Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/20820 E. 2023/818 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/20820
KARAR NO : 2023/818
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3397 E., 2019/1965 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2017/170 Esas, 2018/307 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci

maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2018/3397 Esas, 2019/1965 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Sanığın temyiz istemi özetle, yerinde olmayan gerekçe ile ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hakkında daha makul indirim yapılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanık hakkında eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın ByLock programını gizliliği sağlamak için kullanmadığına, ByLock yazışma içeriklerinin güncel nitelikteki konuşmalar olduğuna, dernek üyeliğinin örgütsel amaç ile olmadığına, Bank Asyaya örgüt talimatı ile para yatırmadığına, sanığın mesleği gerekçe gösterilerek ceza tayininde teşdit uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında daha makul indirim yapılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda; sanığın gizliliği sağlamak için örgütsel haberleşmede … ID numarası ile ByLock programını kullandığı, … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğu, sanığın KHK ile kapatılan derneğe üyeliğinin bulunduğu, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank … hesabına 17.10.2014 tarihinde 177.000,00 TL tutarında para yatırarak katılım hesabı açtığı, tanık Ş. D.’nin, sanığın S. Ç. isimli şahıs ile birlikte telefonuna ByLock programını yüklediğini beyan ettiği, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında alınan savunmasında, S. Ç. isimli şahsın kendisini sohbetlere çağırdığını ve sohbetlere katıldığını, telefonuna S. Ç. isimli şahsın ByLock programını yüklediğini ve ByLock programını kullandığını beyan ettiği, sanığın örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili etkin pişmanlık kapsamında verdiği bilgilerin niteliği itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının

ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği belirtilerek takdiren ve teşdiden 1 yıl 15 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

2. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, gizliliği sağlamak için örgütsel haberleşmede … ID numarası ile ByLock programını kullanan, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili anlatımlarda bulunarak sohbetlere katıldığını ve ByLock programını kullandığını beyan edip kendisi ile birlikte sohbetlere katılan diğer kişiler ve yapılan faaliyetler hakkında bilgiler veren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;

a) Anayasa’nın 138 inci maddesi birinci fıkrasının hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezanın tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

b) Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, yargılama aşamasında

örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun üst sınırdan indirim yapılması gerekirken indirimin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2018/3397 Esas, 2019/1965 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.