Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9678 E. 2023/3273 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9678
KARAR NO : 2023/3273
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2018 tarihli ve 2017/77 Esas, 2018/16 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/758 Esas, 2018/1214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.05.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığın ByLock kullanmadığına,
2.ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
3.ByLock mesaj içeriklerinin tespit edilmediğine,
4.Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
5.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
6.Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ve,
7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ByLock programını kullandığı; örgütle iltisaklı Bank Asyada örgüt liderinin talimatıyla uyumlu şekilde hesap arttırımında bulunduğu, örgütle iltisaklı kurumlarda çalışma kaydının bulunduğu, bu şekilde sanığın eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirilmesinde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, temel cezada arttırım yapılırken 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uygulanırken Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmemesi dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olan detaylı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi; sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankaya para yatırıp yatırmadığının, ayrı hesap açıp açmadığının tespiti için dosya arasında bulunan … Katılım Bankası A.Ş’deki tüm hesap hareketleri üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınması; UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılama devamla bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/758 Esas, 2018/214 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.