Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9898 E. 2023/57 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9898
KARAR NO : 2023/57
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/215 E., 2021/84 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/150 Esas – 2019/80 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu

fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.05.2019 tarihli ve 2019/767 Esas – 2019/622 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/1265 Esas, 2020/4791 sayılı kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının sanık hakkındaki veri inceleme raporunun, veri inceleme raporuna dayanak delilin elde edilişine dair gizli tanık …’un daha önce hakim huzurunda alınan ifade tutanağı ve CMK’nın 134 üncü maddesine göre alınan hakimlik kararı ve varsa ayrıntılı analiz raporunun soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtilerek ve UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıkla ilgili beyan olan varsa, Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/29 Esas – 2018/66 Karar sayılı dava dosyasında sanıkla ilgili beyanda bulunan İ. Ö.’nün bu beyanının dosya arasına getirtilerek; olanak bulunduğu takdirde tanık olarak dinlenilmesi ya da beyanın CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması gerekirken, yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanık …’un cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut inandırıcı yeterli kesin delil olmadığı, verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin yerinde olmadığı, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, veri inceleme raporunun doğru olmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık …’un adına kayıtlı olan ve kendisi tarafından kullanıldığını samimi olarak ikrar ettiği 0555 (…) (..) (..) – 0555 (…) (..) (..) numaralı GSM hatları üzerinden … –

… İMEİ numaralı cep telefonları ile kriptolu haberleşme özelliğini bilerek ve örgüt içi iletişim amacıyla kullandığı, 0555 (…) (..) (..) numaralı hatta ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın ByLock İD numarasının … olduğu, ByLock kullanıcı adının ‘…’, ByLock kullanıcı şifresinin ise ‘….’ olduğu, HTS analiz raporuna göre haklarında aynı suçtan yasal işlem yapılan kişilerle telefonla iletişim kurması karşısında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olma suçunu işlediği, örgütün emir ve talimatlarını hiyerarşik yapı içerisinde yerine getirdiği, bu talimatlar doğrultusunda faaliyette bulunduğu, sanığın eylemlerinin çeşitliliği ve yoğunluğu, üstten aldığı emirleri uygulama konusunda ortaya koyduğu tavırlar, bu emir ve talimatlar doğrultusunda faaliyette bulunması hususları beraber değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği, bu hali ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun tüm unsurları ile oluştuğu sabit görülmüş ve sanığın ihraç olmadan önce polis olarak görev yapmakta iken bu hali ile bir terör örgütüne üye olmasının yarattığı tehlike ve örgüte kazandırdığı …, polislik mesleği nedeniyle bir terör örgütünün yaratacağı toplumsal tehlikeyi her hangi sıradan bir vatandaşa göre daha iyi bilebilecek bir konumda olmasına rağmen örgüte üye olması sanığın atılı suçtan alt sınırdan ayrılarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği;

Sanığın ByLock programını kullanmış olduğu 0555 (…) (..) (..) no’lu hattı ile … ID numarasıyla kullandığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünde olduğu üzere kullanıcı adı ve şifresi nazara alındığında ByLock kullanıcısının sanık olduğunun anlaşıldığı, bu şekliyle sanığın örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullandığının sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,

Sanık …’un … İl Emniyet Müdürlüğünde 3 üncü Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yaparken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edildiği,

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporu, bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık …’un ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin mahkeme kararına göre sanık hakkındaki veri inceleme raporunda “FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan kişiler” ifade eden B5 ile kodlandığı,

Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/215 Esas, 2021/84 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.