Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/22979 E. 2022/8759 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/22979
KARAR NO : 2022/8759
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak
Hüküm : Hükümlü/sanık hakkındaki yargılamanın yenilenmesi sonucunda; İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 09.11.2007 tarih, 2007/243 esas ve 2007/444 karar sayılı kararının CMK 323/1. maddesi gereğince onaylanmasına dair karar

Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan, mülga 765 sayılı TCK’nın 125, 59/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 09.11.2007 tarih, 2007/243 esas ve 2007/444 karar sayılı ilamının, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.03.2010 tarih, 2009/18289 esas ve 2010/3440 karar sayılı ilamı ile onandığı, 24.03.2010 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak hükümlünün/sanığın 21.06.2010 tarihli başvurusuyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22.11.2020 tarih ve 59213/10 başvuru nolu kararı ile ”Tek taraflı deklerasyon nedeniyle Sözleşmenin 6/1 ve 6/3 maddeleri kapsamındaki şikayetlere ilişkin olarak başvurunun Sözleşmenin 39. maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine” karar verdiği, hükümlü/sanık müdafiince bu karar gerekçe gösterilerek 19.02.2021 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, mahkemece CMK’nın 311/1 maddesi uyarınca istemin kabule değer olduğuna 09.03.2021 tarihinde karar verildiği, duruşmalı olarak yapılan yargılama sonucunda; “mahkumiyet hükmü kurulurken sadece hükümlünün hazırlık soruşturmasında vermiş olduğu ifadelerin dayanak yapılmadığı, diğer deliller de dikkate alınarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, yine bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2009/18289 Esas ve 2010/3440 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle 24.03.2010 tarihinde kesinleştiği, mahkememizce yapılan dosya incelemesinde; hükümlünün hazırlık aşamasında verdiği ifadeler dikkate alınmasa dahi mevcut diğer delillerin mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olduğu kanaatine varıldığından hükümlü hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılmasını veya cezanın azaltılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı” gerekçe gösterilerek CMK’nın 323/1 maddesi uyarınca İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 09.11.2007 tarih, 2007/243 esas ve 2007/444 karar sayılı ilamının onaylanmasına karar verdiği, bu kararın hükümlü/sanık müdafii tarafından temyiz edildiği görülmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasasının 141/2, CMK’nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde; sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay’ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, eylem ile hükümlünün/sanığın ilişkilendirilmesi, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir.
Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır.
İncelenen dosyada AİHM’nin saptadığı ihlallerin sonuçlarını etkin biçimde ortadan kaldıracak yeni bir adil yargılamanın yapılması amacıyla yargılamanın yenilenmesi istemi yerinde görülerek duruşma açılıp müdafii yardımından yararlandırılarak gerçekleştirilen yeni yargılama sonunda verilen kararda; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22.11.2020 tarih ve 59213/10 başvuru nolu kararında yer alan ve ilgili bölümde işaret olunan ihlal sebeplerinin ne suretle etkin biçimde karşılandığına ilişkin gerekçelerin nelerden ibaret olduğu bağlamında, toplanan delillerin karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiğinin açıklanması, mevcut delillerin irdelenmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; hangisinin hangi sebeple diğerine üstün tutulduğunun, bu kapsamda varsa dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle bu delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması, suçun nitelendirmesi yapılarak yenilenen yargılamanın daha önce yapılıp bitirilen yargılama sonucunda ulaşılan sonuçları değiştirecek bir yenilik getirip getirmediğinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık, tereddütleri giderecek ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösterilmesi gerekirken kararda; önceki yargılama sürecinin ve gelişiminin anlatılarak, karara atıfla “mahkumiyet hükmü kurulurken sadece hükümlünün hazırlık soruşturmasında vermiş olduğu ifadelerin dayanak yapılmadığı, diğer deliller de dikkate alınarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, yine bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2009/18289 Esas ve 2010/3440 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle 24/03/2010 tarihinde kesinleştiği, mahkememizce yapılan dosya incelemesinde; hükümlünün hazırlık aşamasında verdiği ifadeler dikkate alınmasa dahi mevcut diğer delillerin mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olduğu kanaatine varıldığından hükümlü hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılmasını veya cezanın azaltılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı”nın belirtilmesi ile yetinilerek, açıklanan ilkeler ve verilen ihlal kararının mahiyetine nazaran yasal ve yeterli gerekçe göstermeden karar verilmesi suretiyle Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
2-İstanbul 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1997/200 esas ve İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 2007/243 esas sayılı dava dosyalarının aslı veya onaylı örneğinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlü/sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen kararın BOZULMASINA, hükümlü/sanık müdafiinin infazın durdurulması ve tahliye istemlerinin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.