YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1777
KARAR NO : 2023/1863
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/160 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü meddesi ikinci fıkrası e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1597 Esas, 2019/1806 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.12.2021 tarihli tanzim olunan sanık hakkında UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıkla ilgili araştırma yapılarak herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı var ise getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanarak CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırmayla yazılı şekilde BERAAT kararı verilmesi, yasaya aykırı bulunduğundan ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yapılan ve bir kısmında ByLock abonelik bilgileri tespit edilen çok sayıda şüpheli ve sanıkla yoğun şekilde telefon görüşmesi yaptığının HTS inceleme raporu ile belirlendiği, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası kapsamında “GARSON” adlı gizli tanıktan ele geçirilen … SD kart üzerinde Kom Daire Başkanlığı’nca yapılan incelemeler sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği tespit edilip, yapılan bu tespitlerle ilgili düzenlenen veri inceleme raporu içeriğine göre sanık ile ilgili yapılan sorgulama sonucunda, sanığın suça konu örgüt tarafından … olarak fişlendiği, bu tabirin de (FETÖ içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan “himmet verme, kampa kalma, her çağrıldığında gelme, sigara, karşı cins, namaz” kişileri ifade eder) olarak nitelendirildiği, ayrıca veri inceleme raporunda sanığın vekili olarak ismi geçen Şaban Kasap hakkında yapılan araştırmada adı geçen şahsın da polis memuru olup sanık ile 2010 – 2017 yılları arasında … İl Emniyet Müdürlüğünde birlikte görev yaptıkları ve bu kişinin … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde aynı suçtan yargılandığı anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; her ne kadar sanık …’ ın GARSON isimli gizli şahidin sunmuş olduğu verilerde örgüt üyesi olarak nitelendirildiği, bu nedenle sanığın örgüt üyesi olduğu iddia edilmiş ise; gizli şahit GARSON tarafından sunulan harici bellek içerisindeki bilgilerin ne şekilde ve kim tarafından oluşturulduğunun bilinmediği, sunulan harici bellek içerisinde sanık ile ilgili kişisel bilgiler dışında yer alan ve sanığın örgütle irtibatını gösteren bilgilerin doğruluğunu destekleyen başkaca bir delile de dosya kapsamında tesadüf edilemediği, GARSON isimli gizli şahidin sunmuş olduğu dijital veride sanık …’ ın vekili olduğu görülen Ş.K.’ın hakkında örgüt üyeliği suçundan kovuşturma yürütülmesinin sanığın örgüt üyesi olduğunu göstermeyeceği gibi Ş.K. hakkında beraet kararına hükmolunduğu, örgüte müzahir herhangi bir dernek ya da sendika üyesi olmayan ve ByLock iletişim sistemini kullanmayan sanık …’ ın örgütsel haberleşme sistemini kullanan bazı kimselerle telefon irtibatının beşeri münasebet ya da iş ilişkisinden kaynaklanmasının savunması da nazara alındığından ihtimal dahilinde olduğu, yine sanığın bu şahısların ByLock kullanıcısı olduğunu bildiğine dair dosyada delil mevcut olmadığı, sanığın terör örgütü üyeliğini çağrıştırır süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren fiil ve davranışlarının tespit edilemediği, bu nedenle sanığın örgüt üyesi olmadığı yönündeki savunması da değerlendirildiğinde savunmasının aksine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, her hukuk devletinde kabul edilen ve masumiyet karinesi ile sıkı bir ilişkisi bulunan şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre yapılan ceza muhakemesinin sonunda fiilin sanık tarafından işlendiğinin yüzde yüz açıklığa ulaşmadığı, bu durumda mahkumiyet kararının verilemeyeceği Anayasa’nın 38/4, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11, İnsan Hakları ve Avrupa Sözleşmesinin 6/2, Medeni ve Siyasi haklar sözleşmesinin 14/2 maddelerinde açıkça belirtilmiş olup, atılı suçun işlendiği yönünde iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk kuralı gereğince sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatına karar verildiğine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı belirlenen, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/1597 Esas, 2019/1806 sayılı Kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.