Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/21343 E. 2023/280 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/21343
KARAR NO : 2023/280
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
Hüküm : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli 2018/460 Esas ve 2018/655 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 ncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2018/1679 Esas ve 2020/444 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1-Sanığın POS cihazı almak amacı ile Bank Asyada hesap açıp para yatırdığını, yatırılan paranın üç ay vadesiz hesapta, on beş … ise talebi olmaksızın açılan vadeli hesapta kaldığını, vadesinden önce paranın çekildiği,
2-Bilirkişi raporunun özenle hazırlanmadığı, esaslı noktalarda hatalar içerdiği, mahkemece eksik araştırma yapıldığı,
3-Sanığın örgüt elebaşının talimatına uyarak Bank …ya para yatırmasının söz konusu olmadığı,
4-Sanığa ait sosyal medya paylaşımlarının ve tanık beyanlarının sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği,
ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme tarafından aldırılan 25.04.2018 tarihli sanığa ait Bank … hesaplarına ilişkin raporu incelendiğinde; sanığın iddianamede de belirtildiği gibi 04.02.2014 tarihinde Bank … Katılım Bankasında vadesiz mevduat hesabı açtığı ve aynı tarihte … Garanti Bankası hesabından 50.000-TL EFT ile bu hesaba para girişinin yer aldığı, gelen bu tutar ile 13.05.2014 tarihinde de vadeli hesap açıldığı görülmüştür. Bu şekilde sanığın FETÖ/PDY terör örgüt liderinin çağrısı üzerine Bank … Katılım Bankasındaki hesabına bankayı desteklemek amacıyla para yatırdığı kanaatine varılmıştır.
Sanığın … Çevre Eğitim Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde 30.08.2013-30.11.2014 tarihleri arasında Yönetim Kurulu yedek üyesi, 30.11.2014-30.04.2016 tarihleri arasında Yönetim Kurulu asil üyesi olarak görev yapmasının, Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2017/3695 E-2018/729 sayılı Kararı göz önünde bulundurulduğunda örgüt üyeliğinden cezalandırma için tek başına yeterli olamayacağı, ayrıca sanığın bu derneğin faaliyetlerine aktif olarak katıldığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, zaten bu yönde bir iddia da olmadığı, tek başına dernek üyeliğinin de örgüt üyeliğine delil teşkil etmeyeceği, bunlardan başka sanığın terör örgütüne üye olduğuna dair ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir bir delil de bulunmayışı karşısında, sanığın eyleminin örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak sanığın yukarıda belirtildiği şekilde Bank Asyaya örgüt liderinin çağrısı üzerine bankayı destekleme amacıyla para yatırdığının anlaşıldığı ve para yatırma şeklindeki sabit olan eyleminin örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suretiyle silahı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kanaati varılmış ve yukarıda anlatılanlar ışığında sanık hakkında neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceğinde kuşku bulunmamakta ise de, Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, Bank … nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri dışında değerlendirilemeyeceği, 04.02.2014 tarihinde POS cihazı almak için hesap açtırdığı ve hesabına parayı bu nedenle yatırdığını bildiren sanığın, savunmasının aksine başkaca delil edilememiş olması karşısında sanığın örgüte yardım etme kastı ile hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak delillerle ispat edilememiş olmasına göre atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2018/1679 Esas ve 2020/444 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.