YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/20696
KARAR NO : 2023/176
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
KANUN YARARINA BOZMA
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/379 değişik iş
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemi ile şüpheli … hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.06.2021 tarihli, 2018/41781 soruşturma, 2021/22701 esas ve 2021/3242 sayılı iddianamenin iadesine dair verilen İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli, 2021/295 iddianame değerlendirme sayılı kararına yapılan itirazın,
İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli, 2021/379 değişik iş sayılı kararı ile reddine “kesin” olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 … ve 94660652-105-35-19578-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli ve 2022/25857 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli ve 2022/25857 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/06/2021 tarihli ve 2018/41781 soruşturma, 2021/22701 esas, 2021/3242 sayılı iddianamenin iadesine dair İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/06/2021 tarihli ve 2021/295 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2021 tarihli ve 2021/379 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesince, “…şüphelinin üzerine kayıtlı üç ayrı cep telefonu hattında bylock programının tespit edildiği, bu hatlardan bir tanesinin şüphelinin kızı …, diğerini de diğer kızı …’nın kullandığı ve her iki kızının kullandığı hatlara yüklü olan bylock programının tespit ve değerlendirme tutanaklarının temin edildiği, gerçek kullanıcılarının şüphelinin kızları olan … ve … olduğu ancak şüpheliyle ilgili bylock tespit ve değerlendirme tutanağının dosya içerisine getirtilmediği, ”Bank … hesap hareketlerine ilişkin aldırılan bilirkişi raporuna göre Bank …’da 2013 yılından önce açılmış bulunan katılım hesabının olduğu, 2014-2015 yıllarında katılım hesabı açılmadığı, var olan hesaba para yatırılmadığı, hesaptan 51.500 Türk Lirası çekildiği tespit edilmiş” şeklindeki rapor içeriğine göre örgüt liderinin talimatına uygun bankaya yeni para girişi ve hesap hareketi bulunmamasına göre şüpheliye isnat edilebilecek tek örgütsel faaliyetin Bylock programı iddiası olması, bylock tespit ve değerlendirme tutanağının da dosya içerisinde bulunmaması şeklinde belirtilen eksikliklerin CMK’nun 170/4 ve 174/1-b maddesi kapsamında suçun subutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delilin toplanmaması mahiyetinde olduğu, ziraa yargılamanın en kısa sürede sonuçlanması ilkesi de dikkate alındığında ve belirtilen eksikliklerin iadeyi gerektirir nitelikte olduğu anlaşılmakla …” gerekçesi ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen
13/06/2021 tarihli iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18/10/2019 tarihli ve 2019/4394 esas, 2019/6485 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, somut olayda, … adına kayıtlı 0536 .., 0541.. ve 0554.. numaralı GSM hatları üzerinden bylock programının kullanıldığının tespit edilmesi, 0536.. numaralı GSM hattının takılı bulunduğu …1290 IMEI numaralı cihazın şüphelinin 11/08/2016 tarihinde gözaltına alındığında üzerinde bulunarak ele geçirilen … S3 Mini marka cep telefonu olduğu, 0554.. numaralı GSM hattının takılı bulunduğu …9076, …9154 ve …5361 numaralı cihazlara … adına kayıtlı 0554…84 ve 0554…85 numaralı hatların da takılarak Bylock sunucusuna erişim sağladıkları ve kullanıcılarının …’ün kızları olan … ve … olduklarının tespit edildiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda her ne kadar …’ün başka bankalardan kredi kullanımına ilişkin tespit bulunmadığı, Bank …’da 2013 yılından önce açılmış bulunan katılım hesabının bulunduğu, 2014 ve 2015 yıllarında katılım hesabı açılmadığı, var olan hesaba para yatırılmadığı, hesaptan 51.500,00 Türk Lirası çekildiğine dair rapor düzenlendiği görülmekte ise de hesap hareketlerinin tetkikinde 02/01/2014 ile 16/12/2014 tarihleri arasında 31.870,00 Türk Lirası para yatırdığı, 31/01/2014 ile 02/09/2014 tarihleri arasında 4.200,00 Türk Lirası para çektiğinin anlaşılması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/06/2021 tarihli ve 2018/41781 soruşturma, 2021/22701 esas, 2021/3242 sayılı iddianamenin düzenlendiği anlaşılmakla, mevcut delillerin kamu davasının açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Uyuşmazlık
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemi ile düzenlenen iddianamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 170 ve 174′ üncü maddeleri gereğince iade edilmesinde ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Hukuki Süreç
1. 1963 doğumlu ve adli sicilinde sabıkası bulunmayan şüpheli …, beyanlarına göre 1986 yılında bir hastanede hizmetli memur olarak çalışmaya başlamış ve bu işinden 1988 yılında istifa etmiş, bir müddet nakliye ve boya işleri ile iştigal ettikten sonra 1990 yılında dışarıdan İmam Hatip Lisesini bitirmiş, sonrasında 2004 yılında belediyede bekçi kadrosundan zabıta olarak çalışmaya başlamış ve 2009 yılında belediyenin kapanması üzerine Menderes Belediyesine geçiş yapmış, burada arşiv bölümünde memur olarak çalışmakta iken 2016 yılında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/79318 sayılı soruşturmasında gözaltına alınması sonrası açığa alınıp akabinde 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (677 sayılı KHK) ile ihraç edilmiştir. Altı çocuğu bulunan şüphelinin …, … ve … isimli çocukları hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan işlem yapılmış, … ve … hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Menderes Belediye Başkanlığının 03.08.2016 tarihli, Cumhuriyet Başsavcılığına ve İlçe Olağanüstü Hal Bürosuna gönderdiği yazıları ile yazı işleri müdürlüğünde bekçi kadrosunda çalışan şüpheli … hakkında, FETÖ/PDY terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirdiği darbe kalkışması ile ilgili olarak, kanıtlayıcı herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, örgütle bağlantısı olup, olmadığına ilişkin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ihbarında bulunulması üzerine, 04.08.2016 tarihinde ilgili Cumhuriyet savcısının havalesi ile evrakın 2016/2586 soruşturma numarasına kayıt edilmesi ile soruşturmaya başlanılmıştır. İhbar evrakı içeriğinde ve şüphelinin personel bilgileri ile adresinin bildirildiği 10.08.2016 tarihli Belediye Başkanlığı’nın yazısında, şüphelinin “0536…1463” nolu telefonu kullandığı belirtilmiştir.
3. 2016/2586 sayılı soruşturmada 11.08.2016 tarihinde gözaltına alınan şüphelinin ikamet ve iş yerinde, Menderes Sulh Ceza Hakimliğinin 10.08.2016 tarihli ve 2016/886 değişik iş sayılı kararına istinaden 11.08.2016 tarihinde arama yapılmış, bu süreçte … S3 mini marka “356..” İMEİ numaralı telefonu ile sim kartı muhafaza altına alınmış, yine Sulh Ceza Hakimliğinin 11.08.2016 tarih, 2016/562
değişik iş sayılı kararı ile de muhafaza altına alınan cep telefonuna el koyma işleminin onanmasına ve inceleme yapılmasına izin verilmiş fakat kararda yazım hatası yapıldığından bu kez 11.08.2016 tarih 2016/565 değişik iş sayılı karar ile muhafaza altına alınan cep telefonuna el koyma işleminin onanmasına ve inceleme yapılmasına izin verilmesine karar verilmiştir.
4. Şüpheli …, 11.08.2016 tarihinde, müdafisi eşliğinde kollukta verdiği ifadesinde özetle; … Belediyesi arşiv bölümünde memur olarak çalıştığını, eşinin çalışmadığını, örgütle irtibatının olmadığını, ByLock ve sair programları kullanmadığını, süreçte Halkbankası, Ziraat Bankası ve TEB’ten maaş aldığını başkaca bankalarda hesabının olmadığını beyanla atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Şüpheli iletişim bilgisinde 0536.. numaralı telefonu kullandığını beyan etmiştir.
5. Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2016 tarihli ve 2016/2586 soruşturma dosyası sayılı yazısı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan adli kontrol istemi ile sevk edildiği Menderes Sulh Ceza Hakimliğinin 11.08.2016 tarihli ve 2016/66 sorgu sayılı kararı ile müdafii istemediğini, örgütle bağının olmadığını, sattığı tarla karşılığında aldığı parayı 2009 yılında Bank …’ya yatırdığını ancak hesabını hemen kapattığını ve başkaca hesabının bulunmadığını, 2013 yılında sendikaya üye olduğunu, emniyet ifadesini tekrar ettiğini beyan eden şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
6. Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2016 tarih, 2016/2586 soruşturma ve 2016/93 sayılı fezlekesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan düzenlenen tahkikat evrakları İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/79318 soruşturmasına 07.09.2016 tarihinde kayıt edilmiştir.
7. Yapılan tahkikat kapsamında; 28.10.2016 tarihli İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ile şüphelinin ByLock kaydının bulunmadığı bildirilmiş, celp edilen Bank … kayıtlarına istinaden düzenlenen 19.12.2016 tarihli bilirkişi raporu ile de başka bankalardan kredi kullanımına ilişkin tespit bulunmadığı, 2013 yılından önce açılmış bulunan katılım hesabının bulunduğu, 2014 ve 2015 yıllarında katılım hesabı açmadığı ve var olan hesaba para yatırılmadığı aksine hesaptan 51.500 TL çekildiği tespit edilmiştir.
8. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2017 tarih ve 2016/79318 soruşturma, 2017/3761 karar nolu
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile şüpheli … hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 2016 yılının suç tarihi ve suç yerinin ise İzmir/Menderes olduğu belirtilerek, “… Belediye Başkanlığında atılı suçu işlediğine dair hiç bir bilgi ve belge bulunmaması, mali kayıtlarında usulsüzlüğün söz konusu olmaması, dernekler ve sgk kayıtlarında suç unsuruna rastlanmaması, şüphelinin Menderes ilçesinde alınan savunmasında atılı suçu işlemediğini, bu kişilerle hiçbir ilgisi olmadığını samimi bir şekilde beyan etmiş olması, kısaca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair somut ve inandırıcı, şüpheye yeterli herhangi bir delil elde edilemediği anlaşıldığından, hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, kararın ifadesi alınan şüpheliye tebliğine, adli emanetin 2016/10822 sırasına kayıtlı sim kartın ve telefonun kendisine iadesine…, CMK.172 maddesi gereğince müştekinin kararın tebliğinden itibaren 15 … içinde İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine itiraz yolu açık olmak üzere” karar verilmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda (KYOK);
“Öncelikle şüphelinin atılı suçu işlediğine dair Menderes Belediye Başkanlığında herhangi bir bilgi veya delil olup olmadığı sorulmuş olup, şüphelinin FETÖ / PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair hiç bir bilgi ve belge bulunmadığının belirtildiği,
Şüphelinin evinde yapılan arama neticesinde atılı suça ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği gibi Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüphelinin mali kayıtları araştırılmış olup, dosya arasında bulunan raporda 2014 ve 2015 yıllarında herhangi bir katılım hesabı açılmadığının aksine 2013 yılında açılan hesaptan 51.500 TL. para çekildiğinin belirtildiği,
Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüphelinin Bylock programı kullanıp kullanmadığının sorulması neticesinde söz konusu programı kullanmadığının ve kayıtlı olmadığının tespit edildiği,
Tüm bu delillerle yetinilmeyerek şüphelinin dernekler ve sgk kayıtları araştırılmış olup, herhangi bir suç unsurunun bulunmadığının tespit edildiği,”
Belirtilmiştir.
9. KYOK sonrasında 22.11.2017 tarihli D büro amirliğine sunulan raporla, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2586 soruşturma sayılı yazısı kapsamında araştırma yapılarak bilgi verilmesi istenilen şüphelinin eşi ve çocukları ile ilgili tespitlere yer verilerek, örgütle iltisaklı olabileceği bildirilmesi üzerine, 2016/79318 sayılı soruşturmada KYOK kararı verilen şüpheli hakkında 19.03.2018 tarih ve 2016/79318 sayılı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile ByLock kullanıp kullanmadığı hususunda bilgi notu düzenlenmesi kolluktan istenilmiştir.
10. 20.03.2018 tarihli Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ulusal Güvenliğe Yönelik Suçlar Büro Amirliği Raporu ile özetle; şüphelinin adına kayıtlı bulunan hatlara ilişkin yapılan incelemede;
536…1463 nolu gsm hattı ile 356…3129 imei numaralı cihazında 31.12.2014 ilk tespit tarihli ByLock kullanıcısı olduğu ve user ıd’nin bulunmadığı, İzmir ilinden, 37 kez CGNAT kayıtlarına göre ByLock serverlerine erişim sağladığı,
554.. nolu gsm hattı ile 352.. ve 352.., 355.. imei numaralı cihazlarla, 23.01.2016 ilk tespit tarihli ByLock kullanıcısı olduğu ve user ıd’nin bulunmadığı, İzmir ilinden 6 kez CGNAT kayıtlarına göre ByLock serverlerine erişim sağladığı,
541.. nolu gsm hattı ile 353.. imei numaralı cihaz ile 28.07.2015 ilk tespit tarihli bylock kullanıcısı olduğu ve user id’nin bulunmadığı, Ankara ilinden 6299 kez CGNAT kayıtlarına göre bylock serverlerine erişim sağladığı,
536…1463 numaralı hattı araç noter satışında iletişim bilgisi olarak bildirdiği ve İzmir ilinden CGNAT verilerinin bulunduğu fakat diğer iletişim araçları ile ilgili iletişim bilgisi olarak bildiriminin bulunmadığı,
536…1463 ve 554..0677 nolu hatların ikamet adreslerine yakın yerlerden baz verdiği, 541…3656 nolu hattından adres kayıt bilgilerinden bir bulguya rastlanılmadığı, tespitte bulunulamadığı;
Harici tespitlerde ise ;
Şüphelinin kızı …’nın 554..7085 numaralı … adına kayıtlı hattı ile 355…5361 ve 352…9154 imei nolu cihazlarla 210373 ıd numaralı ByLock’u kullandığı, içerik tespitinin yapıldığı ve firari olduğunun belirlendiği, bu hattı trafik tescil şube müdürlüğüne iletişim bilgisi olarak bildirdiği,
Diğer kızı …’nin, 553.. ve 541…9610 nolu hatlardan, 359…3900 ve 3581…9408 nolu cihazlarla ByLock kullanıcısı olduğu, user ıd’ sinin olmadığı, 553…7709 numaralı hattı iletişim bilgisi olarak bildirdiği, diğer hatta dair bir bildiriminin ise bulunmadığı, Kırıkkale’de eğitim gördüğü, her iki hattın CGNAT baz kayıtlarının ikamet adresleri, üniversite kayıtları ile babasında olduğu gibi yakınlık gösterdiği bildirilmiştir.
11. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2018 tarih, 2016/79318 soruşturma ve 2017/3761 karar sayılı yazısı ile Nöbetçi 5. Sulh Ceza Hakimliğinden, şüpheli hakkında KYOK verilmiş ise de dosyasında ve D raporunda bylock kullandığına ilişkin bir delilin bulunmadığı ancak yeni ByLock sorguları ile tespit edilen bylock kayıtlarına göre bylock programını yükleyip, kullandığının anlaşıldığı, 20.03.2018 tarihinde gönderilen yeni delil nedeniyle … adına kayıtlı telefonların, şüpheli … tarafından kullanıldığı belirlendiğinden KYOK’un kaldırılmasına karar verilmesi talep olunmuştur. İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 27.03.2018 tarihli, 2018/2311 değişik iş sayılı kararı ile talebin kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 172/2′ nci maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya, 2018/41781 soruşturma sayısına kayıt edilmiştir.
12. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2018 tarih ve 2018/41781 soruşturma dosyası sayılı yazıları ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından, şüpheli … hakkında soruşturma yürütülüp yürütülmediği ayrıca kullandığı ileri sürülen 536…1463, 554…0677, 541…3656 no’lu ve kızı … tarafından kullanıldığı ileri sürülen 553…7709, 541…9610 no’lu hatlardan kullanıldığı anlaşılan ByLock hesaplarının yazışma içeriklerinin gönderilmesi; Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden bahsi geçen bylock hesaplarının User ID numaralarının bildirilmesi ve yazışma içeriklerinin gönderilmesi ile konuyla ilgili olarak şüpheli sıfatı ile …’in ifadesinin temini; Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosundan ByLock yazışma içeriklerinin gönderilmesi; İzmir Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden ise cep telefonunu inceleme raporunun akıbeti hakkında bilgi verilmesi istenilmiştir.
13. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarih ve 2017/75035 soruşturma dosyası sayılı yazısı ile hatlarla ilgili ByLock yazışma içeriklerinin henüz çözümlenmediği bildirilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2018 tarihli, 2018/21595 soruşturma dosyası sayılı yazısı ile şüpheli … ve kızı … adına ByLock sorgularına ilişkin tutanaklar gönderilmiş, 10.09.2019 ve 28.02.2020 tarihli İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazıları ile user ıd numaraları boş olduğundan mesaj içeriklerine yönelik çalışmanın devam ettiği bildirilmiş ve KOM ByLock CBS sorgu sonucu raporları gönderilmiştir.
14. Şüphelinin kızı … hakkında düzenlenen Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2020 tarihli, 2018/6947 soruşturma, 2020/1261 esas sayılı iddianamesi ile İzmir 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/164 esasında görülen davasının 07.12.2020 tarihli duruşma zaptı 05.11.2021 tarihli Cumhuriyet savcısı havalesi ile dosya içeriğine alınmıştır. İddianame anlatımında, …’nin adına kayıtlı 541… 9610 ve 553…7709 nolu GSM hatları üzerinden ByLock kullanıldığının tespit edildiği, HTS kayıtları üzerinden analiz yaptırıldığı, yapılan analizlerde söz konusu GSM hatlarının fiilen şüpheli tarafından kullanıldığının tespiti üzerine İzmir’de bulunan adresine arama ve gözaltı talimatının yazıldığı, temin edilememesi üzerine 09.11.2018 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkartıldığı ve firar olarak aranırken İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nce tanzim edilen 05.06.2020 tarihli evrak içeriğine göre İzmir ilinde gaybubet olarak tabir edilen evde, firar olarak aranan kardeşi … ile birlikte 05.06.2020 tarihinde yakalandığı belirtilmiştir.
15. Şüphelinin diğer kızı … ile ilgili düzenlenen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.06.2020 tarihli, 2020/54965 soruşturma, 2020/16044 esas ve 2020/2192 numaralı iddianamesi ile yargılamasının yapıldığı İzmir 16 Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/107 esas sayılı dosyasının 16.07.2020 ve hükmün tefhim olunduğu 07.10.2020 tarihli duruşma zabıtları 05.11.2021 tarihli Cumhuriyet savcısı havalesi ile dosya içeriğine alınmıştır. İddianame anlatımında, …’nın 210373 ve … İD nolu ByLock kullanıcısı olduğu, … adına kayıtlı 554…7085 nolu gsm hattını kullandığı belirtilmiştir.
16. Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2021 tarih ve 2018/41781 soruşturma nolu yazısı ile Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden şüpheli … hakkında örgüt ile irtibat, iltisak veya mensubiyeti açısından gerekli tüm araştırmaların ve … analiz sorgusunun yapılması, adına kayıtlı, fiilen kullanımındaki ve resmi iş ve işlemlerde kurum ve kuruluşlara iletişim numarası olarak bildirdiği tüm GSM hatları üzerinden ByLock sorgusunun yaptırılması, yazışma içerikleri varsa temin edilmesi ve incelenmesi, CGNAT ayıtlarının temin edilmesi ve incelenmesi, yazışma içerikleri çözümlenememiş ise CGNAT kayıtları üzerinden ve ihtiyaç duyulması halinde HTS kayıtları temin edilerek kullanıcı tespit analizi yapılması, erişim sağlanabilen tüm ByLock yazışma içeriklerinin taranarak şüphelinin adının, soyadının, kimlik numarasının, kod adının, cep telefonu veya sabit telefon numarasının, adresinin veya şüpheli ile ilişkilendirilebilecek herhangi başka bir ibarenin geçip geçmediğinin araştırılması, diğer birimlerle irtibata geçilerek hakkında daha önce intikal eden ihbar, şikayet, tanık veya gizli tanık ifadesi, şüpheli savunması, itirafçı beyanı vs. delil olup olmadığının araştırılması ve müspet sonuç halinde bu ifadenin temin edilerek aslı gibi onaylı bir suretinin evraka eklenmesi sonrasında, müdafi huzurunda usulünce savunmasının alınması ile düzenlenecek fezleke ile birlikte, mevcutlu olarak, Cumhuriyet Başsavcılığında hazır edilmesi istenilmiştir. Ayrıca süreçte el konulan materyalin inceleme raporunun gönderilmesi de … İlçe Emniyetinden istenilmiştir.
17. Kollukça süreçte şüpheli … hakkında düzenlenen tutanak ve raporlarda özetle;
06.05.2021 tarihli tutanakta özetle; kimlik numarası ile isim listesinden yapılan sorgulamada örgütün üst yönetiminde bulunan 72 kişi ile irtibatına dair kayda rastlanılmadığı belirtilmiştir.
07.06.2021 tarihli Raporda özetle; adına kayıtlı olan 536…1463, 541…3656 ve 554…0677 numaralı GSM hatlarından ByLock serverlerine erişim sağlandığı; ByLock içeriklerinde yapılan sorgulamada herhangi bir kayda rastlanılmadığı; bankaya para yatırılması talimatı sonrasında 24.12.2014 tarihinde hesabında 47.043 TL bakiyenin bulunduğu, 2013 aralık ile 2014 yılı aralık ayları arasında 29.179 TL bakiye farkının bulunduğu; örgütün tepe yöneticileri ile HTS kaydına rastlanılmadığı; iltisaklı sigorta kaydının bulunmadığı; Belediye Başkanlığında Bekçi olarak çalışırken 677 sayılı KHK ile görevden çıkarıldığı; 04.05.2012 ile 06.05.2012 tarihleri arasında …termal otelde N.A ile aynı odada konakladığı, N.A hakkında soruşturma tespitinin olmadığı ancak Bank … artan bakiye kaydının, pasaportunda şerh kaydının ve hakkında beyanın bulunduğu, şahsın giriş çıkış yaptığı tarihlerde otelde konaklayan 576 şahıstan, 158 şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında adli işlem kayıtlarının bulunduğu, 135 şahsın ByLock kullanıcısı olduğu; harici araştırmada üç kızı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden işlem yapıldığı, kendisi, eşi ve iki kızı ile iki kardeşinin Bankasya’da artan bakiye kayıtlarının bulunduğu, oğlu ve kızının şüpheli şirketlerde SGK kayıtlarının olduğu belirtilmiştir.
09.06.2021 tarihli tutanakta özetle; Bank …’da 1997 yılında açılmış hesabının bulunduğu, örgüt liderinin para yatırılması talimatı sonrasında 24.12.2014 tarihinde hesabında 47.043 TL bakiyenin bulunduğu, 2013 aralık ile 2014 yılı aralık ayları arasında 29.179 TL bakiye farkının olduğu; 02.01.2014-16.12.2014 tarihleri arasında toplam 31.870 TL atm den hesaba para yatırdığı, 31.01.2014- 02.09.2014 tarihleri arasında 4.200 TL para çektiği belirtilmiştir.
09.06.2021 tarihli tutanakta ise özetle; ByLock içeriklerinde ad soyad ve kimlik numarası parametre alınarak yapılan sorgulama neticesinde herhangi bir kayda rastlanılmadığı ancak kullanıcısının kızı … olduğu değerlendirilen … USER ID ByLock kayıtlarında yapılan incelemede: “babam evde o getirecek parayı haledip eve dönerim diyorum ama olur mu” “ewet abla internetim yoktu buğun babamdan kullaniyom interneti” ve FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütüne müzahir olduğuna dair beyanlar bulunan yurtla bir ilgili faturadan bahsedildiği ayrıca Bylock erişimi esnasında … ‘nın babasının interneti kullandığına dair beyanda bulunduğu belirtilmiştir.
Şüpheli hakkında olduğu belirtilen 04.08.2016 ve 05.08.2016 tarihli ihbar tutanakları celp edilmiş, … İlçe Emniyet Müdürlüğünün 05.08.2016 tarihli yazıları ekinde gönderilen ihbar ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda adı geçen şahsın kimlik ve adres tespiti yapılan şüpheli … olabileceğine dair 11.04.2019 tarihli araştırma tutanağı düzenlenmiştir.
18. Kollukça düzenlenen 07.06.2021 tarihli ByLock erişim ve değerlendirme tutanağında özetle; şüphelinin adına kayıtlı olan 536…1463, 541..3656 ve 554…0677 numaralı GSM hatları ile takılı bulundukları 356…3129, 353…3207, 352…9076, 352…9154 ve 355…5361 IMEI nolu cihazlar üzerinden 31.12.2014, 28.07.2015 ve 23.01.2016 tarihlerinde ByLock serverlerine erişim sağladığı; 536…1463 numaralı hat ile ilgili çalışmalar belirtilerek, hattın şüpheli tarafından kullanıldığının değerlendirildiği ancak ByLock sunucusuna erişimin şahıs tarafından yapılıp yapılmadığı yönünde net tespit yapılamadığı; 554…0677 numaralı hat ile ilgili çalışmalar belirtilerek, hattın irtibat bilgisi olarak herhangi bir kişi tarafından beyan edilmediği, hattın takılı bulunduğu 352…9076, 352..9154 ve 355…5361 numaralı cihazlara 554..7084 ve 554..7085 numaralı hatlarında takılarak ByLock sunucusuna erişim sağlandığı ve kullanıcılarının şahsın kızları … ve … oldukları yönünde tespitlerin olduğu görüldüğünden hattın kullanıcısının net tespitinin yapılamadığı; 541..3656 numaralı hattı ile ilgili çalışmalar belirtilerek, hattın irtibat bilgisi olarak herhangi bir kişi tarafından beyan edilmediği, internet erişimi için kullanılan cihazın ve baz bilgilerinin incelenmesinden baz kayıtlarının tamamının Ankara’dan olduğu, hattın data hattı olarak internet erişimi için kullanıldığı anlaşıldığından, söz konusu hattın gerçek kullanıcısının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş ve bu kapsamda ByLock sunucusuna erişim sağladığı tespit edilen şüpheli adına kayıtlı 536…1463, 541..3656 ve 554..0677 numaralı hatların kullanıcılarının net tespit edilemediği, net tespit için ise 01.01.2014 ile 01.01.2017 tarihleri arasına ait HTS kayıtlarına ihtiyaç duyulduğu, ayrıca 554…0677 numaralı hattın takılı bulunduğu cihazlara 554…7084 ve 554..7085 numaralı hatlarında takıldığı ve ByLock sunucusuna erişim sağlandığı görüldüğünden, 554…0677 numaralı hattından bylock sunucusuna erişim sağlayan kişinin kullanıcısının net tespiti için 554…7084 ve 554…7085 numaralı hatlarında 01.01.2014 ile 01.01.2017 tarihleri arasına ait HTS kayıtlarına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.
19. 09.06.2021 tarihinde gözaltına alınan şüpheli …, müdafii eşliğinde, “kollukta” verdiği ifadesinde özetle; 0546…2844 numaralı hattı kullandığını, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini, örgüt üyesi olmadığını, 677 sayılı KHK kapsamında ihraç olduğunu, 2016/79318 sayılı soruşturmada hakkında KYOK verildiğini, kızları … ve …’nin örgüt üyeliği suçundan ceza evinde tutuklu bulunduklarını, …’nın ise hamile olması nedeni ile adli kontrol kararı verildiğini fakat eşi Ali’nin tutuklu olduğunu, 0546…2844 numaralı GSM hattını gözaltına alındığı 2016 yılının temmuz yahut ağustos ayından sonra kullanmaya başladığını, sonu …1463 olan adına kayıtlı GSM hattını hatırladığı kadarıyla 2016-2010 yılları arasında kullandığını, akıllı telefon olarak … S3 Mini telefonunu kullandığını ve 2016 yılında gözaltına alındığında telefonuna el konulduğunu, bu telefon dışında akıllı telefon kullanmadığını; 2005 yılı gibi BANK … da faizsiz bankacılık yaptığı için hesap açtığını, memur olması nedeni ile hesabı ile ilgili kurumuna bilgi verdiğini, 2013 Aralık ve 2014 Aralık tarihleri arasında tesadüf olarak para yatırdığını, araba almak için bankasyadaki hesabından 17.000 TL civarında para çektiğini, ancak alamayınca parayı tekrar geri yatırdığını, ayrıca yaptığı birikimleri de yatırdığını, N.A isimli şahısla birlikte konakladığını hatırlamadığını, tam net tarihini olarak hatırlamamakla birlikte bir defa belirtilen otele gittiğini, genelde Haymana’da bulunan termale gittiklerini daha sonra firma sıkıntı yaşadığı için Afyon’da bulunan yere yönlendirildiklerini ve buraya ailesi ile birlikte gittiğini, 2012 yılında gittiği oteli hatırlamadığını, yapılan ihbarların ise gerçeği yansıtmadığını, maaşı ile ayrıca babasından kendisine düşen tarlayı satıp, bu satıştan elde ettiği paralarla geçimini ve evini kurduğunu, iftira atan şahıstan davacı ve şikayetçi olduğunu, 541…3656 numaralı hattı kullanmadığını, 554…0677 numaralı hattı kendisinin aldığını ve kullandığını ancak kullandığı tarihlerini hatırlamadığını, bu hattı tuşlu, 536…1463 numaralı hattı ise Samsung S3 Mini cep telefonlarında kullandığını, ByLock ve diğer bahsedilen programları indirmediğini ve kullanmadığını, sadece ezan isimli bir programı telefonuna indirdiğini, 536…1463 numaralı hattın internet paketi düşük olması nedeni ile aile bireyleri veya başkalarının kullanımına, paylaşımına açmadığını, … isimli şahsı tanımadığını, “S.” yurdu hakkında bilgisinin olmadığını, kızının yada kendi adına örgüte ait bir kuruma herhangi bir para ödemesi yapmadığını, yazışma içerikleri hakkında bilgisinin olmadığını, internetinin kızı tarafından kullanılıp kullanılmadığını bilmediğini, böyle bir duruma izin vermediğini, internetinin kullanıldığından bilgisinin ve haberinin olmadığını beyan etmiştir.
20. 09.06.2021 tarihinde Cumhuriyet savcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli …, adli kontrol tedbiri uygulanması istemi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiştir. İzmir 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 09.06.2021 tarihli, 2021/604 sorgu sayılı kararı ile suçlamaları kabul etmediğini müdafii eşliğinde verdiği ifadesi ile beyan eden şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
21. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2021 tarihli, 2018/41781 soruşturma, 2021/22701 esas ve 2021/3242 numaralı iddianamesi ile silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 314/2., 58/9., 63., 53/1., 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1’inci maddelerinden şüpheli …’in cezalandırılması istenilmiştir.
İddianame anlatımında özetle; şüpheli hakkında atılı suçtan 23.01.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, ilerleyen süreçte şüphelinin ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine takipsizlik kararının kaldırıldığı, 536…1463 numaralı GSM hattı üzerinden ByLock kullanıcısı olduğu, adına kayıtlı 536…1463 hattı üzerinden 31.12.2014; 541…3656 numaralı hattında 28.07.2015, 554…0677 numaralı hattı üzerinden 23.01.2016 ilk erişim tarihli ByLock kayıtlarının bulunduğu, 536…1463 numaralı hattının 06.05.2013 tarihli araç noter satış işlemleri esnasında irtibat numarası olarak beyan ettiği, 31.12.2014 ile 25.01.2016 tarihleri arasında ByLock uygulamasına 37 kez erişim sağlandığı, baz adresinin genel itibariyle mernis adresi ile birbirine yakınlık gösterdiği, 536…1463 numaralı hattının takılı bulunduğu 356…1290 IMEI numaralı cihazın … Galaxy S3 Mini marka model cihaz olduğu, bu cihazın 11.08.2016 tarihinde gözaltına alındığında üzerinde bulunarak ele geçirildiği, 554…0677 numaralı hattının ByLock uygulamasına 352…9076, 352…9154 ve 355…5361 IMEI numaralı cihazlar üzerinden erişim sağlandığı, cihazlardan yapılan sorgulamada netice itibari ile 554…0677 numaralı hattının takılı bulunduğu 352…9076, 352…9154 ve 355…5361 numaralı cihazlara 554…7084 ve 554…7085 numaralı hatlarında takılarak ByLock sunucusuna erişim sağladıkları ve kullanıcılarının kızları … ve … oldukları yönünde tespitlerin olduğu, 541…3656 hattının takılı olduğu cihazın internet erişimi için kullanılan cihaz olduğu, … ID numaralı ByLock kullanıcısı …’nın ByLock yazışmalarında yurt olarak belirtilen yer ile ilgili fatura ücretinin ödenmesi için para getireceğinin ayrıca şüpheliye ait interneti kullandığının belirtildiği, soruşturma dosyasında bulunan bilirkişi raporunda her ne kadar başka bankalardan kredi kullanımına ilişkin tespit bulunmadığı, 2013 yılından önce açılmış bulunan katılım hesabının bulunduğu, 2014 ve 2015 yıllarında katılım hesabı açılmadığı var olan hesaba para yatırılmadığı, hesaptan 51.500 TL’nin çekildiğine dair rapor düzenlenmişse de hesap hareketlerinin tetkikinde 02.01.2014 ile 16.12.2014 tarihleri arasında 31.870 TL para yatırdığı ve 31.01.2014 ile 02.09.2014 tarihleri arasında 4.200 TL para çektiğinden bilirkişi raporundaki görüşe iştirak edilmediği, 04.05.2012 ile 06.05.2012 tarihleri arasında artan Bank … hesabı ve hakkında beyan bulunan N.A ile birlikte konakla kaydının bulunduğu, söz konusu tarih aralığında konaklama yapan 576 şahıstan 158’i hakkında FETÖ/PDY suçundan işlem bilgilerinin bulunduğu, 135 şahsın ByLock kullanıcısı oldukları, yine 04.08.2016 ve 05.08.2016 tarihinde hakkkında yapılan ihbarlar olduğu bilgilerine yer verilmiştir.
22. Mahkeme Başkanı tarafından 15.06.2021 tarihinde havalesi yapılan iddianamenin, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2021/295 iddianame değerlendirme numaralı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 170 ve 174’üncü maddelerine aykırı düzenlendiğinden iadesine itiraz kanun yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle, karar verilmiştir. Kararda iade nedenleri özetle;
“Şüphelinin üzerine kayıtlı 3 ayrı cep telefonu hattında Bylock progamının tespit edildiği, bu hatlardan 1 tanesinin şüphelinin kızı …, diğerini de diğer kızı …’nın kullandığı ve her iki kızının kullandığı hatlara yüklü olan ByLock programının tespit ve değerlendirme tutanaklarının temin edildiği, gerçek kullanıcılarının şüphelinin kızları olan … ve … olduğu ancak şüpheliyle ilgili ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosya içerisine getirtilmediği, Bank … hesap hareketlerine ilişkin aldırılan bilirkişi raporuna göre ‘Bank …’da 2013 yılında önce açılmış bulunan katılım hesabının olduğu, 2014/2015 yıllarında katılım hesabı açılmadığı, var olan hesaba para yatırılmadığı, hesaptan 51.500 TL çekildiği tespit edilmiş’ şeklindeki rapor içeriğine göre örgüt liderinin talimatına uygun bankaya yeni para girişi ve hesap hareketi bulunmamasına göre şüpheliye isnat edilebilecek tek örgütsel faaliyetin Bylock programı iddiası olması, bylock tespit ve değerlendirme tutanağının da dosya içerisinde bulunmaması bu delilin suçun sübutuna etki eden delil olduğundan CMK’ nın 170 ve 174. maddelerine aykırı olarak düzenlenen iddianamenin iadesine mahkememizce karar vermek gerekmiştir.”
Şeklinde belirtilmiştir.
23. 21.06.2021 tarihli yazısı ile Cumhuriyet savcısı iade kararının kaldırılması hususunda mahkemeye itirazda bulunmuştur. Emsal Yargıtay kararlarına da yer verilen itirazında;
” 1.)… iddianamemizde açıkça şüphelinin adına kayıtlı 3 GSM hattı üzerinden ByLock kullanım tespiti yapıldığından ve bu hatlardan ikisi üzerinden ByLock kullanımının şüphelinin kızları tarafından, 536..1463 numaralı GSM hattı üzerinden ise şüpheli tarafından gerçekleştirildiğinin belirtildiği,… buna dayanak olarak ise yine dosya arasındaki tutanaklarda yer alan … açıklamalara iddianamede yer verildiği,
…536…1463 numaralı GSM hattı üzerinden gerçekleştirilen ByLock kullanımına ilişkin yazışma içeriklerinin henüz KOM Daire Başkanlığı tarafından çözümlenememiş olduğu ve bu nedenle doğal olarak “ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının” da henüz düzenlenmemiş olduğu için dosya arasında yer almadığı, buna rağmen dosya kapsamında yukarıda da belirtildiği üzere 536…1463 numaralı GSM hattı üzerinden ByLock kullanımını şüphelinin gerçekleştirdiğine dair şüpheli hakkında kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak delil ve tespitlerin yer aldığı, bu ve benzeri şekilde henüz yazışma içerikleri çözümlenememiş ByLock kullanımları ile ilgili olarak, somut olayda da olduğu gibi ByLock programının yurt dışındaki sunucularının IP numaralarına bağlantı kurulurken hizmet alınan baz istasyon bilgilerini içeren CGNAT (HIS) kayıtları, HTS kayıtları arasındaki karşılaştırma ve çakıştırmalar ile IMEI ve cep telefon kullanım tespiti, GSM hattı kullanım tespiti gibi verilerden hareketle kullanıcının şüpheli olduğu noktasında tespit ve değerlendirmeler yapılarak kamu davaları açıldığı ve mahkumiyet kararları verildiği,
…CMK’nın 174. maddede ise hangi hallerde iddianamenin iade edilebeliceğinin tek tek sayılmak suretiyle tahdidi olarak belirtildiği, burada belirtilen nedenler dışındaki bir nedenle iddianamenin iadesinin kanunen mümkün olmadığı,
…somut olayda Cumhuriyet Savcısı tarafından toplanan ve dosya arasına alınan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması nedeniyle kamu davası açılması yoluna gidildiği, “suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delilin toplanmaması” gibi bir durumun ise söz konusu olmadığı, keza dosya kapsamı itibariyle şüpheli ikrarı ile de sabit olduğu üzere şüphelinin kullanımında olduğu konusunda tereddüt bulunmayan 536…1463 numaralı GSM hattı üzerinden ByLock kullanımı gerçekleştirildiği, her ne kadar henüz yazışma içerikleri çözümlenememiş olsa da ByLock programının yurt dışındaki sunucularının IP numaralarına bağlantı kurulurken hizmet alınan baz istasyon bilgilerini içeren CGNAT (HIS) kayıtları itibariyle kullanıcının şüpheli olduğu noktasında tespit ve değerlendirmeler bulunduğu, tüm ByLock kullanıcılarının içeriklerinin çözümlenmesi / çözümlenebilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi bu sürecin halen devam ettiği ve fakat ne zaman sonuçlanacağının belirsiz olduğu, bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüpheli hakkında kamu davası açılmayıp belirsiz bir süre boyunca ByLock içeriklerinin çözümlenmesinin beklenmesinin mümkün olmayacağı, dosya kapsamı itibariyle şüpheli açısından atılı suçun işlendiği hususunda kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe bulunduğu,
2.)…İddianamemizde de açıkça; … bilirkişi raporundaki para yatırılmadığına dair tespitin hatalı olduğuna ve rapordaki görüşe iştirak edilmediğine işaret edildiği, dolayısıyla iddianamenin iadesi kararına konu edilen Bank … ile ilgili hususun dosya ve iddianame içeriğine aykırı olduğu,”
Belirtilmiştir.
24. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli, 2021/317 muh dosya numaralı kararı ile iade kararında usul ve yasaya aykırılık ile değiştirilmesi gereken bir husus bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 268/2-3’üncü maddesi gereğince itirazın incelenmek üzere dosyanın ve itiraz dilekçesinin İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, oybirliğiyle, karar verilmiştir.
25. 23.06.2021 tarihli mütalaasında Cumhuriyet savcısı; iddianamenin iadesi kararının, usul ve yasaya aykırı olduğundan, itirazın kabulü ile kaldırılmasını talep etmiştir.
26. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/379 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı Kanun’un 271/4’üncü maddesi uyarınca kesin olarak, oy birliği ile karar verilmiştir. Kararın gerekçesi;
” Şüpheli hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan iddianame tanzim edilmiş ise de; Mahkememizin benzer bir dosyasında verilen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarih ve 2020/4072 Esas ve 2020/5712 Karar sayılı kararındaki ‘ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,’
Şeklindeki gerekçe dikkate alındığında dosyadaki mevcut delil durumuna göre ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması gerekirken ‘5271 Sayılı Kanunun 7188 sayılı Kanun ile değişik 174/1-b maddesinde Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir” hükmüne aykırı olarak mevcut delil durumuna ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin içtihatlarına göre Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu yönünden suçun sübûtuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan düzenlenen iddianamenin iadesine yönelik İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianame iadesi kararında belirtilen gerekçeleri usul ve yasaya uygun olduğundan bu sebeple Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla itirazın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindedir.
27. Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2021 tarihli müzekkeresi ile kolluktan 0536…1463 nolu hattın ByLock yazışma içeriklerinin çözümlenip çözümlenmediğinin araştırılması, çözümlenmişse gönderilmesi istenilmiş, 16.07.2021 tarihli İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısında, yapılan güncel sorguda USER ID numarasının boş olduğu, henüz yazışma içeriklerinin tespit edilemediği, çalışmaların devam ettiği bildirilmiştir.
28. Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2021 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne İzmir 16 Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli, 2021/379 değişik iş sayılı kesin kararının, iade kararına yapılan itirazlar kapsamında itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi nedeni ile kanun yararına bozulması ihbar ve görüşünde bulunulmuştur.
C. İlgili Hukuk
5271 sayılı Kanun’un ” Kamu davasını açma görevi
” başlıklı 170 maddesinin 1., 2.,4., fıkraları şöyledir;
“(1)Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2)Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
…
(4)İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.”
Aynı Kanun’un ” İddianamenin iadesi
” başlıklı 174 maddesinin 1., 2.,5., fıkraları şöyledir;
“(1)Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş … içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a)170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b)(Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c)(Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d)(Ek:17.10.2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2)Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
…
(5)İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.”
D. Değerlendirme
29. Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
CMK’nın 160/1 maddesinde yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını
yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli Özbek, Nihat M. Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, Ankara, 2011, sayfa 186 ve devamı).
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. “Yeterli şüphe”, şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkûmiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir.
5271 sayılı Kanun’da düzenlenen iddianamenin iadesi kurumu, uzun süren yargılama süreçlerinin önüne geçilebilmesi ve davaların “tek celse”de bitirilebilmesini temin amacıyla getirilen yeniliklerden biridir. Bunun gerçekleştirilebilmesi, soruşturma safhasında mevcut tüm delillerin toplanmış olması ile mümkündür.
İddianamenin iadesi kurumu şüpheli/sanıkların lekelenmeme haklarını etkin şekilde koruma altına almaktadır. Bu nedenle Anayasanın 36, 38 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6’ncı maddelerinin teminatı mahiyetindedir. İddianamedeki şekle ilişkin eksiklikler her zaman giderilebilir ancak eksik soruşturma sonucu yeterli suç şüphesi oluşturmayan delillerle kişilere sanık sıfatı yüklenmesi, yargılama sonucunda beraat etmiş olsalar dahi hak ihlaline sebebiyet vereceği göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi takdirde kanun koyucu suçun subutuna etkili olan bir delil toplanmadan dava açılmasını iade nedeni olarak kabul etmeyeceği aşikardır.
Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Ancak Anayasanın 38, 5271 sayılı Kanun’un 206/2 maddelerindeki düzenlemeler kapsamında, bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği 5271 sayılı Kanun’un 172/1 maddesinin doğal sonucudur.
30. Belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava açılması yönünden karma sistemi benimseyen ceza yargılaması hukukumuza göre, ”Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler (CMK madde 170/1-2).” Anılan sistemde aslolan dava açma mecburiyeti, istisna ise 5271 sayılı Kanun’un 171’inci maddesinde yer alan Cumhuriyet savcısının kamu davası açmada takdir yetkisini kullanması olduğu hususu nazara alındığında, yeterli şüphe bağlamında gerekleri yerine getirilmekle birlikte başkaca delillerde ikame olunarak düzenlenen iddianamede olayın anlatım biçimine, soruşturma dosyası kapsamına ve iade sebebi olarak gösterilen işlemlerle ilgili mevcut müzekkere cevaplarına nazaran toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu yönündeki değerlendirmede hukuka aykırılık görülmediğinden verilen iade kararı ile bu karara yönelen itirazın reddine dair, kapatılan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin mahkumiyet hükümlerine ilişkin şüphe derecelerinin farklı olan iddianamenin iadesi kararlarında uygulanma yeri bulunmayan içtihadının hatalı yorumlanması sureti ile verilen mercii kararında isabet bulunmamaktadır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli, 2021/379 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.