Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/17685 E. 2023/715 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17685
KARAR NO : 2023/715
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/331 E., 2020/411 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, verilen cezanın süresi itibariyle yasal şartları taşımadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2018/312 Esas, 2019/22 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2019/331 Esas ve 2020/411 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.02.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin 26.06.2020 tarihli temyiz istemi; sanığın 17-25 Aralık tarihinden önce olan örgüt ile irtibatının olduğu bu husus hakkında samimi beyanlarda bulunduğu, etkin pişmanlıkta bulunan şahısların da sanık lehine beyanda bulundukları, sanığın eylemlerinin TCK ‘nın 30. maddesinde yer alan hata hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkin olup,
Sanık müdafi temyiz aşamasında sunmuş olduğu 10.01.2022 tarihli dilekçesiyle sanığın TCK’nın 221. Maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek örgüt içerisinde yer aldığını ifade ettiği kişilerin görevlerini ve isimlerini açıklamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, arama ve el koyma tutanağı, sanıktan el konulan dijital materyaller kapsamında hazırlanan bilirkişi raporları, Bank … hesap hareketlilikleri kapsamındaki bilirkişi raporları, sanık hakkındaki beyanlar, MASAK raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın örgütün ilk eğitim kurumlarından olan Yamanlar kolejinden mezun olduğu, E. Ç’nin müdafi huzurunda alınan ve mahkememizce itibar edilen hazırlık ifadesiyle sabit olduğu üzere darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15 Temmuz 2016 tarihinden bir ay öncesine kadar asıl mesleği öğretmenlik olan ve tamamı hakkında aynı örgüte üye olmak suçundan hakkında mahkumiyet hükümleri verilen T.Ç ve C.A ile … Üniversitesinde okutman olarak görev yapan Y. A (2016 yılı itibariyle doktor sorumlusu) tarafından düzenlenen sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı, bağış adı altında himmet verdiği, örgüt elebaşı …’in çağrısından sonra Bank … isimli bankada hesap açtığı ve para yatırdığı, HTS kayıtları itibariyle aynı örgüte üye olmak suçundan adli işlem yapılan, aralarında doktorlara yönelik düzenlenen toplantılarda sohbet imamlığı yapan kişilerin de bulunduğu örgüt mensuplarıyla irtibatlı olduğu, ayrıntıları yukarda açıklandığı üzere MASAK raporu ve bilirkişi raporlarında tespiti yapılan hususların sanığın örgütsel konumunu destekler nitelikte olduğu, keza sanığın mahkememiz huzurunda tanımadığını beyan ettiği ve MASAK raporu itibariyle 26.08.2015 tarihinde 4.000,00TL gönderdiği tespit edilen Y.A’nın 2016 yılı itibariyle doktorlardan sorumlu sohbet imamı olduğu, hakkında mahkememizce aynı örgüte üye olmak suçundan mahkumiyet kararı verilen bylock kullanıcısı polis memuru C. A ile 123 adet HTS kaydının bulunduğu, 8.400,00TL EFT gönderdiği ve 1.500,00TL EFT aldığı, bu yönüyle aynı hastanede çalışan polis memuru ile gerçekleşen HTS kayıtları ile çocuğunun hasta olması nedeniyle hastaneye gelip gitmesi nedeniyle tanıştığı T.Ç ‘nin eşi F.Ç’nin hesabına gönderdiği toplam 3.215,00TL’nin ve diğer para transferlerinin sanığın örgütle irtibatının ve bu irtibatını E.Ç’nin beyanlarında belirttiği şekilde darbe teşebbüsünün yaşandığı tarihe yakın bir döneme kadar devam ettirdiğinin delili olduğu, sanığın bu şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylemleri ile örgütün hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı kanaatine vararak mahkumiyet hükmü kurmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık müdafinin, temyiz aşamasında 10.01.2022 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2019/331 Esas ve 2020/411 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.