YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/24027
KARAR NO : 2023/608
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/66 E., 2022/113 K.
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci
fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarih, 2018/302 Esas, 2020/339 sayılı kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2021/61 Esas, 2021/159 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarih, 2021/301 Esas, 2021/479 sayılı kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmasına; Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/113 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.05.2022 tarihli ve ret ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, müsnet suçlar açısından mahkumiyete yeter derecede kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delillerin mevcut olmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Mahkememizin birleşen dosyası olan 2021/316 Esas sayılı dava dosyasında 10 Temmuz 2016 tarihinde Mardin Kızıltepe’de etkisiz hale getirilen PKK terör örgütü mensubuplarından ele geçirilen ve üzerinde “… (F. G.) arkadaşın tanıdığı Tolhidan (…) isimli sizinle çalışan milisinde tanıdığı Xalit üzerinden Kurtay (M. A. K.) ve … (F. Ö.) arkadaşa ulaşabilirsiniz…” şeklinde ifadeler bulunan notta sanık …’in de isminin geçtiği ve bu sebeple sanık … hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca “terör örgütüne üye olmak” suçundan soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında yapılan araştırmalarda, sanığın örgüt üyesi olabileceğine ilişkin yukarıda detayı belirtilen örgütsel doküman dışında S. D. isimli şahsın beyan ve teşhisinin bulunduğu, tanık S. soruşturma aşamasında ”Şahsın örgütteki kodu Tolhildan’dır, kendisinin bana söylediğine göre Ceylanpınar ilçesi Işıklar köyündendi. 2015 yılının yaz aylarında sosyal medya aracılığı ile tanıştım. Daha sonra Kızıltepe ilçesinde görüştüm. Görüşmelerimizde örgüte katılmamı istedi, ben her seferinde reddettim. Bir … beni arayarak Kızıltepe’ye gel seninle işim var dedi, yanına gittiğimde Kızıltepe ilçesinden 3 kişi vardı, sonra bir genç daha geldi, hep beraber Mazıdağı ilçesine bağlı Belek mezrasına geçtik. Kırsalda … Kod, … Kod, ve … Kod isimli örgüt mensupları bizi karşıladı, yanımıza sonradan gelen gencin katılım olduğunu söyledi ve onu … Kod’a teslim etti, sonra … Kod herkes ile konuştu… …, bana Irak kuzeyinde örgütün Haftanin bölgesindeki kampında 7 ay bomba eğitimi aldığını söyledi, ikinci hendek barikat olaylarında silahlı olarak yer aldı, … Kod, … Kod ve … Kod isimli örgüt mensuplarının Kızıltepe ve Ceylanpınar ilçelerindeki en önemli adamıydı.” şeklinde beyanlarda bulunduğu ve sanığı teşhis ettiği, yine S. D.’nin 09.10.2018 tarihinde yapmış olduğu yer gösterme işleminde; “2 nci Derik olaylarında aynı yere tekrar barikat ve hendek kuruldu. … Kod …… Burada bulunan barikat ve hendekleri yapan şahıslarıdır. Burada barikatı ve hendeği kurduktan sonra … Caminin olduğu bölgeye geçtiler ve … mahallesi kasaplar çarşısı eski hal karşısı olarak bilinen yerdir, bu barikatın kurulma amacı karşısında bulunan Eski Hal tarafından bulunan barikata müdahale halinde destek vermek bu barikatın arkasına kolaylıkla geçilmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bu barikatta … Kod … silahlı olarak nöbet tutuyordu.” şeklinde beyanda bulunduğu, tanık S. D. mahkememizde alınan beyanında ”Ben sanık …’i sosyal medya üzerinden 2015 yılında tanıdım. Sanık … beni örgüt mensuplarıyla tanıştırdı. … kod adlı Ş. B. isimli şahısla tanıştırdı. Sanık … beni Ş. ile 2015 yılında çözüm sürecinin sona erdiği yaz aylarında tanıştırdı. Ben Ş. ile konuştuktan sonra Ş. beni başka bir adamın yanına gönderdi. Gönderdiği şahıs şuan Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinde beraber yargılandığımız kişidir. Bu şahsın adı S. S.’dir. Sanık … beni Ş. ile tanıştırdıktan sonra kendisi Kızıltepe’de Mardin yolu üzerinde bulunan evine gitti. Ben bu evde bir gece kaldım. Bu evde kendisi tek kalıyordu. Ben sadece bir gece kaldım. Sanık …’i Mardin’deki hendek olaylarında da gördüm. Bazı örgüt mensupları hendek olayları sırasında …’i çağırmıştı. Ondan dolayı gelmişti. Sanık … hendek, barikat kuruyordu. Ben sanık …’i böyle başka yerlerde de gördüm. Sanık … kendisini bana “…” olarak tanıtmıştı. Ayrıca söz konusu olaylarla ilgili Artuklu İlçe Jandarma Komutanlığında ifade verdim. Doğrudur, bana aittir. Aynen tekrar ederim. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.” şeklinde beyanda bulunarak soruşturma aşamasındaki ifadesini tekrarladığı, tanığın soruşturma ve kovuşturma aşmasındaki birbirini doğrulayan beyanları, yer gösterme işlemi ve Mardin İl Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı dikkate alınarak sanığın ikinci hendek olayları sırasında hendek kazıp, barikat kurduğu ve bu barikatlarda
silahlı olarak nöbet tuttuğu, bu hali ile sanığın eylemlerinin vahim eylem niteliğinde olup, 5237 sayılı TCK’nın 302 nci maddesinde düzenlenen Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturacağı mahkememizce kabul edilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 302/1 fıkrasında düzenlenen devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarih, 2019/2556 Esas ve 2019/5537 sayılı Kararı; …silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda hendek ve barikatlarda güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla silahlı nöbet tutma şeklinde tezahür eden eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan…) Mahkememizin birleşen İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/99 Esas sayılı dosyasında sanık … hakkında 23.02.2017 günü saat: 15.15 sıralarında Okmeydanı İlçesi, … köprüsü üzerinde sanığın buluşacağı kişiyle örgütsel içerikli belge ve doküman alışveriş yapacağı şeklinde bilgilerin istihbar edilmesi üzerine; 23.02.2017 günü saat: 15.00 sıralarında bahsi geçen Cemal Kamacı köprüsü civarında görevlilerce gerekli çalışmalara başlandığı, sanıkla bir şahsın Cemal Kamacı köprüsü başında buluştukları ve şahsın …’e elinde bulunan bir materyali uzattığı …’in materyali aldıktan sonra şahısların ayrıldıkları, bunun üzerine sanık …’in takip edilerek yakalandığı, sanığın yakalandığında görevlilere O. E. adına düzenlenmiş ancak üzerinde …’in kendisine ait fotoğraf bulunan kimlik belgesini ibraz ettiği, 17.07.2019 tarihli uzmanlık raporu incelendiğinde nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetine haiz olduğu, emanet eşyası üzerinde mahkememizce yapılan incelemede de nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetini taşıdığı (Mahkememizin 2018/302 Esas sayılı dava dosyasının 08.10.2019 tarihli celsesinde nüfus cüzdanının adli emanetten celb edildiği ve duruşma zaptında belirtildiği üzere nüfus cüzdanının yapılan incelemesinde ad ve soyad kısmında O. E. yazdığı, nüfus cüzdanının arka kısmında soğuk damganın bulunduğu, fotoğrafın bulunduğunun belirtildiği, bu nedenle mahkememizce nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetinin olduğunun kabul edildiği görülmekle; sanık …’in 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür.” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi temyiz edilemez nitelikte olduğundan ve aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçuna ilişkin;
a) Sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda Mardin ili Derik ilçesinde hendek kazıp, güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla silahlı nöbet tutma şeklindeki eylemlerin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş,
b) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan anılan suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun (kesin olarak) esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27/01/2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/113 sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.