YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13998
KARAR NO : 2023/7693
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyet hükmünün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2019 tarihli ve 2018/547 Esas, 2019/305 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/2004 E., 2020/1394 sayılı kararı ile, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.03.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak;
1. Delillerin yetersiz olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
2. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren … … hesap kayıtlarının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
3. Sanığın babasının devremülk alımı için ödemenin … … üzerinden yapılacak olması sebebiyle … … hesabına para yatırdığına, ödeme tarihi gelene kadar birkaç ay parasını vadeli hesapta tuttuğuna, daha sonra … … Katılım Bankası ile anlaşılması, erken ödeme durumunda indirim sunulması ve kendisinin hesabındaki vadenin dolmaması sebepleriyle annesinin hesabından ödeme yapıldığına,
4. Sanığın … … hesabında örgüt liderinin talimatından önce de işlemler yaptığına, başka bankalarla da ilgili dönemde çalıştığına, hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
5. Sanığın derneğe örgütsel saikle üye olup faaliyetlerine katıldığına dair delil bulunmadığına, yardım makbuzlarında imzasının da bulunmadığına,
6. Tanık beyanlarının örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından önceki sürece ilişkin olduğuna ve suç delili niteliğinin bulunmadığına,
7.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine,
8. 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin de değerlendirilmesi gerektiğine,
9. Bilirkişi Raporunun talimat döneminden önceki ve sonraki dönemleri kapsayacak şekilde düzenlenmesi ve raporda lehe tespitlerin de değerlendirilmesi gerektiğine,
10. Temel hak ve hürriyetlerin ve hukukun temel ilkelerinin ihlal edildiğine,
11. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine ve 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (Kapatılan) ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar ilamlarında açıklandığı üzere;
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın savunmaları, dosyaya sunduğu belgeler, … … hesap hareketlerine dair kayıtlar, Bilirkişi Raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde hakkında yeterli bir delil bulunmayan, … … bakiye artışlarının dayanağını dosyaya sunduğu belgeler ile açıklayan, bu itibarla … … hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı üzerine örgüte yardım kastı ile gerçekleştiğine yönelik savunmalarının aksini ispat eden, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Kabule ve uygulamaya göre de,
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne dair temel cezanın belirlendiği uygulama maddesinin “TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi” olduğunun belirtilmesi gerekir iken “TCK’nun 220/7 nci maddesi delaleti ile TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/2004 Esas, 2020/1394 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.