YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/18719
KARAR NO : 2023/3441
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunnu esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanığın duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanunu’nun 299 uncu maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve… sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve… sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 2 kez 5237 sayılı Kanun’un 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/845 Esas, 2020/1362 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle;
1.Aynı suçtan dolayı iki kez ceza verilemeyeceğine, sanığın kazanılmış hakkı bulunduğuna,
2.ByLock kullanmanın suç oluşturmayacağına, ByLock’un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
3.Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
4.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Sanığın temyiz istemi özetle; aynı suçtan dolayı iki kez ceza verilemeyeceğine, beraatine ve tahliyesine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
” Sanık …’un 2000 yılından 2016 yılına kadar örgütle iltisaklı olan Kaynak Holding’e bağlı Işık Yayıncılık A.Ş. isimli şirkette İzmir bölge temsilcisi olarak düzenli ve sürekli şekilde çalışmış olması, örgüt liderinin çağrısı üzerine başka bankadan kredi çekmek suretiyle örgütün finans kuruluşu olan … Katılım Bankasında hesap bakiyesini arttırıp katılım hesapları açması, Bank … hesabında “himmet ve kurban” açıklamaları adı altında örgütle iltisaklı olan kişilerin banka hesaplarına para havalesi yapması, CGNAT kayıtları ve ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağına göre örgüte ait haberleşme programı olan ByLock programını örgütle iltisaklı şirket olan Sürat Kargo Dağıtıl Lojistik A.Ş. Adına kayıtlı olan 533 (…) (…) (…) numaralı GSM hattı aktif olarak kullanması, kendisinden ele geçirilen dijital materyaller hakkında düzenlenen siber incelemede raporuna göre sanıktan ele geçen dijital materyallerde örgüt tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock, Eagle ve Kakao Talk isimli uygulamaların veri kalıntılarına rastlanılmış olması, sanığın beyanına göre uzun yıllar boyunca örgütün basın organı olan Sızıntı Dergisi’ne abone olması, kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen tutanaklara göre sanığın örgüte ait yayınları ve şirket evraklarını imha ettiğinin tespit edilmesi şeklindeki eylemleri bir bütün olarak nazara alındığında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yukarıda açıklanan niteliklerini bilerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup süreklilik ve çeşitlilik teşkil eden örgütsel faaliyetlerde bulunmak suretiyle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla, sanık hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2017 tarih 2017/999-62 nolu iddianamesi ve yine Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2017 tarihli 2017/6856-2056-407 nolu iddianamesinde belirtilen ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu teşkil eden eylemleri hakkında sanık …’un üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu mahkememizce sabit görülmekle, (…) sanığın Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/82 Esas sayılı dava dosyasından tahliye edilmesinden sonra İzmir iline geldiği, örgüt üyeleri ile irtibat halinde olup, İzmir ilinde bulunan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu yargılanan kişilerin ailelerine para yardımı sağladığı, örgüt içinde yapılacak olan görüşmeleri organize ettiği, örgüt üyeliğinden gözaltına alınan veya tutuklu yargılanan kişilerin son durumları hakkında örgüt üyeleri ile bilgi alışverişinde bulunduğu ve yine bir kısım örgüt mensubu olan kişilerin saklanması için oluşturulan gaybubet evlerini organize ettiği, firari olan örgüt üyelerine saklanmaları için gaybubet evleri hazırladığı, şeklindeki eylemleri bir bütün halinde nazara alındığında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yukarıda açıklanan niteliklerini bilerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup süreklilik ve çeşitlilik teşkil eden örgütsel faaliyetlerde bulunmak suretiyle üzerine atılı ikinci bir FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanığın ilk kez örgüt üyeliği suçundan 16.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve hakkında bu suçla ilgili olarak Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22.02.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve bu şekilde hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu, hukuki kesintinin oluştuğu 22.02.2017 tarihinden sonra sanığın İzmir ilinde örgütsel eylemlerine devam ettiği, sanığın İzmir ilindeki eylemleri doğrultusunda 21.11.2017 tarihinde gözaltına alındığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2018 tarihli 2018/69474 Soruşturma, 2018/33665 Esas ve 2018/5152 numaralı iddianamesiyle açılan kamu davasının ikinci bir FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2018 tarihli 2018/69474 Soruşturma, 2018/33665 Esas ve 2018/5152 numaralı iddianamesinde belirtilen eylemleri yönünden eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince failin güttüğü amaç ve saik, kastının yoğunluğu, eylemleri nedeniyle meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, Sanığın cezası 3713 sayılı TMK’nın 3 üncü maddesi delaletiyle 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında arttırılmasına, Sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları, sabıkasının bulunmaması ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezası TCK 62/1 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkememizin 05.02.2019 tarihli ve 2018/445 Esas – 2019/28 sayılı Kararı sadece sanık müdafiince sanık lehine olarak istinaf edilmiş ise de; mahkememizce önceki ilamda sanık hakkında açılan iki farklı suçtan tek hüküm kurulduğu, CMK’nın 283 üncü maddesindeki kazanılmış hakkın sadece aynı hükümden verilen sonuç ceza itibariyle geçerli olacağı oysa ki sanık hakkında farklı eylemleri nedeneyle iki ayrı suçtan kamu davası açıldığı, sanık hakkında iki ayrı hüküm kurulması gerekirken tek hüküm kurulduğu ve bu nedenle sanığın kazanılmış hakkından söz edilemeyeceği kanaatine varılarak yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2017 tarih ve 2017/62 nolu iddianamesi ile 23.07.2016 suç tarihli silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/82 Esasına kayden yargılama devam ederken sanık hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2017 tarih ve 2017/407 nolu iddianamesi ile tekrar silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/600 Esasına kaydedildiği ve 2017/82 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek 2017/82 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam olunduğu, sanığın 21.11.2017 suç tarihli eylemleri nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2018 tarih ve 2018/5152 nolu iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/445 Esasına kaydedildiği ve Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/82 Esas sayılı dava dosyasının İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/445 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, 2018/445 Esas sayılı dosya üzerinden devam olunan yargılama sonucu sanık hakkında birleştirilen üç ayrı iddianamedeki eylemleri bir bütün olarak değerlendirilerek İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/445 Esas, 2019/28 sayılı Kararıyla bir kez silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 15 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.10.2019 tarihli ve 2019/905 Esas, 2019/1703 sayılı Kararıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2018 tarihli 2018/5152 nolu iddianamesiyle açılan kamu davasının 2. bir suçu oluşturduğu değerlendirilmekle mahkemenin vermiş olduğu kararın hangi iddianamedeki suça ilişkin olduğu anlaşılamadığı belirtilerek bozma kararı verildiği, bunun üzerine İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/261 Esas, 2020/67 sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan iki kez cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu işbu kararın verildiği anlaşılmakla; iddianamelerin tarihleri, suç tarihleri ve isnat edilen eylemler nazara alındığında sanık hakkında iki ayrı silahlı terör örgütüne üye olma suçu oluşacağı nazara alınmışsa da; aleyhe istinaf talebi olmayan İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/445 Esas, 2019/28 sayılı Kararında hükmolunan ceza miktarının sanık yönünden kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/845 Esas, 2020/1362 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
İşlenen suçun niteliği, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ve müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …