YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/20756
KARAR NO : 2023/1064
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1950 E., 2020/787 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2017/278 Esas, 2019/145 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2019/1950 Esas, 2020/787 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.03.2022 tarihli, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanığın Bank Asyada hesabının bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait dershane ve kolejde çalıştığı, örgüt ile iltisaklı derneğe üye olduğu, sanığın örgütte askerlerden sorumlu “abi” konumunda olduğuna ilişkin tanık beyanı bulunduğu, sanığın böylelikle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine ve sanık hakkında verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2017/278 Esas, 2019/145 sayılı Kararı ile sanık hakkında beyanda bulunan …. 07.03.2018 tarihli duruşmada tanık olarak dinlendiği, sanığı dershaneden öğretmen olarak tanıdığını, okul idaresi ile sorun yaşadıkları için sanıkla konuştuğu sırada sanığın omzuna dokunarak “ben de abiyim” dediğini ancak söz konusu bu sözü neden söylediğini bilmediğini ve sanığın askeri mahrem yapılanma içerisinde yer aldığına dair kesin bir bilgiye sahip olmadığını beyan ettiği, dinlenen diğer tanıklar ….’ün alınan beyanlarında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubiyetine dair herhangi bir bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, sanığa ait gsm hattı üzerinden sanığın irtibat kurmuş olduğu telefon numaraları ve şahıslar hakkında alınan HTS analiz raporunda sanığın irtibat kurmuş olduğu şahısların bir çoğunun birlikte çalışmış olduğu öğretmenler ve öğrenci velileri olduğu, ayrıca söz konusu görüşme içeriklerinin tespit edilememesi ve bu haliyle dosya içerisinde tanık …’ın şüpheye dayanan söz konusu beyanlarını doğrulayan başkaca bir delil elde edilemediği,
Sanığın örgüte ait Bank … isimli bankada açılmış bulunan hesabına ilişkin yapılan incelemeye göre, hesap hareketlerinde sanığın çalıştığı kurum tarafından yatırılan maaş ödemeleri, para gönderimi ve sanık tarafından yapılan pos harcamaları haricinde örgütle ve örgüt liderinin talimatı ile irtibatını gösterir herhangi bir şüpheli işlem olmadığı, yapılan işlemlerin tamamının rutin bankacılık işlemleri olduğu ve sanığın söz konusu hesaba ilişkin savunmaları ile uyumlu olduğu,
Sanığın örgüte müzahir … Dershanesi ve … … Kolejindeki çalışmasının ekonomik nedenlerle geçimini sağlamak amacı ile olduğu, bu çalışmasının suç unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın örgütle iltisaklı ve irtibatlı olan … Derneğine üye olduğu tespit edilmiş ise de bu üyeliğinin örgütsel bir talimat uyarınca yapılan işlem niteliğinde olduğuna ve sanığın derneğin örgütsel faaliyetlerine katıldığına dair dosya içerisinde hiçbir bilgi, belge bulunmadığı,
Terör örgütünün sözde meşruiyet vitrini olarak kullandığı katlarla irtibatı olduğu anlaşılan, ancak örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bağ kurarak hiyerarşine dahil olduğu yönünde tanık beyanı veya başkaca herhangi bir delil bulunmayan, münhasıran örgüt mensuplarının kullandığı bylock iletişim sistemini kullanmadığı belirlenen sanığın, örgüte müzahir kurumlarda çalışma, Bank … isimli bankada rutin bankacılık işlemleri ve … Derneğine üye olma şeklindeki eylemlerinin, sanığın dosyaya yansıyan kişisel özellikleri, hükme esas alınan savunması da nazara alındığında, sanığın örgüt yöneticisi ve sempati boyutunu aşarak örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı, terör örgütüne yardım etme olarak da değerlendirilemeyeceği, dosya içerisinde sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin başkaca bir bilgi belge veye beyan da bulunmadığı gerekçeleriyle sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2019/1950 Esas, 2020/787 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, Mahkeme kabulü, Cumhuriyet Savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre;
1.UYAP sisteminden yapılan sorgulama sonucunda, sanık hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/3001 soruşturma sayılı dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından derdest soruşturma bulunduğunun anlaşılması karşısında; mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenilmesi bakımından sanık hakkında yürütülen soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Temyiz aşamasında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/2994 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının ekinde dosyaya gelen jandarma mahrem yapılanmasında Marmara Bölge Temsilcisi olduğu belirtilen …. isimli şahsın ikametinde ele geçirilen dijital materyallerde yer alan dosyaların incelenmesi sonucunda düzenlenen 04.08.2021 tarihli sanığa ilişkin araştırma tutanağına göre sanıktan sorumlu olduğu anlaşılan “…” kod adlı mahrem imam olarak görünen şahsın açık kimlik bilgilerinin N.A. olarak tespit edilmiş olduğu nazara alındığında adı geçen şahıs hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadığının, ifadesinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış ise ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi ve tanık olarak dinlenilmesinin sağlanması ile tüm bu belgelerin CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olduğundan sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2019/1950 Esas, 2020/787 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinini ikinci fıkrası uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.