Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/23853 E. 2023/832 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/23853
KARAR NO : 2023/832
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/56 E., 2022/50 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/169 Esas, 2021/344 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/50 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan kurulan hükmün 3 üncü maddesinde yer alan ”TCK’nın 221/4 üncü” ibaresinin çıkartılarak yerine etkin pişmanlık uygulanmasına ilişkin olan maddeye ”TCK’nın 221/4-2 nci cümlesi” ibaresinin yazılması suretiyle, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın örgütle ilgili olan ve kendi aleyhine de kullanılabilecek nitelikte tüm bildiklerini ayrıntılı şekilde anlattığını ve teşhisler yaptığına; sanığın anlattıklarının önceden bilinmesinin doğal olduğuna; sanık hakkında ceza verilmemesi gerektiğine veya etkin pişmanlık indiriminin üst sınırdan uygulanması gerektiğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgütün dikey yapılanması çerçevesinde Türkiye avukatlar imamı olan şahıstan aldığı talimatları, kendisinin altında bulunan il avukat imamlarına gerek yüz yüze yapılan toplantılarla, gerekse de örgütün gizliliğini korumak adına münhasıran örgüt mensuplarınca kullanılan Bylock isimli uygulama vasıtasıyla ilettiği, yine kendi altında bulunan avukat sorumlularından aldığı bilgileri ve de himmet paralarını kendi üst yapısına aktardığı, bu kapsamda örgütsel tedbirler çerçevesinde çeşitli bilgisayar programları ve flaş bellekler kullandığı, biri …’nun ölümü gibi kritik bir olayın değerlendirilmesi için, biri de baro seçimleri ve baro başkanlarının örgütle olan durumunun değerlendirilmesi için olmak üzere toplam üç kere bizzat ABD’ye örgüt elebaşı ile görüşmeye gittiği ve doğrudan onunla irtibat kurarak örgütsel hedefler doğrultusunda faaliyet gösterdiği; buna göre, sanığın örgüt içerisinde sırasıyla Beypazarı ilçe imamlığı, Muş il imamlığı ve daha sonrasında 2011 yılından 2016 yılına kadar Güneydoğu Anadolu Bölgesi avukatlar imamlığı görevini yürüttüğü, avukat imamlığı kapsamında örgüt içerisinde tayinle Kadıköy dar bölge avukatlar imamlığı görevini yürüttüğü, fakat kendi yerine Güneydoğu Anadolu Bölgesi avukatlar imamlığı görevini yürüten … isimli şahsın tutuklanmasıyla tekrar bu göreve getirildiği, yakalandığı tarihe kadar da örgüt içindeki görevini yürüttüğünü, tüm bu süre zarfında da deşifre olmamak, gizliliğini korumak adına “…” kod adını kullandığı tespit edilmiş; bu suretle, örgüt içerisinde il imamlığı yapan, akabinde örgüt içindeki hiyerarşik yapı dahilinde tayin olan ve birden fazla ili kapsar şekilde avukatlık meslek grubunun sorumluluğunu yürütmüş olan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince silahlı örgüt yöneticiliği suçunu işlediği kabul edilmiş;
Sanığın aşamalardaki ifadelerinde örgüte, örgüt sorumlularına (bölge, il, meslek ve çeşitli örgütsel birim sorumlularını teşhis etmiştir.) ve kendi faaliyetlerine ilişkin bilgi verip bu kapsamda ek beyan ve teşhisleriyle beraber 340 kişiyi teşhis etmesi, örgütün 15 Temmuz darbe girişimi gibi kanlı vahim bir olayla örgütün hedefleri doğrultusunda silah kullanmaktan çekinmemesi ve o gece ile sonrasında yaşanılanlar nazara alındığında sanığın tüm bu yaşananlara rağmen 15 temmuz 2016’dan sonra da örgüt içinde faaliyetlerine devam edip FETÖ/PDY yargılama sürecindeki örgüt mensuplarına destek olmaya çalışması, ayrıca örgüt
içinde aldığı göreve ilişkin bilgilerin bulunduğu ve özel programla açılabilen iki adet flaş belleği kırıp mahrem bilgilerin olduğu bilgisayarı da Ekrem kod adlı örgüt mensubuna vermesi bakımından eylemleri ve anlatımlarındaki samimiyeti dikkate alınarak, sanığın aldığı cezadan 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereği 1/2 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulanarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan kurulan hükmün 3 üncü maddesinde yer alan ”TCK’nın 221/4 üncü” ibaresinin çıkartılarak yerine etkin pişmanlık uygulanmasına ilişkin olan maddeye ”TCK’nın 221/4-2 nci cümlesi” ibaresinin yazılması suretiyle, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan Bylock programını kendi adına olan ve kendi kullanımında olan 0507 (…) (…) (..) nolu GSM hattı ve ayrıca ADSL hattı üzerinden kullanan ve … ID numaralı Bylock kullanıcısı olan, örgüt içinde il ve ilçe imamlıkları ile Güneydoğu Anadolu bölge avukatlar imamlığı yapan ve örgüt içinde kod isim kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle silahlı terör örgütü yöneticisi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, örgütteki konumu ve faaliyetleri de nazara alındığında, niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yetersiz gerekçeyle asgari düzeyde indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini ve etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde c bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/50 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.