Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/15828 E. 2022/9419 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15828
KARAR NO : 2022/9419
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarih ve 2014/94 – 2020/218 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Terör örgütüpropagandası yapma
Hüküm :…,…hakkında silahlı terör örgütüne üye olmasuçundan; TCK’nın 314/2, 62, 53, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine,
2-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …ve … hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan;Karar verilmesine yer olmadığına dair karara ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine,
3-Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından; CMK’nın 223/2-e.maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … müdafileri ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanıklar …, …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …(….), …, …, …, … (….), …(…), …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; terör örgütü propagandası yapma suçunun terör örgütü üyeliği suçunun unsuru olamayacağı, ayrı bir suç oluşturduğu ve ayrıca karar verilmesine yer olmadığına kararının CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden de olmadığı nazara alınarak, aynı zamanda … hakkında açılan kamu davasında 3713 sayılı Kanunun 8/B ve TCK’nun 60 maddelerinin tatbiki talep edilmiş olmasına karşın mahkemece bu konuda bir hüküm kurulmadığı da görülmekle söz konusu eksiklikler hakkında zamanaşımı süresi içinde mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında “Terör örgütü propagandası yapma” suçundan açılmış bir kamu davası bulunmamasına rağmen, ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş ve bölge adliye mahkemesi tarafından bu hüküm incelenerek istinaf talebinin esastan reddine dair verilen karar bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiş ise de; bu kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
I-) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …(…), …, …, …, … (….), …, …, …, …, … ve … hakkında verilen mahkumiyet kararları ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararının yapılan temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanık …’in yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-) Sanıklar …, … ve …(Uluada) yönünden verilen mahkumiyet kararlarının yapılan temyiz incelemesinde;
A-)Sanık … bakımından;
UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanık hakkında aynı suçtan İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/90 esas, 2022/265 karar sayılı dava dosyasında CMK’nın 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmekle; her iki dava dosyasında sanığa isnat edilen eylemlerin aynı tarihleri kapsaması ihtimali ve silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu da nazara alınmak suretiyle; suç, iddianame ve yakalanma tarihlerine göre dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması durumu ile mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önlenmesi bakımından, anılan dava dosyanın iş bu dava dosyası arasına alınıp incelenek, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir veya tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
B-)Sanıklar … ve …(Uluada) bakımından;
Ayrıntıları Dairemizin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 E. 2019/6048 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanıkların sorgusunun yapıldığı 11.06.2014 tarihli celsede kendilerinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi uyarınca da re’sen müdafi de görevlendirilmediği, sanıklara isnat edilen “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun niteliği dikkate alındığında, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi ve sanıkların müdafi huzurunda savunmalarının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde uygulama yapılması suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.