Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/17412 E. 2023/679 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17412
KARAR NO : 2023/679
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1943 Esas, 2020/192 Karar
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2018/5 Esas, 2018/158 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 Sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/1943 Esas, 2020/192 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.02.2022 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait dershanede çalıştığı, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, sohbetleri düzenlediği, maaşından kesinti yapılmak suretiyle örgüte himmet verdiği, örgüt ile iltisaklı sendikaya üye olduğu, Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisine aboneliğinin bulunduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine, sanık hakkında verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2018/5 Esas, 2018/158 Karar sayılı kararı ile sanığın örgütle iltisaklı …Özel Eğitim Yurt ve Kültür Hiz. Sağ. İnş. Bas. Yay. Dağ. Şirketine bağlı … Dershanesi ile ilgili SGK kaydına göre 25.09.2011-31.05.2015 tarihleri arasında öğretmen olarak çalıştığı, örgütle iltisaklı … Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, sanığın Bylock kaydının ve Bank …’da hesabının bulunmadığı, sanığın örgütsel faaliyetlere katıldığına ilişkin tanık beyanı bulunmadığı, sanık hakkındaki sair iddialar yönünden hükme esas yeterli delil bulunmadığından değerlendirme yapılmadığı, hükme esas alınmadığı, bu haliyle atılı üyelik suçu için aranan “çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk..” unsurlarını karşılamaya yeterli olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, eylemlerinin sabit olmadığı gerekçeleri ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 Sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/1943 Esas, 2020/192 sayılı Kararı ile CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak beraate ilişkin gerekçeli karar başlığında suç yeri ve tarihi bilgisine yer verilmesinin mahallinde giderilebilir yazım hataları olarak kabul edildiği, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat kararında, eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle Cumhuriyet savcısının istinaf istemi yerinde görülmeyerek 5271 Sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre;
1.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi uyarınca da re’sen müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmiş ise de, CMK’nın 290. maddesi içeriğine göre sanığın yararına olan iş bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında sanık ile ilgili olmadığı anlaşılan beyan ve tespitlere yer verilmesi, dosya kapsamı ve mahkemenin kabulü nazara alındığında maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
3.Sanığın SGK kayıtlarına göre öğretmen olarak çalıştığı anlaşılan örgüte müzahir kurumda tayine tabi olarak çalıştığının saptanamadığı,
4.Sanığın örgüte müzahir sendikada üyeliğinin bulunmasının ise sanığın konum ve kişisel özellikleri nazara alındığında tek başına sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüte üye olma kastıyla hareket ettiğini ispat eden faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği,
5.Sanığın örgüte müzahir gazete ve dergi abone olmasının müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair fiilerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamında göre tam ve kesin olarak saptanamadığı,
Tüm bu nedenlerle sanığın eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmadığından, sanığın örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği husunda her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sabit olmadığı gözetilerek; verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/1943 Esas, 2020/192 sayılı Kararında Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.