle;
1. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;
2. Sanığa yargılama aşamasında müdafi tayin edilmediğine;
3. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına;
4. Fişleme yoluyla elde edilen verilerin delil olarak kullanılamayacağına;
5. Sanığın telefon görüşmelerinin örgütsel amaçla yapılmadığına;
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Sanık …’ın temyiz istemi özetle;
1. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;
2. Sanığa yargılama aşamasında müdafi tayin edilmediğine;
3. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına;
4. Sanığın çocuğunun örgüte müzahir okula gitmesinin suç delili sayılamayacağına;
5. Sanığın telefon görüşmelerinin örgütsel amaçla yapılmadığına;
6. Fişleme yoluyla elde edilen verilerin delil olarak kullanılamayacağına;
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1-Sanık … Yönünden;
Sanığın suç tarihi öncesinde Bank Asyada hesap açtırıp bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde söz konusu hesabı aktif olarak kullanması, örgüte destek amacıyla örgüt elebaşısının talimatı sonrasında bankaya para yatırması, başka faizsiz bankalar bulunmasına rağmen örgütle arasında organik bağ bulunması nedeniyle ev kredisini Bank Asyadan çekerek finansal yapıyı bu şekilde desteklemesi, adına kayıtlı hat üzerinden haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma yürütülen şahıslarla sıkça görüşmesi, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen …’ın, Ereğli’deki iki polis grubundan Çetin Yılmaz, Sami Keskin, Turan Kuzu ile ayrı, … ve … ile ayrı sohbet icra ettiklerini, sohbet içeriklerini kendisiyle tanıştırılan ve üstü olan Burhan isimli kişiyle görüştüklerini, Burhan’ın bylock kullanıcı isminin Selçuk olduğunu, sanıklarla 2016 yılı başına kadar görüştüklerini söyleyip, kendisine gösterilen yaklaşık 300 fotoğraf içerisinde sanıkları tereddütsüz ve kısa süre içerisinde teşhis etmesi, …’ın ayrıca sanıklara ait adres ve bazı somut verilerden bahsederek beyanını güçlendirmesi, bu tanığın sanıklara iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin tespit edilememesi, dosya içerisine savcılık ifadesi alınan Şerif Baş’ın, Hakkari’de görev yaparken sanık ile birlikte örgütün sohbet adı verdiği toplantılarına katıldığını beyan etmesi, 26.04.2018 tarihli veri inceleme raporunda sanığın FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde … diye tabir edilen FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan polis memuru olarak kodlanması, raporda Zümre başkanının isminin Selçuk, öğretmeninin isminin Volkan olduğunun, örgüte 80’er TL’lik himmet verdiğinin yazılı olması, …’ın beyanınında geçen Selçuk kod adının yine veri inceleme raporundaki zümre başkanı olan Selçuk ismini doğrular nitelikte olması birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2-Sanık … Yönünden;
Sanığın suç tarihi öncesinde Bank Asyada hesap açtırması ancak örgüt elebaşının talimatıyla herhangi bir para yatırmadığının anlaşılması, müşterek çocuğu Mahmut Burak’ın Özel Şahika Kolejinde öğrenim görmesi, sanığın kendi beyanından, çocuklarının tamamını kapanmadan önce FETÖ/PDY ile irtibatlı Sabah Dershanesine gönderdiğinin belirlenmesi, adına kayıtlı hat üzerinden haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma yürütülen şahıslarla sıkça görüşmesi, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen …’ın, Ereğli’deki iki polis grubundan Çetin Yılmaz, Sami Keskin, Turan Kuzu ile ayrı, … ve … ile ayrı sohbet icra ettiklerini, sohbet içeriklerini kendisiyle tanıştırılan ve üstü olan Burhan isimli kişiyle görüştüklerini, Burhan’ın bylock kullanıcı isminin Selçuk olduğunu, sanıklarla 2016 yılı başına kadar görüştüklerini söyleyip, kendisine gösterilen yaklaşık 300 fotoğraf içerisinde sanıkları tereddütsüz ve kısa süre içerisinde teşhis etmesi, …’ın ayrıca sanıklara ait adres ve bazı somut verilerden bahsederek beyanını güçlendirmesi, bu tanığın sanıklara iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin tespit edilememesi, 26.04.2018 tarihli veri inceleme raporunda sanığın FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde SAY diye tabir edilen FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasfı olmayan polis memuru olarak kodlanması, raporda Zümre başkanının isminin Selçuk, öğretmeninin isminin Volkan olduğunun, örgüte 200’er TL’lik himmet verdiğinin yazılı olması, …’ın beyanınında geçen Selçuk kod adının yine veri inceleme raporundaki zümre başkanı olan Selçuk ismini doğrular nitelikte olması birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümlerde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanıkların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1-Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanıkların, yargılama aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156. maddesi gereğince de re’sen bir müdafii görevlendirilmediği, sanıklara isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 16.01.2018 tarih ve 2017/3415 E. – 2018/495 K. sayılı ilamında “temyiz edilebilirlik sınırı belirlenirken suçun temel şeklinde belirlenen cezanın değil nitelik hal ve ağırlaştırıcı nedenlerde gözönünde bulundurularak istenilen sonuç cezanın esas alınması” gerektiğine yönelik gerekçesi dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmeyerek yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
b) Sanıkların örgütle iltisaklı Bank … nezdindeki rutin bankacılık işlemlerinin ve sanık …’ın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin örgütsel faaliyetler olarak kabul edilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
c) Sanık … hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, şüpheli Fatih K.’nın ifade tutanağı 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan sonra karar verilmesinin gerekmesi,
bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/53 Esas, 2018/65 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.