YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1425
KARAR NO : 2023/89
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/831 – 2021/1324
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafi ve Bölge adliye mahkemesi
Cumhuriyet savcısı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal imkan bulunmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2020/373 Esas, 2021/338 sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/831 Esas, 2021/1324 sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve ve sanık … müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Sanıklar … Ve … Hakkında Temyiz İstemi;
1. … yönünden, hükmedilen beraat kararına yönelik, sanığın örgüt evlerinde kaldığına dair anlatımda bulunan tanık Y.B isimli kişinin beyanlarının bulunduğuna, sanığın görev yaptığı tüm yerlerden ankesör/ardışık aranma kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmasına, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak başkaca bir beyan bulunup bulunmadığının araştırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 217 inci maddesi uyarınca eksik inceleme ile karar verildiğine;
2. … yönünden, sanığın örgütün mahrem imamları tarafından, ankesörlü hatlardan diğer askeri personelle birlikte ardışık olarak arandığına, aramalarında sanığın görev yaptığı yerlerden yapıldığına, sanığın gizli iletişim sistemine dahil olduğuna ve bu şekilde silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi ;
İstinaf incelemesinin duruşmalı yapılması taleplerinin kabul edilmediğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, HTS kayıtlarıyla ilgili eksik inceleme yapıldığına, aranma kayıtlarına ilişkin verilerin usulüne uygun elde edilmediğine, ardışık aranmaya ilişkin kolluk tarafından düzenlenen raporların çelişkiler içerdiğine, bilirkişi incelemesi yapılmadığına, lehe olan tanık beyanının hükme esas alınmadığına, kıyas yasağının ihlal edildiğine, sanığın örgüt üyesi kriterlerini taşımadığına, aramaların periyodik olmadığına, ardışık aranmada isimleri geçen kişilerin sanık aleyhine beyanlarının bulunmadığına, sadece ardışık aranma kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, sanığın durumunun beraat eden diğer sanıkla aynı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, HTS kayıtlarının suçun delili olamayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … yönünden; sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı, Banka … hesabının bulunmadığı, hakkındaki tanık beyanı üniversite öğrenci yıllarına ait olup sadece örgüte ait evde kaldığına ilişkin bir beyan olması, hatta tanık beyanında dahi sanığın örgütte herhangi bir görevinin olmadığını belirttiği, tanığın sanığın örgütteki konumu, faaliyetleri veyahut o tarihten sonra örgütle ilgisinin olup olmadığı konusunda herhangi bir beyanı veyahut bilgisinin olmaması, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 4 yılı aşkın süre geçtiği ve bir çok örgüt mensubu hakkında örgüt içerisindeki rolünü anlatan tanık beyanının ortaya çıkmasına rağmen sanık hakkında bu yönde bir beyanın da ortaya çıkmadığı, sanığın örgütle irtibatlı eğitim kurumlarında çalışmadığı, askeri personel olmasına rağmen hakkında ankesör veya ardışık aranma iddiasının bulunmadığı, sanığın örgütle irtibatlı sendikaya veya derneğe üyeliğinin olmadığı, kısaca tanık beyanı dışında sanığın örgütle irtibat içinde olduğunu gösterir herhangi bir delilin elde edilemediği, sanığın savunmalarının aksini kanıtlayan ve sanığın FETÖ terör örgütü ile irtibatlı olduğunu gösterir başkaca bir delil bulunmadığı, bu suretle sanığın örgüt içerisinde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik içeren eylemlerle faaliyette bulunup bulunmadığın tespit edilemediği nazara alınarak tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağ kurarak örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiği yönünde kesin bir kanı oluşturabilecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmiştir.
2.Sanık … yönünden; Sanığın ardışık arandığı iddia edilen askeri personel ile ilgili ifade suretlerinin dosya arasına getirtildiği ancak bu kişilerin sanık hakkında herhangi bir beyanda bulunmadıklarının görüldüğü, Yargıtay kararına bakıldığı zaman aramanın periyodik olmasından da bahsedildiği, somut olayda ise aramaların belli periyotlar halinde gerçekleşmediği, hatta sanığın önceki görev yerlerine ilişkin olarak yapılan araştırmada da sanık hakkında önceki görev yerlerinde de ardışık aranma metodu yöntemi ile haberleşme yapıldığı iddiasından kaynaklanan bir soruşturma bulunmadığı, itirafçıların beyanlarına göre görev yeri değişen askeri personeli yeni görev yerinde başka bir mahrem imamın karşıladığı ve bu şahısla bu mahrem imamın ilgilendiğinin bilindiği, mahrem imamın bu anlamda örgüt üyesi olan kişi ile ardışık arama yöntemi ile de irtibatını devam ettirmesi gerektiği, somut olayda sanığın önceki görev yerlerinde bu tür bir haberleşme yöntemine rastlanılmadığına göre arada bir kopukluk bulunduğu, dolayısıyla Yargıtay’ın aradığı anlamda da bir periyodik bir aramanın olmadığı, ardışık arama metodu yöntemi haricinde sanık hakkında örgüt üyesi olduğuna ilişkin beyanda bulunan herhangi bir tanık beyanı bulunmadığı, Ardışık arama metodu yönteminden yola çıkarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulabilmesi için bu aramanın örgütsel saikle yapıldığına ilişkin her türlü teknik bulgu verilerle ispatlanması gerektiği gibi bu aramaların örgütsel saikle yapıldığına ilişkin tam bir vicdani kanaat oluşması gerektiği, somut olayda ise ardışık arama metodu ile yapılan arama sayısının azlığı, aramaların periyodik olmaması, aranan kişilerin sanık ile ilgili beyanda bulunmamaları, yine sanık hakkında örgüt üyeliğine ilişkin beyanda bulunan herhangi bir tanık beyanının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu aramaların örgütsel saikle yapıldığı hususunun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delille ispat edilemediği belirtilerek, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
3.Sanık … yönünden; sanığın, 2012 yılından başlayarak 2016 yılına kadar ardışık aranma yöntemi ile arandığı, sanık ile ardışık aranan kişilerden tanık Ş. T.’nin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak örgüt tarafından ankesörlü hattan aranmış olabileceğini kabul ettiği, hem bu durumun hem de sanık ile ardışık aranan kişilerin genelde aynı kişiler olmasının bir tesadüf olamayacağı, sanığın belli kişilerle süreklilik ve belli ararlıklarla devamlılık arz eden bu aramalara ilişkin olarak makul bir açıklamada bulunamadığı anlaşılmakla, sanığın Fetö PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kanaatine varılmakla, sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Hukuka uygun olarak elde edilen HTS kayıtlarının incelenmesinde, “sanığın kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan 0506 (…) (..) 62 numaralı GSM hat üzerinden, Amasya’da bulunan ücret karşılığı kullanıma sunulan sabit hatlı telefonlardan, 2012-2016 yılları arasında toplamda 33 kez ankesör/sabit hattan aranma kaydının bulunduğu, bu aramalardan 13 tanesinin diğer askeri personelle ardışık arama şeklinde olduğunun anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, yine yargılamada dinlenen tanık Ş. T.’nin beyanlarında; kendisini sabit hatlardan arayan kişilerin örgütün mahrem imamları olduğu şeklindeki anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik olmadığı, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, sanığın askeri eğitim için bulunduğu Kütahya, İzmir ve Ankara illeri ile görev yaptığı Eskişehir ilinde, hakkında ankesör/ardışık aranma soruşturması ile tanık beyanı bulunup bulunmadığının belirtilen yerlerin ilgili makamlarına sorulduğu, ilgili birimlerce sanık hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, aleyhe ifade beyanının 2013 yılına ait olduğu, beyanda bulunan kişinin tanık olarak dinlenilmesi için işlem yapılmış olsa da adresi tespit edilemediğinden mahkeme tarafından dinlenemediği, sanık tarafından söz konusu beyanların kabul edilmediği, ayrıca sanık hakkında ankesörlü/sabit hatlardan aranarak gizli iletişim sistemine dahil olduğuna ilişkin bir iddianın da bulunmadığı nazara alındığında, yapılan yargılama sonunda atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin gerekçelerin karar yerinde gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Temyiz aşamasında dosyaya gönderilen Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2022 tarih 2022/1540 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının ekinde yer alan HTS analiz raporunda sanığın daha önceden görev yaptığı Balıkesir ilinde 2007-2014 yılları arasında ankesörlü/sabit hatlardan diğer askeri personel ile ardışık olarak arandığının tespit edilmiş olması nazara alındığında söz konusu analiz raporunun sanık ve müdafine okunarak savunmalarının tespit edilmesi; sanığın ankesörlü telefonlardan ardışık olarak arandığı diğer askeri personelin soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek gerektiğinde tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde, sanık … yönünden (A) bendinde, sanık … yönünden (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/831 Esas, 2021/1324 Karar sayılı kararında sanık … müdafi ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/831 Esas, 2021/1324 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.