YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15630
KARAR NO : 2023/2057
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/48 Esas, 2019/298 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada; yüklenen suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2020/37 Esas, 2020/501 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.03.2022 tarihli, 1-Sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan” suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat” hükmünün gerekçesine yönelik sanık müdafiinin yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde: sanığın dosya kapsamında açıklanan delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mühendis yapılanmasında mütevelli heyetinde yer alarak örgütsel sohbet toplantılarına katılması, burs vermesi, örgüte müzahir şirketlerde çalışması, iltisaklı dernekte kurucu üyeliğinin bulunması hususları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, eksik araştırma ile yazılı şekilde verilen beraat hükmünün gerekçesine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddi, 2-Sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma ” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik … Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde: silahlı terör örgütü üyesi olmak suçlarının 3713 sayılı TMK’nın 3 üncü maddesinde düzenlenen mutlak terör suçlarından olması, aynı Kanun’un 5 inci maddesi kapsamında mutlak terör suçlarında her halükarda 3713 sayılı TMK’nın 5 inci maddesinin herhangi bir takdir hakkı olmaksızın uygulanmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda “silahlı terör örgütü üyesi olmak suçlarında cezanın üst haddinin 10 yıldan fazla olduğu” nazara alındığında, sanık hakkında, “silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararına” karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu belirlenerek yapılan incelemede; tanıklar M. B. ve F. Y. İ. beyanlarında, Sezi Mühendisler Derneğinde gerçekleştirilen sohbet toplantılarına sanığın 17/25 Aralık 2013 öncesi dönemde katıldığını bildiklerini, bu sohbetlerde konunun tamamen FETÖ yapılanmasıyla ilgili olduğunu, Fetullah Gülen kitaplarının okunduğunu belirttikleri, tanık K. E. beyanında, sanığın FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığını, dernek faaliyetleri kapsamında faaliyetler gösterdiğini, 2014 yılı sonlarına doğru sanığın yapıdan koptuğunu belirttiği, tanık M. G. beyanında, sanığı FETÖ yapılanmasında mühendis ünitesinin mütevellisi olarak bildiğini, sohbetlere katıldığını, gazete abonesi olduğunu, burs verdiğini, yine bu konularda aktif olarak çalıştığını, il abisi tarafından verilen hedefleri yerine getirdiğini, 2015 yılı başlarına kadar sanığın bu faaliyetleri yürüttüğünü, daha sonra gelmemeye başladığını belirttiği, sanığa ait dijital materyallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, örgüt lideri Fetullah Gülen’in fotoğraflarını ve beyanlarını paylaştığı, örgütün faaliyetlerini öven yazı ve paylaşımları beğendiği, paylaşımda bulunduğu, Tweetleri retweetlediği, iltisaklı Herkül adlı internet sitesine erişiminin bulunduğu, örgütün üst düzey mensuplarından B. Ş.’nin Twitterda takipçisi olduğunun tespit edildiği, sanığın örgüte müzahir Sürat Kargo Loj.Dağ.Hizm.A.Ş. ve İklim Basın Yayın Ltd.Şti.’nde SGK kayıtlarının mevcut olduğunun tespit edildiği, sanığın yukarıda açıklanan deliller kapsamına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mühendis yapılanmasında mütevelli heyetinde yer alarak örgütsel sohbet toplantılarına katılması, burs vermesi, örgüte müzahir şirketlerde çalışması, iltisaklı dernekte kurucu üyeliğinin bulunması hususları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, ortaya konan delillere göre sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz edecek şekilde gerçekleştirdiği eylemler ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğunun gözetilmemesi, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında
sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örnekleri getirilip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, varsa ifade verenlerin gerekirse tanık olarak dinlenildikten sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair yetersiz gerekçe ile eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı, … Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın örgütle iltisaklı Mühendis ve Teknik Elemanlar Derneğinde kurucu üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiği, tanıklar M. B. ve F. Y. İ. beyanlarında, Sezi Mühendisler Derneğinde gerçekleştirilen sohbet toplantılarına sanığın 17/25 Aralık 2013 öncesi dönemde katıldığını bildiklerini, bu sohbetlerde konunun tamamen FETÖ yapılanmasıyla ilgili olduğunu, Fettullah Gülen kitaplarının okunduğunu belirttikleri, tanık K. E. beyanında, sanığın FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığını, dernek faaliyetleri kapsamında faaliyetler gösterdiğini, 2014 yılı sonlarına doğru sanığın yapıdan koptuğunu belirttiği, tanık M. G. beyanında, sanığı FETÖ yapılanmasında mühendis ünitesinin mütevellisi olarak bildiğini, sohbetlere katıldığını, gazete abonesi olduğunu, burs verdiğini, yine bu konularda aktif olarak çalıştığını, il abisi tarafından verilen hedefleri yerine getirdiğini, 2015 yılı başlarına kadar sanığın bu faaliyetleri yürüttüğünü, daha sonra gelmemeye başladığını belirttiği, sanığa ait dijital materyallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, örgüt lideri Fettullah Gülen’in fotoğraflarını ve beyanlarını paylaştığı, örgütün faaliyetlerini öven yazı ve paylaşımları beğendiği, paylaşımda bulunduğu, Tweetleri retweetlediği, iltisaklı Herkül adlı internet sitesine erişiminin bulunduğu, örgütün üst düzey mensuplarından B. Ş.’nin Twitterda takipçisi olduğunun tespit edildiği, sanığın örgüte müzahir Sürat Kargo Loj.Dağ.Hizm.A.Ş. ve İklim Basın Yayın Ltd.Şti.’nde SGK kayıtlarının mevcut olduğunun tespit edildiği, sanığın yukarıda açıklanan deliller kapsamına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mühendis yapılanmasında mütevelli heyetinde yer alarak örgütsel sohbet toplantılarına katılması, burs vermesi, örgüte müzahir şirketlerde çalışması, iltisaklı dernekte kurucu üyeliğinin bulunması göz önüne alındığında eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetler olduğu göz önüne alındığında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyeti yerine beraatına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısınca yapılan aleyhe istinaf talebi üzerine ceza dairesince verilen ve hukuka aykırı olduğu anlaşılan esastan red kararının sanık aleyhine bozulması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, dosya içeriğindeki delillere göre sanığın CMK’nın 223/2-b hükmü gereği beraatine karar verilmesi gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın soruşturma aşamasında ayrıntılı olarak beyanlarda bulunduğu, kendi beyanında 2013 yılına kadar Zaman Gazetesi abonesi olduğunu, toplantılara katıldığını, hatıra binaen derneğe üye olduğunu, derneğin düzenlediği iftar programına katıldığını, 2013 yılından sonra dernek faaliyetlerine kesinlikle katılmadığını, aktif olarak da dernek faaliyetlerine katılmadığını, sadece annesinin oruç tutamaması nedeniyle fidyesini verdiğini, 2013 yılına kadar dernekteki toplantılara katıldığını, dini sohbetler yapıldığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında durumuyla ilgili beyanda bulunduğu, bir örgüt politikası olarak inkar savunması yapmadığı, mahkememizce dinlenen tanıklar genel olarak sanığın 17/25 Aralıktan sonra gelmediğini koptuğunu beyan ettikleri, yukarıda ayrıntısıyla anlatıldığı üzere sanığın mütevelli heyetinde yer aldığına dair her türlü şüpheden uzak delilin bulunmadığı, A. F. E., F. Y. İ.’nin mütevelli heyetinin 5 kişiden oluştuğunu beyan ettikleri bu 5 kişinin içinde sanığın bulunmadığı, M. G.’nin mütevelli heyet üyesi olarak A. F., F. Y., F., K., R., İ., N., M. B. ve M. G. olmak üzere toplam 9 kişi saydığı F. Y. ve A. F.’nin; A. F., F. Y., K., N., M. G. şeklinde 5 kişinin adını söylediği, N. B.’nin suçlamaları kabul etmediği dolayısıyla sanığın mütevelli heyetinde yer almadığına ilişkin savunmasının gerçek olmadığına ilişkin her türlü şüpheden uzak delilin elde edilemediği, sanığın sıradan dini sohbetlere katıldığı, eğitim ve ahlak hareketi olarak ortaya çıkan bu yapının bünyesinde gerçekleşen dini sohbetlere katılmış olmasının örgüt üyeliğine delil oluşturmayacağı, yine örgütle iltisaklı kurumlarda çalışma kaydının bulunmasının, 2010-2011-2013 tarihli sosyal medyadaki paylaşımlarının ve dernek üyeliğinin de yine örgüt üyeliği için yeterli olmayacağı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas sayılı kararı doğrultusunda yapının bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması nedeniyle sanığın savunmasının aksine yani dini amaç dışında bu örgüte sempati duyması dışında üye olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil elde edilemediği, bu haliyle sanığın örgüt üyesi olduğu veya örgüte yardım ettiği tespit edilemediğinden beraatine, soruşturma aşamasında el konulan, suç teşkil etmeyen ve imajları alınan dijital materyallerin sanığa iadesine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Gerekçeli karar başlığında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşılık 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak suç tarihinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2020/37 Esas, 2020/501 sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.