Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9604 E. 2023/660 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9604
KARAR NO : 2023/660
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1281 E., 2018/2162 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2017 tarihli ve 2017/156 Esas, 2017/165 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/1281 Esas, 2018/2162 sayılı Karar ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; hükmün 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinde yer alan unsurları içermediğine, hükmün hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillere dayandığına, tüm adli soruşturma ve arama kararlarına rağmen örgütün silahı denilebilecek bir silahın ele geçirilmediğine, bu gerçeklik ortadayken bu yapının silahlı terör örgütü tanımı içine dahil edilmesinin ve sanığın da silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığına, mahkemenin soyut iddialarla mahkumiyet kararı verdiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ByLock kullanmadığına, beraat etmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, Bank … ev kredisi çektiğine, dosya masrafı alındığı için söz konusu bankaya karşı dava açtığına, kredi borcunu kapatmak amacıyla Vakıfbank’tan kredi çekerek 2014 yılı Temmuz ayında Bank … hesabına gönderdiğine, tanık ….’nin sanığa iftira attığına, beyanlarının tutarsız olduğuna, sanığın babası ile birlikte 15 Temmuz 2016 gecesi meydanlara çıkıp demokrasi nöbeti tuttuğuna, ByLock ile ilgili teknik bilirkişi taleplerinin karşılanmadığına, ceza usul hükümlerine aykırı olarak nasıl elde edildiği belli olmayan veri inceleme raporuna göre sanık hakkındaki beyanların gerçekle ilgisinin olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Somut olayda sanığın eylemleri değerlendirildiğinde;
Sanığın 14.11.2014 – 16/04/2016 tarihleri arasında … Emniyet Müdürlüğünde Komiser Yardımcısı olarak görev yaptığı, Ohal KHK’sı ile mesleğinden ihraç edildiği ve … Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında örgüt üyeliği iddiası ile dava açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık adına kayıtlı olup, kendisinin kulladığını kabul ettiği 0505 (…) (..) (..) no’lu GSM hattının, dosyaya … Emniyet Müdürlüğünün 07.12.2017 tarihli İletişimin Tespitine İlişkin … Raporu ve ekinde sunulan CD içerisindeki HIS (CGNAT) kayıtlarına göre; 28.08.2014 – 21.12.2014 tarihleri arasında … kez ByLock sunucularına ait IP adreslerine bağlandığı, HIS (CGNAT) kayıtlarının dosya içerisinde HTS raporu ekinde sunulan CD içerisindeki baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğu, sanığın 25.07.2016 tarihli üst aramasında ele geçen … IMEI numaralı cep telefonu ile söz konusu HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan … IMEI numarasının aynı olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan … ve … IMEI numaraları ile … Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 07.09.2017 tarihli güncel ByLock sorgu evrakında tespit edilen IMEI numaralarının aynı olduğu, her iki evraka göre tespit edilen ByLock’a ilk giriş tarihlerinin de uyumluluk gösterdiği,
Dosyada mevcut 29.07.2017 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve bu tutanağın incelenmesi ile düzenlenen 12.10.2017 tarihli ByLock’a ilişkin Araştırma Tutanağı incelendiğinde; sanığın kullanmış olduğu 0505 (…) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programını indirerek kullandığı ve ID numarasının 158041, kullanıcı adının ise “yasinn57” olduğu, sanığın programa girişine, program üzerinden arama, mesajlaşma ve mail yoluyla haberleştiğine dair LOG ve veri kayıtlarına dair tespitlerin bulunduğu, sanığın ByLock kayıtlarında bulunduğu grup sayısının 2 olduğu, ByLock üzerinden irtibatlı olduğu kişi sayısının 10 olduğu, sanığın kendisini ekleyen kişilerden … ID numaralı … …’un kendisini “yasinn” olarak eklediği, yine sanığın irtibatlı olduğu tespit edilen … ID numaralı … Y.’ye “ok” “aksam musaitsen bize gel” şeklinde mesaj attığına ilişkin yazışma ele geçirildiği, aynı zamanda Araştırma Tutanağından anlaşılacağı üzere Tespit ve Değerlendirme Tutanağında bilgileri ele geçen sanıkla irtibat halinde olan USER ID ve kişi bilgilerinin araştırılmasında İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğüne ait … sistemi üzerinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına ait KOMNET sitesinden dijital olarak tüm illere gönderilen mahrem yapı sisteminin ekran görüntülerinden; … ID numaralı “…” kod adlı … … B. isimli kişi, … ID numaralı “…” kod adlı … U. ve … ID numaralı … C. isimli kişinin eşi olan “…” kod adlı … C. isimli kişilerin Emniyet mahrem yapılanması içerisinde olduğu ve polislerin sohbet sorumlusu oldukları anlaşılmıştır.
Sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma aşamasında benzer mahiyetteki tanık beyanından; sanığın 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra 2015 yılı Ocak aylarında dahi örgütün sohbet adı altında toplantılarına katılmaya devam ettiği, himmet parası adı altında terör örgütüne yardımda bulunduğu ve kendi evinde de sohbet düzenlendiği anlaşılmıştır.
… İl Emniyet Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliği tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 19.09.2017 tarihli HTS raporuna göre; sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği … telefon numarasından haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetici ve/veya üye oldukları iddiası ile soruşturma yapılan şahıslar ile çok sayıda iletişim kaydının bulunduğu görülmüştür.
Sanığın Bank … hesap hareketlerine ilişkin düzenlenen 17.11.2016 tarihli Ön İnceleme Raporuna göre; sanığın örgüte müzahir … Bank Katılım AŞ.’de bulunan 3159165 müşteri nolu hesabı üzerinden konut kredisi kullandığı ve bu kredinin geri ödenmesine ilişkin işlemler yaptığı anlaşılmıştır.
… Kom Şube Müdürlüğünün 19.09.2017 tarihli Veri İnceleme Raporunun incelenmesinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 201/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen … SD kartın Kom Daire Başkanlığına teslimini müteakip yapılan imaj alma işlemi neticesinde Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği anlaşılmakla, sanık ile ilgili raporun değerlendirilmesinde sanığın örgüt içerisinde “…” “FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişi” olarak kategorize edildiği anlaşılmıştır.
Soruşturma sırasında yapılan aramada el konulan dijital materyallerle ilgili incelemenin sonuçlanmasının, yürütülen soruşturmaların çokluğu nedeniyle uzun bir zaman alacak olması, dosya kapsamında karar vermeye yeterli delillerin bulunması ve yargılamanın sürüncemede kalmasının önüne geçmek için, dijital inceleme sonucuna yönelik raporun beklenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmalarında aksini beyan etmiş ise de, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için bir kısım örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock özel iletişim ağına dahil olarak yoğun bir şekilde kullandığı, ByLock üzerinden diğer örgüt mensuplarıyla yazışmalar yaptığı, örgütün mahrem (Emniyet Yapılanması) kısmının hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, 2015 yılı Ocak aylarında mahrem yapının sohbet toplantılarına katıldığı, kendi evinde de sohbet toplantısı düzenlendiği, himmet parası adı altında terör örgütüne finansal destek sağladığı, ByLock içeriklerine göre mahrem hizmet yapılanmasından olan üç ayrı mahrem imamla irtibatlı olduğu anlaşılmakla, örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunarak örgüt üyeliği suçunda aranan eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu ölçütlerini karşılayacak şekilde örgütün varlığına ve güçlenmesine nedensel bağ oluşturacak eylemlerde bulunduğu sabit kabul edilmiş; sanığın inkara yönelik savunmasına, yukarıda açıklanan delillerin mahiyeti ve ispat gücü yönünden mahkememizde bir tereddüt oluşmadığından itibar edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına ve sanık adına kayıtlı olup eşi …ın kullandığını beyan ettiği 0505 (…) (..) (..) nolu telefon hattı üzerinde ByLock programının kullanıldığı tespit edildiğinden gereğinin takdir ve ifası için … Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı”ının kabul edildiği gözetildiğinde; sanık adına kayıtlı bulunan 0505 (…) (…) (..) numaralı hat üzerinden 158041 User ID numarası ile ByLock kullandığının tespit edildiği, dosyada mevcut bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde söz konusu yazışma içeriklerinden sanığın bu programı örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı anlaşılmış bu konudaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3-)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bylock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütsel toplantılara katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10..2018 tarihli ve 2018/1281 Esas, 2018/2162 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.