Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/15882 E. 2023/2162 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15882
KARAR NO : 2023/2162
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanık … hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
II. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
A. Sanık … yönünden;
1. Temyiz aşamasında dosya içerisine geldikleri anlaşılan başka dosya şüphelileri H.G. ve S.C.’nin ifade ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
2. Dosya kapsamına göre, geçmişte cemaat olarak bilinen yapı ile irtibatlı olduğu anlaşılan ancak FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra kayda değer örgütsel bir faaliyeti tespit edilemeyen sanık hakkında; sanık müdafiinin temyiz aşamasında gönderdiği 21.03.2023 tarihli dilekçe ile sanığın yeniden ifadesinin alınmak suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ifadesi alınmak suretiyle verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık derecesi nazara alınarak hakkında TCK’nın 221/4 üncü maddesinin ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
B. Sanık … yönünden;
Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
1. Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezanın tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanığın temyiz aşamasında gönderdiği 21.03.2023 tarihli dilekçesiyle yeniden ifadesinin alınmak suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesi ve bu kapsamda bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ifadesi alınmak suretiyle verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık derecesi nazara alınarak hakkında TCK’nın 221/4 üncü maddesinin ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3. Temyiz aşamasında dosya içerisine geldikleri anlaşılan başka dosya şüphelileri T.S., T.T. ve Y.K’nın ifade ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
C. Sanıklar …, …, … ve … yönünden;
5726 sayılı Kanun’un 9/8 inci maddesi gereğince gizli tanık beyanlarının başkaca delillerle desteklenmedikçe tek başına hükme esas alınamayacağı, dosya kapsamına göre sanıkların eylem ve faaliyetlerinin aşamalarda değişmeyen savunmalarını aksini ortaya koyan, örgüte sempati düzeyini aşan ve örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla bağlandıklarını gösteren süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içermediği anlaşılmakla, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
D. Sanıklar …, …, …, …, … ve … yönünden;
1. Dosya kapsamı, tanık beyanları ve sanık savunmalarına göre, geçmişte cemaat olarak bilinen yapı ile irtibatlı oldukları anlaşılan ancak savunmalarına göre FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra yapı içerisinde yer almadıklarını bildiren sanıkların, savunmalarının doğruluğu araştırılıp sosyal konumları da dikkate alınarak haklarında TCK’nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulama alanı tartışılarak sonucuna göre suç kastlarının ve hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezaların tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) Sanıklar … ve … hakkında tayin olunan cezadan TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca indirim yapılırken “8 yıl 1 ay 15 …” hapis cezası yerine hesap hatası sonucu “7 yıl 13 ay 15 …” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini,
c) Sanık … hakkında örgüt ile iltisaklı Zaman gazetesine abone olması eyleminin müsnet suç yönünden delil yahut örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
E. Sanıklar … ve … yönünden;
1. Dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre, geçmişte cemaat olarak bilinen yapı içerisinde 2014 yılı öncesinde düzenlenen sohbet toplantılarına katıldıkları anlaşılan sanıklar hakkında K.A.’nın tanık sıfatıyla mahkemece alınan beyanında, sanıkların tam olarak zamanı belli olmamakla birlikte 2015 yılı içerisine kadar örgütsel nitelikteki mütevelli toplantılarına katıldıklarını bizzat gördüğünü ancak örgüte parasal yardımda bulunup bulunmadıkları konusunda bilgi sahibi olmadığını beyan etmesi karşısında; örgütün görünen yüzünün ortaya çıktığı tarihten sonrasına ilişkin sanıkların eylemlerinin kapsamının açık ve somut bir şekilde ortaya konulabilmesi açısından tanık K.A.’nın tekrar dinlenilmesi suretiyle ayrıntılı beyanına başvurularak tüm çelişkilerin giderilmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Temyiz aşamasında dosya içerisine geldikleri anlaşılan sanık … hakkında başka dosya şüphelileri A.A., T.T. ve Y.K.’nın; sanık … hakkında başka dosya şüphelileri B.A., T.T. ve Y.K.’nın ifade ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunarak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezaların tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …