YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2085
KARAR NO : 2023/2927
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve… sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci
fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tutukluluk ile gözaltında geçen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2018/1791 Esas, 2019/942 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2022 tarihli ve sanığın ByLock kullanıcısı olup hakkında örgüt üyesi iddiası ile işlem yapılan şahıslarla HTS irtibatı bulunduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1. Sanığın, ByLock kullanıcısı olduğu ve hakkında örgütle ilgili adli işlem yapılan şahıslar HTS irtibatı bulunduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Deniz Kuvvetleri Komutanlığında teğmen olarak görev yapan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasına ilişkin yapılan yargılamasında; kendi kullanımında olan GSM hattı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli iletişim ağı olan ByLock uygulamasını kullandığı kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilip, duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; sanık hakkında yalnızca CGNAT/HIS kayıtlarına göre sunucularına bağlandığından ByLock kullanıcısı olduğu iddiası bulunmasına karşın, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu gösterir tespit ve değerlendirme tutanağının soruşturmanın başladığı tarihten inceleme tarihine kadar tespit edilemediği, ceza yargılamasının temelinin mevcut deliller ile
yargılanma yapılmasına dayanıp, mevcut olmayan, gelip gelmeyeceği yahut ne zaman geleceği belli olmayan bir delil beklenilerek makul süre içerisinde adil yargılama yapılamayacağı, bu durumun şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın lehine değerlendirildiği kabul edilerek anılan suçtan sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, … sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, sanığın askeri personel olmasına nazaran ardışık veya periyodik olarak aranan personellerden olup olmadığının görev yaptığı yer Cumhuriyet Başsavcılıklarından sorulması, UYAP’ ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığının saptanması, varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan S. S.’nin etkin pişmanlık ifadelerinde sanık hakkındaki beyanı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2023 tarihli ve 2022/246482 soruşturma numaralı takipsizlik kararı ve eklerinin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerektiğinde sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2019 tarihli ve … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …