Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/1288 E. 2023/717 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1288
KARAR NO : 2023/717
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
2- … için; 03.08.2016
3- … için; 21.08.2016
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci

fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2016/518 Esas, 2017/242 sayılı kararı ile sanıklar hakkında;

A. Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci, dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

B. Sanık … Karaaslan hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının 2 nci bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2018/94 Esas, 2019/661 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … temyiz dilekçesinde özetle;

Sanık ByLock programını yüklemediğine, kullanmadığına, evde ele geçen kitaplardan haberi olmadığına, Bank Asyada bulunan hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetine ilişkin olduğuna, tanık S. G.’nin yokluğunda dinlendiğine, dernek ve sendika üyeliğini mahkumiyete esas gerekçe gösterilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

B. Sanık … müdafii temyiz dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin ByLock isimli programı yüklemediğine ve kullanmadığına, evde bulunan kitaplardan haberinin olmadığına, tanık beyanlarını kabul etmediğine, tanık S. G.’ye soru yöneltme hakkının kısıtlandığına, Bank Asyadaki hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğuna, dernek ve sendika üyeliğini mahkumiyete esas gerekçe gösterilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

C. Sanık … Karaaslan müdafii temyiz dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin Bank … hesap hareketlerinin talimat sonucu olmadığına, yardım amacıyla para yatırdığına dair somut delil bulunmadığına, cüzi miktarda parası bulunduğuna, hükmün bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

D. Sanık … müdafii temyiz dilekçesinde özetle;

Sanığın hangi eyleminin suça dayanak sayıldığının tartışmalı olduğuna, talimatla para yatırıldığının mahkemenin varsayımı olduğuna, Bank Asyaya yatırılan paranın doğrudan bir destek olduğunun kabulünün mümkün olmayacağına, tanık beyanlarının somut bir eylem vaya söylem olmadığına, tanıklarının dinlenmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık … yönünden; FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı tespit edilen … Memurlar Sosyal Yardımlaşma Eğitim ve Kültür Derneğine 29.09.2010 tarihinde üye olması, 28.02.2011-16.03.2013 tarihleri arasında Denetim Kurulu yedek üyesi olarak görev alması, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlendiğinden kapatılan … Sen Sendikasının 19.02.2015 tarihinde alınan 14 sayılı kararı ile … İl Temsilcisi olarak atanması, derneğin ve sendikanın kurullarında görev almanın üyeliğe göre örgüt ile daha ileri düzeyde irtibatı gerektirmesi ve göstermesi, tanık G. B.’nin ifadesinde; sohbet gruplarında sanık …’nin de bulunduğunu, son bir yıldır toplantıların İsa’nın evinde yapıldığını, üç sohbet grubunun mali işlerine …’nin baktığını, mütevelli olan kişilerden paraları topladığını, tanık S. G.’nin ifadesinde; sanık …’nın dernek üyesi olup hizmetin içinde H. N.’nin grubunda olduğunu, gizli Tanık M. B.’nin alınan ifadesinde; sanığın Tepebaşı mütevelli grubunda olduğunu, sürekli EMEDER’deki sohbetlere katıldığını pazar günleri yapılan maneviyat günlerine de katıldığını, sanığın bu yapının içinde belli sorumlulukları olan mütevellide yer alan görevleri bulunan kişi olup, gazeteye abone yaptığını, sanığın mütevelli faaliyetlerini yürüttüğüne bizzat şahit olduğunu beyan etmeleri, evinde yapılan aramada …’e ait şiirlerden oluşan kaset ele geçmesi, mütevelli olması nedeniyle örgütün hiyerarşik ilişkisi içerisine girmesi, örgüt ile organik bağ kurması, Bank Asyaya el konulmasını engellemek amacıyla örgütsel çağrı üzerine para yatırması, gizli tanık beyanlarının

diğer tanık beyanları ve deliller ile desteklenmesi, örgüt ile irtibatının 2014-2015 yıllarında da devam etmesi (dernek üyelikleri, Bank Asyaya para yatırma) dikkate alındığında, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, eyleminin TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddeleri kapsamında kaldığı, sanığın bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı, sanığın işlediği suça yönelik kastının ve eylemlerinin yoğunluğu, suç konusunun önemi ve değeri, sanığın örgüt içerisindeki konumu ve sorumluluğu dikkate alınarak ceza adaletinin sağlanması açısından TCK’nın 61 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak alt sınırdan ceza tesisine gidilmiş, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirim uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Sanık … yönünden; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda faaliyet gösteren, örgüt ile irtibatı alınan ifadelerden de açıkça anlaşılan EMEDER’e (Eskişehir Memurlar Sosyal Yardımlaşma Eğitim ve Kültür Derneği) 18.01.2011 tarihinde üye olmak yanında, 22.11.2014-06.03.2016 tarihleri arasında Yönetim Kurulu yedek üyesi olarak görev yapması, derneğin kurullarında görev almanın üyeliğe göre örgüt ile daha ileri düzeyde irtibatı gerektirmesi ve göstermesi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlendiğinden kapatılan … Sen Sendikasına 20.05.2014 – 18.07.2016 tarihleri arasında üye olması, tanık S. G.’nin alınan ifadesinde; sanık …’ı tapuda çalıştığını ve EMEDER derneğinden tanığını, sanığın kendisinin grubunun altında bulunan grubun başkanı olup, mütevellilerin başı olduğunu, mütevelliler arasındaki bilgi aktarım ve koordinasyon gibi işleri yaptığını, gizli tanık M. B.’nin alınan ifadesinde; …’ı simaen çok iyi bildiğini, sanığın mütevelli olup, mütevelli toplantılarına geldiğini beyan etmeleri, mütevelli olması nedeniyle örgütsel bağın ve hiyerarşik ilişkinin gerçekleşmesi, Bank Asyaya el konulmasını engellemek amacıyla örgütsel çağrı üzerine para yatırması, gizli tanığın beyanının, diğer tanık beyanı ve deliller ile desteklenmesi, sanığın ikametinde …’e ait kitaplar bulunması, mahkememizin 2016/483 Esas sayılı dosyasında sanık H. Y.’nin tespit edilen … ID kullanıcısı olduğu ByLock programı üzerinden … ID kullanıcısı ile yaptığı görüşme içeriğinde sanığın gazete aboneliğinde isminin geçmesi, sadece FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını 2014-2015 yıllarında kullanması, örgüt ile irtibatının 2014-2015 yıllarında da devam etmesi (dernek ve sendika üyelikleri, Bank Asyaya para yatırma, ByLock) dikkate alındığında, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, eyleminin TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddeleri kapsamında kaldığı, sanığın bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmış, sanığın işlediği suça yönelik kastının ve eylemlerinin yoğunluğu, suç konusunun önemi ve değeri, sanığın örgüt içerisindeki konumu ve sorumluluğu dikkate alınarak ceza adaletinin sağlanması açısından TCK’nın 61 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak alt sınırdan ceza tesisine gidilmiş, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirim uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Sanık … yönünden; Sanığın FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı tespit edilen Bank Asyaya para yatırması ve sosyal paylaşım sitesinde …’e ait şiir paylaşması ve yapılan üst aramasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü övücü köşe yazıları nedeniyle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile hiyerarşik bağı gösterecek deliller mevcut olmakla birlikte, terör örgütü üyeliği için zorunlu bulunması gereken çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk taşıyan düzeyde eylemlerinin bulunmadığı, mevcut hali ile silahlı terör örgütü üyeliğinin sübuta ermediği, ancak sanığın Bank Asyaya örgütsel çağrı üzerine bankanın TMSF tarafından el konulmasını engellemek amacıyla mevduat girişi yaptığının ve yatırdığı paranın mülkiyetinin terör örgütüne geçmemesi nedeniyle örgütün bankasını TMSF tarafından el konulmamasını sağlamaya yönelik örgüte bilerek, isteyerek yardımda bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın bankaya para yatırma eylemini bankanın mevduata olan ihtiyacını karşılamak amacıyla, örgüte destek olduğunu bilerek ve isteyerek doğrudan kast ile gerçekleştirdiği, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 220/7 ve 314/3 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddeleri kapsamında kaldığı, maddi ve manevi unsurları oluşan bu suç nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık … hakkında gerekçeli karar başlığında suç adının “silahlı terör örgütüne yardım etmek” yerine “silahlı terör örgütüne üye olmak” şeklinde yanlış gösterilmişse de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğü, yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle ret edilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanıklar müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

B. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım

mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

C. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.

1. Sanık … yönünden kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını tespit değerlendirme tutanağı ile kullandığı belirlenen, Bank … isimli bankaya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırdığı anlaşılan sanığın, tanık beyanları da dikkate alındığında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı ve 7 nci maddeleri gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık … yönünden kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın örgüt ile irtibat ve iltisakı tespit edilen ”… Memurlar sosyal yardımlaşma eğitim ve kültür derneğine” üye olması ve belli bir süre denetim kurulu yedek üyesi olarak görev alması,

yine örgütle irtibat ve iltisakı nedeniyle kapatılan ”… sen” isimli sendikanın Eskişehir il temsilcisi olarak görev yapması, tanık beyanlarından sanığın mütevelli grubunda yer alarak sohbet grubunun mali işleriyle ilgilenmesi ve yapı içerisinde gazete aboneliği yapma gibi faaliyetlere bulunması, ev aramasında örgütün elebaşına ait kasetlerin ele geçmesi ve örgütsel çağrıya uyarak örgüt elebaşının talimatları ile uyumlu olacak şekilde Bank Asyada yoğun hesap hareketlerinin tespit edilmesi sonucu mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 ncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı ve 7 nci maddeleri gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık … Karaaslan yönünden kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;

BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş hesabına örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde bankada 14.07.2014 tarihinde hesap açarak 01.10.2014 tarihinde yeni bir katılım hesabı açtığı anlaşılan sanık hakkında dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirildiğinde silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken belirlenen temel cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/2 oranında artırım yapılması ile hesaplanan ” 1 yıl 18 ay” hapis cezası yerine ” 2 yıl 6 ay”, TCK’nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim yapılması ile hesaplanan sonuç cezanın “1 yıl 13 ay” hapis cezası yerine “2 yıl 1 ay” hapis olarak hesaplanmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini dışında sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık … ile sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki II inci ve III üncü maddelerinin yedinci fıkralarının tamamen hükümden çıkartılarak yerlerine “sanığın örgüt üyesi olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 58/9 uncu

maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi, ayrıca hükmün IV üncü maddesinin üçüncü fıkrasından ”2 yıl 6 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine ”1 yıl 18 ay”, 4 üncü fıkrasından ”2 yıl 1 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine ”1 yıl 13 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.