YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1659
KARAR NO : 2023/1955
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2017/192 Esas, 2019/183 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2019/744 Esas, 2019/668 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın örgüte ait derneğe üye olması, kendi beyanıyla 2012 yılına kadar örgütsel toplantılara katılması, hem adına kayıtlı 2 adet telefonda ByLock tespit edilip hem de üzerinde yakalanan telefonda ByLock ve kakao talk tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluştuğu, bu sebeple de mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince özetle, bu açıklamalar ışığında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün öncesinde çekirdek kadrosu tarafından bilinen ve 17/25 Aralık, mit tırları v.s gibi örgütün kamu kurularındaki mensupları aracılığıyla gerçekleştirilen olaylardan sonra toplumum geneli tarafından ayırdına varılmaya başlanan devleti ele geçirme gayri meşru amacı deşifre olduktan sonra sanığın, sohbet, himmet, mahrem birimde görev alma gibi eylemlerinin bulunmaması, örgüte ait gizli haberleşme programlarını kullanmadığının değerlendirilmiş olması,örgüte ait bankada çağrı döneminden önce açılmış hesabı bulunmasına rağmen, örgütün çağrı yaptığı dönemde bu hesaba para yatırmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütle organik bağ kuracak şekilde süreklilik,yoğunluk çeşitlilik arz eden eylemlerinin bulunmadığı, sanığın örgütle iltisaklı dernek üyeliğinin ve sosyal medya üzerinden örgüt mensuplarının paylaştığı tvitleri retivitlemesinin örgüt üyeliği boyutuna varmayan sempati düzeyinde kalan eylemler niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın eyleminin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu yönünden yapılan değerlendirilmesinde, sanığın adına kayıtlı hatları, bu hatlar üzerinden ByLock kullanılacağını bilerek fiili kullanıcısının deşifre olmaması için örgüt mensubu N. T.’ye verdiğine yönelik iddianın örgüte yardım suçu yönünden değerlendirilmesinde; sanığın ByLock kullanılacağını bilerek bu hatları, başkasına vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, zira bu durumda kendisini deşifre edeceği, böyle bir davranışın gizliliğe azami düzeyde riayet eden örgütün davranış tarzına uygun düşmediği, sanığın bu hatları örgüte yardım saiki ile kullandırdığına dair somut bir delil bulunmadığı görülmüştür.
Sanık savunması, dijital metaryal inceleme raporları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince özetle, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; o yer Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock kullandığına dair delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, savunmanın denetlenmesi ve üzerine kayıtlı (0541) (…) (..) (..) ve (0506) (…) (..) (..) numaralı gsm hatlarının gerçek kullanıcısının kim olduğuna ve buna bağlı olarak ByLocku kimin kullandığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması bakımından, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden istenerek temin edilecek CGNAT kayıtlarıyla karşılaştırması. gerekirse söz konusu gsm numaralarının gerçek kullanıcısının belirlenmesi açısından da teknik bilirkişi raporu aldırılması,
2. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde temin edilip varsa beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmesi,
3. Uyap kayıtlarının incelenmesinde sanık hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/4074 soruşturma numarasına kayden silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açık soruşturma dosyası bulunduğu görülmekle, anılan dosya getirtilip incelenmek suretiyle varsa delil ve ilgili bölümlerinin onaylı suretlerinin iş bu dosya içine dercedilmesi, dava açılması halinde her iki dava arasında hukuki ve fiili kesintinin olup olmadığı da değerlendirilip, iş bu dosya ile birleştirilmesi hususunun tartışılması ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
4. Sanık savunmasına göre anılan gsm hatları ile ByLock uygulamasını kullandığı kabul edilen Nuri Taşkın hakkında aynı suçtan açılmış soruşturma yahut kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak var ise temin edilerek incelenmesi, gerekirse N. T.’nin usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra tüm deliller 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi gereğince okunup tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2019/744 Esas, 2019/668 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …