Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/24083 E. 2023/2505 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/24083
KARAR NO : 2023/2505
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

HÜKÜMLER : 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesi ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık …’ın eşi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma – Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Hükmolunan cezaların sürelerine göre şartları bulunmadığından duruşmalı inceleme istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:

I) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … yönünden:

Diğer delillerin atılı suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar …, … ve …’ın ByLock kullanıcısı olduklarına dair ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları gelmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesi birinci fıkrası gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA

II) Sanıklar …, …, …, … yönünden:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı” gözetilerek, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında:

Sanık … adına kayıtlı 0(…)(…)(10)(93) numaralı GSM hattı üzerinden 91738 ID numarası ile kullanıldığı kabul edilen ByLock sistemine ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağında kayıtlı kişiler ve diğer bilgiler itibariyle sanığın eşi A. Y.’ye ait olduğu anlaşılmakla sanığın adına kayıtlı ve ByLock programının kullanıldığı tespit edilen 0(…)(…)(63)(86) numaralı GSM hattına ilişkin ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, hükümden sonra gelen sanık …’a ait olduğu değerlendirilen 503953 ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağı ile sanık …’a ait olduğu değerlendirilen, 430591 ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanaklarıyla birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması, özellikle 5726 sayılı Kanun’un 9/8 maddesi de nazara alındığında sanıklar … ve …’nun faaliyetlerinin ne zamana kadar devam ettiğinin belirlenmesi bakımından beyanı kabule esas alınmayan ve fakat soruşturma aşamasındaki ifade tutanağına göre beyanları suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan E. B.’nin tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık …’ın eşinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca dosyanın…Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.