YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13845
KARAR NO : 2022/9293
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
Hükümler : 1-Sanıklar …, …, …, , …, …, …, …, … hakkında TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK’nın 221/4-2. cümle, 221/5, 62/1, 53/1-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilenmahkumiyet kararları
2- Sanık … hakkında TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri yollamasıyla, TCK’nın 314/2, 220/7 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK’nın 62/1, 53/1-3 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı
Temyiz edenler : Sanık …, sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısı
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre, örgütle iltisaklı gazeteye abone olmanın ve çocuğunu örgüte müzahir okula göndermenin müsnet suç bakımından delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleri ile ilgili olarak:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleri ile ilgili olarak:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık …, sanıklar müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 karar).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aşamalarda samimi olarak pişmanlıklarını dile getirip, örgütte kaldıkları süre ve konumları itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili doğru ve faydalı bilgiler verdikleri savunma ve toplanan delillere de uygun biçimde kabul edilen sanıklar hakkında belirlenen cezadan TCK’nın 221/4-2. cümlesi uyarınca, hakkaniyete uygun olarak azami hadde yakın bir indirim yapılması gerekirken, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayini,
b) Sanıklar … ve … ile ilgili olarak ayrıca;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerde 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi ve kusura dayanan kastın yoğunluğu bağlamında sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyet alanı, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu göz önünde bulundurularak; dosya kapsamına, hukuka, vicdana uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile fazla cezaya hükmolunması,
c) Kabul ve uygulamaya göre de; Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle sanık … yönünden suç tarihinin yakalandığı tarih olan “26.08.2016” olduğu halde, karar başlığında “13.07.2016” olarak yazılması, sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmolunan temel cezada TCK’nın 221/4-2. cümlesi gereğince indirim yapılırken hapis cezasının “4 yıl 1 ay” yerine “3 yıl 13 ay 15 …” olarak yanlış hesaplanması,
Kanuna aykırı, sanık …, sanıklar müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/4. maddesi uyarınca dosyanın Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.