Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9769 E. 2023/3311 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9769
KARAR NO : 2023/3311
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli, 2017/168 Esas ve 2017/260 sayılı Kararı ile sanık hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereği 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasa’nın 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak neticeten 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.08.2018 tarihli, 2018/806 Esas ve 2018/980 sayılı Kararı
ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yeniden yargılama yapılarak sanık hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasa’nın 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 62 nci maddesi gereğince cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tahliyesine ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca esastan ret ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi:
1-Aleyhe delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına,
3-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine temyiz istemi:
-Temel cezanın eksik tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait kriptolu haberleşme sistemini kullanan, örgütün mali yapılanması içerisinde büyük önem arz eden ve örgüt ele başının talimatı doğrultusunda örgüt üyelerince maddi yönden desteklenmek suretiyle faaliyetlerini sürdüren bankada kendi adına bulunan hesabına ayrıntıları yukarıda açıklandığı şekilde 2014 yılı Ocak ayından itibaren para yatıran ve hesabındaki meblağı arttıran, bu bankaya devlet tarafından el konulmasından sonra hesabınındaki parayı çeken ve tanık anlatımına göre örgüt üyeleri tarafından “hoca” lakabı ile bilinen sanığın eylemlerinin gösterdiği süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk dikkate alındığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak hiyerarşik yapılanması içerisinde 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi kapsamında örgüt üyesi olduğu anlaşılmıştır.
Örgüt piramidi içindeki konumu itibariyle “mahrem alan” kapsamında yer alan, mesleği, bilgi, tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu yapılanmanın bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek ya da bilmesi beklenebilecek durumda olduğu kabul edilen sanık hakkında eylemlerinin gösterdiği süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk da dikkate alındığında, ceza miktarı tespit edilirken alt sınırdan uzaklaşılmıştır. takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine dair verilen ilamının sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyanın incelemesini yapan Dairemizce CMK’nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce 5271 sayılı CMK’nın 281 inci ve 282 nci maddeleri uyarınca duruşmada hazır edilen sanık ve müdafinin katılımları ve beyanları alınmak suretiyle istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararının CMK’nın 280/2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş ve dosyada mevcut deliller itibariyle sanığın eylem çeşitliliği, suç işleyiş biçimi ve kastının yoğunluğu gözetilerek ceza tayin edilirken alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir husus görülmemiş, olayın yukarıda açıklanan özelliği itibariyle İlk Derece Mahkemesince 6 yıl olarak tayin edilen temel cezanın hakkaniyete uygun düşmediği kanaatine varılarak Dairemizce temel cezanın 5 yıl olarak belirlenmesine karar verilmiş, yine İlk Derece Mahkemesince “sanığın inkara dayalı savunması” denilmek suretiyle sanığın üzerine atılı suçu kabul etmeyen beyanı esas alınarak sanık hakkında TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince esas alınan bu gerekçe ve uygulama mahkememizce kabul görmemiş, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanık hakkında TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmamasına gerektirir bir husus görülmeyerek sanık hakkında TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında
iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilmesi mümkündür.
d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 147600 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüt liderinin talimatı ile Bank … hesabına para yatıran, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.08.2018 tarihli, 2018/806 Esas ve 2018/980 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …