YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/26947
KARAR NO : 2023/3991
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri ile TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- T.C. Anayasasının 141/2, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir.
Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Esas olarak davaları arasındaki fiili ve hukuki irtibat itibariyle birlikte yargılanmalarında zorunluluk da bulunmayan aynı suçtan yargılanan birden fazla sanıklarla ilgili olarak ikame olunan delillerden, hangisi ya da hangilerinin hangi sanıkla ilgili olduğunun özenle belirlenmesi ve bu suretle her bir sanık yönünden; suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın bireyselleştirilmesi bağlamında, yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda özgün, ilgili ve yeterli gerekçelerin karar yerinde gösterilmesi gerekirken bazı sanıklar yönünden tamamen ilgisiz her delilin hükme esas alınması, bazıları yönünden ise esasa müessir delillerin hiç bir biçimde değerlendirmeye alınmaması neticesinde teşevvüşle malül yetersiz gerekçeyle hüküm kurularak Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Ayrıca diremizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 … ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; sanık …’nın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında Kimse Yok Mu Derneği Adana şube müdürünün Marmara/İstanbul Bölge sorumlusu olarak gitmesiyle yerine Adana Şube Müdürü olarak sanık …’ün cemaat tarafından atanan kişi olduğuna dair beyanları nazara alındığında, sanıklar … ve …’ün aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle aralarında menfaat çatışmasının oluştuğu nazara alınmadan ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152 nci maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık …’ün tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.