Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/20904 E. 2023/828 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/20904
KARAR NO : 2023/828
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1180 E., 2020/124 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
10.08.2016 (Sanık … yönünden)
27.07.2016 (Sanık … yönünden)
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.01.2018 tarihli ve 2016/365 Esas, 2018/1 sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/1180 Esas, 2020/124 sayılı kararı ile sanıklar …, … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe, sanıklar müdafileri tarafından lehe istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

III. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerin usulüne uygun olarak elde edilmediğine; sanığın sendika üyeliğinin Anayasal hak olduğuna, bu nedenle sanığa ceza verilemeyeceğine; ByLock kullanmanın suç sayılamayacağına; ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın yargısal nitelikli Anayasal haklarının ihlal edildiğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri özetle, kararın hukuka aykırı olduğuna, ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock

verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; sanığın sendika üyeliğinin Anayasal hak olduğuna, bu nedenle sanığa ceza verilemeyeceğine; sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık … müdafiinin süre tutum dilekçesi özetle, mahkemenin mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1-Sanık … yönünden;

Sanığın eşi adına kayıtlı olan 0506 (…) (..) (..) nolu hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmış olduğu ByLock programını kullandığının tespit edildiği, sanığın ByLock uygulamasının kullanmış olduğu İP’lere 0506 (…) (..) (..) nolu hat ile 11.08.2014 – 31.03.2015 tarihleri arasında 4.698 defa erişim sağladığının tespit edildiği, sanığın … Katılım Bankasında hesabının olmadığının tespit edildiği, sanığın OHAL KHK’ları ile kapatılan Aktif Eğitim Sendikasına üye olduğu bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek katılıp hiyerarşisine girdiği, örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla FETÖ/PDY mensuplarının kullanmış olduğu ByLock isimli haberleşme programını kullandığı ve sanığın yoğunluk çeşitlilik ve süreklilik içeren eylemleri göz önünde bulundurularak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üye olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın kasta dayalı kusurunun düzeyi gözönünde bulundurularak alt sınırdan ceza tayini yoluna gidilmek suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2-Sanık … Yönünden;

Sanığın adına kayıtlı olan 0507 (…) (..) (..) nolu hat üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmış olduğu ByLock programını kullandığının tespit edildiği, sanığın ByLock uygulamasının kullanmış olduğu İP’lere 0507 (…) (..) (..) nolu hat ile 11.08.2014 – 05.07.2015 tarihleri arasında 3.182 defa erişim sağladığının tespit edildiği, sanığın … Katılım Bankasında 2010 yılında hesap açtığı, sanığın hesabına uzun süre katılım hesabı açmamışken 11.09.2014 tarihinde 55.055.00 TL’lik katılım hesabı açtığı, sanığın OHAL KHK’ları ile kapatılan Aktif Eğitim Sendikasına üye olduğu tüm delillerden anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek katılıp hiyerarşisine girdiği, örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla FETÖ/PDY mensuplarının kullanmış olduğu ByLock isimli haberleşme programını kullandığı, sanığın örgüt lideri …’in talimatı üzerine 11.09.2014 tarihinde Bank Asyadaki hesabına para yatırdığı birlikte değerlendirildiğinde sanığın yoğunluk çeşitlilik ve süreklilik içeren eylemleri göz önünde bulundurularak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üye olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın kasta dayalı kusurun düzeyi, suçun işleniş biçimi göz önünde bulundurularak alt sınırdan ceza tayini yoluna gidilmek suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3-Sanık … Yönünden;

Sanığın … Katılım Bankasında 30.01.2014 tarihinde hesap açtığı, sanığın bu hesabına 30.01.2014 tarihinde toplamda 1.270.00 TL elden para yatırdığı, yine sanığın … Katılım Bankasında 22.08.2014 tarihinde döviz katılım hesabı açtığı sanığın … Katılım Bankası TMSF’ye devrolunduktan sonra hesabını önceki gibi aktif kullanmadığı, sanığın OHAL KHK’ları ile kapatılan Aktif Eğitim Sendikasına üye olduğu, sanığın OHAL KHK’ları ile kapatılan KEYDER adlı derneğin 20.12.2012 – 20.12.2015 tarihleri arasında muhasip üyesi olduğu, sanığın 20.12.2015 tarihinden sonra bu derneğin yönetim kurulu başkanı olduğu, S. A. ve E. D.’nin aşamalarda verdiği beyanlarında sanığın kendilerini KEYDER’e üye yaptığını beyan ettiği, bu haliyle sanığın varlığını bildiği bu örgüte yardım etmek amacıyla 30.01.2014 tarihinde …’in talimatı üzerine … katılım bankasında hesap açtığı, sanığın başka bankalarda hesabı olduğu halde 2014 yılı başında ekonomik olarak zor durumda bulunan … Katılım Bankasına hesap açtığı ve bu hesaba para yatırdığı, bu şekilde sanığın … Katılım Bankasına 30.01.2014 tarihinde hesap açarak ve hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde para yatırarak örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiği sabit görüldüğü kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık …’nin 0506 (…) (..) (..) nolu telefon ile, … ID numarası, … kullanıcı adı ve 227…. şifresi ile ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı, örgütle iltisaklı Aktif-Sen isimli sendikaya üye olduğu; sanık …’ın 0507 (…) (..) (..) nolu telefon ile, … ID numarası, … kullanıcı adı ve ca…. şifresi ile ve yine … ID numarası, ilhandemirhan kullanıcı adı ve ca… şifresi ile ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı, örgütle iltisaklı Aktif-Sen isimli sendikaya üye olduğu, sanıkların örgüt içerisindeki posizyonlarının yöneticilik vasfında ve mahiyetinde olmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği boyutunda kaldığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olduklarına yönelik kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak adli sicil kayıtlarından daha önce mahkumiyetleri bulunmadığı ve dosya kapsamından dosyaya yansıyan olumsuz tutum ve davranışı bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesindeki indirim oranı uygulanırken yeterli gerekçe gösterilmeksizin indirim oranının 1/10 olarak uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayininde isabet bulunmadığından,

Sanık … yönünden ise dosyaya istinaf aşamasında gelen, dijital inceleme raporunda ByLock isimli uygulamanın yüklü uygulamalar arasında olduğunun belirtilmesi ve dosyaya istinaf aşamasında gelen … ID numaralı kullanıcıya ait tespit değerlendirme tutanağından inceseyfettin kullanıcı adı ve ter…. şifresi ile ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı anlaşılan, örgütle iltisaklı kısa adı KEYDER olan derneğin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı anlaşılan sanığın eylemlerinin Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/7734 Esas ve 2017/5200 sayılı kararında belirtilen kriterlere göre silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden;

İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,

Sanıklar …, … ve … hakkında ayrı ayrı olmak üzere, 5237 sayılı Kanun’un 3 ve 61 inci maddesindeki ölçütler nazara alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmalarına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalarından 1/6 oranında indirim uygulanmasına karar verilmiştir.

V. GEREKÇE

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını eşinin adına kayıtlı olan, ancak kendi kullanımında bulunan ve kendi kullanımında olan 0506 (…) (…) (..) numaralı hat üzerinden kullanan ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı olan ve FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Aktif-Sen Sendikasına üye olan sanık …’nin; ByLock programını kendi adına kayıtlı olan 0507 (…) (…) (..) numaralı hat üzerinden kullanan ve … ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı olan ve FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Aktif-Sen Sendikasına üye olan sanık …’ın ve ByLock programını kullanan ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı olan ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olan KEYDER isimli derneğin yönetim kurulu başkanı olan sanık …’nin anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduklarına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

VI. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/1180 Esas, 2020/124 sayılı kararında sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.