YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/179
KARAR NO : 2023/1907
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2017/248 Esas, 2018/404 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2019/510 Esas, 2019/1218 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.11.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özetle;
1- 02.02.2018 tarihli 1 inci celse duruşmasında sanık …’un zorunlu müdafiinin mevcut olmadığı ve savunmasını zorunlu müdafii yokluğunda yaptığı,
2- Örgüt liderinin talimatı ile Bank Asyaya para yatırdığı,
3- Milas Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği – Milas Eğitim Kültür Derneği kurucu üyesi olması, Aktif Eğitim Sen üyesi olması,
4- Sanığın örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan cezalandırılması gerektiği,
5- Temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sanığın Milas Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneğine 16.05.2011 tarihinde kurucu üye olarak katıldığı ve derneğin 27.03.2014 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda yönetim kurulu yedek üyeliğine seçildiği belirlense de, Milas Kaymakamlığının 28.05.2018 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere, Milas Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin FETÖ/PDY ile iltisakı nedeniyle kapatılan derneklerden olmadığı, kaldı ki sanığın söz konusu derneğe üyeliğinin örgütsel bir talimat uyarınca yapılan işlem niteliğinde olduğuna dair dosya içerisinde hiçbir bilgi, belge de bulunmadığı,
Sanığın Bank … hesap hareketleri incelendiğinde, örgütle iltisaklı olması nedeniyle Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurulunun 29.05.2015 tarih ve 6318 sayılı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen Bank … isimli bankada 20.07.2009 tarihinde açtırdığı hesabında 2013 yılı Aralık ayında 37,78 TL para bulunmaktayken, 07.01.2014 tarihinde hesabına 5.000 TL, 20.01.2014 tarihinde ise 1.500 TL olmak üzere toplam 6.500 TL tutarında parayı EFT yoluyla yatırdığı, sanığın savunmalarında söz konusu para yatırma işleminin, maaş hesabından kolayca
çekmemesi için ve birikim amacıyla yatırmasına ilişkin olduğunu beyan ettiği, Bank … cevabî yazısındaki hesap hareketlerinden ve bilirkişi raporu ile bilirkişi ek raporundan da görüleceği üzere, 2014 Ocak ayında yatırılan 6.500 TL tutardan 22/01/2014-30/05/2014 tarihleri arasında toplam 1.900,88 TL otomatik fatura ödemesi ve kredi kartı ödemesi işlemlerinin yapıldığı, kalan 4.500 TL’nin ise 09.06.2014 tarihinde nakit olarak çekildiği, 2014 yılı içerisindeki diğer işlemler ile 2015 yılındaki işlemlerin kredi kartı ödemesi ve otomatik fatura ödemesine yönelik olduğu, bu hususun sanığın savunmasıyla uyumlu olduğu, dolayısıyla sanığın Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği ve sanığın savunmasının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankaya para yatırdığına dair kesin bir kanıya varılamadığı,
Münhasıran örgüt mensuplarının kullandığı ByLock iletişim sistemini kullanmadığı belirlenen, kendisinden ele geçen dijital materyal üzerinde yapılan incelemede örgütün haberleşmek için kullandığı programlara dair herhangi bir kalıntı bulunmayan sanık …’un, örgütle iltisaklı bankada 2009 yılında açılmış bulunan hesabına yukarıda anlatılan şekilde rutin bankacılık işlemleri kapsamında kalan öyle olmasa bile hata hükümleri çerçevesinde değerlendirmesi gereken hesap işlemleri gerçekleştirmek, örgütle bağlantılı sendikaya örgütsel bir talimat olmadan üye olmaktan ibaret eylemlerinin; sanığın konumu, dosyaya yansıyan kişisel özellikleri ve aşamalardaki savunmaları nazara alındığında sempati boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında kabul edilemeyeceği gibi, terör örgütüne yardım etme olarak da değerlendirilemeyeceği, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin başkaca bir bilgi belge veye beyan da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık …’un üzerine atılı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği müdafi bulunmadığı gibi CMK’nın 156 ncı maddesi gereğince de sanığa re’sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, CMK’nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasa’nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi CMK’nın 290 ıncı
maddesi sarahatına göre sanığın yararına olan iş bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2019/510 Esas, 2019/1218 sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …