Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/26968 E. 2023/1917 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/26968
KARAR NO : 2023/1917
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2017/453 Esas, 2021/278 sayılı kararı ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/254 Esas, 2022/436 sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.05.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık … ve müdafiinin ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık … aleyhine temyiz sebepleri;

Özetle;

1- Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,

2- Sanık …’ın suç kastının bulunmadığına,

3- Sanık … hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

4- Sanık … yönünden ByLock’a ilişkin delillerin hukuka aykırı olduğuna ve hükme esas alınamayacağına,

5- Sanık …’in SGK ve sendika üyelik kaydı ile örgüt içi evlilik yapması nedeniyle cezalandırılması gerektiğine,

6- Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

… yönünden yapılan değerlendirmede;

”Sanık hakkında, örgütle iltisaklı kurumda öğretmen olarak çalışması, örgüt içi evlilik yapmış olması ve Pak Eğitim-İş Sendikasında üyeliğinin bulunması gerekçe gösterilerek FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dava açılmış ise de; silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun oluşabilmesi için eylemlerin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz etmesi ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olunması gerektiği, dosyamızda her ne kadar sanığın, örgüt ile iltisaklı Körfez Dershanesinde öğretmenlik yaptığı ve örgütle iltisaklı Pak İş isimli sendikada üyeliğinin bulunduğu anlaşılmış ise de, örgütle iltisaklı okulda çalışmasının ve sendikada üyeliğinin bulunmasının tek başına örgüt üyeliği için yeterli olmadığı, yine sanığın örgüte ait dershanede öğretmenlik yaparken örgüt içerisinde evlilik yapmış olmasının da örgüt hiyerarşisine dahil olduğu yönünde mahkememizde kesin bir kanaat oluşturmadığı, sanığın Bank Asyada ki hesabında örgüt liderinin talimatı ile açılan katılım hesabının bulunmadığı, sanık hakkında örgüt içi gizli haberleşme sistemi olan ByLock uygulamasının tespit edilmemesi, sanıktan ele geçen dijital materyallerden sanık aleyhine tespit bulunmaması, sanığın örgüte eleman temini veya yasadışı faaliyetlerine katıldığına dair tespit bulunmaması hususu ile sanığın savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığa isnat edilen eylemlerin örgüt üyeliği ve örgüte yardım için aranan nitelikte ve yoğunlukta olmadığı, bu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olacak nitelikte ve yoğunlukta eylem tespit edilemediği, son Yargıtay kararları da göz önünde bulundurulduğunda eyleminin ve örgütle bağlantısının sempati düzeyinde kaldığı, üyelik boyutuna ulaşmadığı anlaşılmış, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak veya örgüte yardım suçunu işlediğine ve hiyerarşik yapıya dahil olduğuna yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği”

… yönünden yapılan değerlendirmede;

”Sanığın, sadece FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını BTK’dan celbedilen ana server erişim kayıtları, soruşturmacı birimin tespit ve analiz raporları, kullanım içerikleri ile sabit olduğu şekilde kullanması, Bank Asyada örgüt liderinin talimatı ile katılım hesapları açması, tanık beyanları ve ByLock görüşme içerikleriyle de sabit olduğu üzere sanığın örgüt içerisinde farklı zamanlarda muhtelif görevler alması, 2015 yılında Ankara ilindeki KPSS çalışma evlerinden sorumlu olması, ev abiliği ve BTM’lik gibi görevlerde bulunması, askeri liselere hazırlanan öğrencilerin takibini yapması, yurt müdürlüğü yapması, örgüt içerisinde Fatih kod adını kullanması da dikkate alındığında, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle silahlı terör örgütü suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu kanaatine varılmış ve sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu,”

Şeklindeki gerekçelerle sanık … yönünden atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine, sanık … yönünden ise atılı suç açısından mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık … yönünden temyiz aşamasında dosyaya Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunun derdestlik nedeniyle 04.02.2022 tarihli Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı ile 211660 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı gönderilmiş ise de; dosyadaki mevcut deliller atılı suçun sübutu için yeterli olduğundan sonuca etkili görülmemiştir.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanık …’in FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını 91328 ID no ile kullandığı, örgütsel yazışma ve mail içeriklerinin bulunduğu, mahrem yapılanma içinde kod adı kullandığı, askeri liselere hazırlanan öğrencilerin takibini yaptığı, KPSS çalışma evlerinden sorumlu olduğu, Bank Asyada örgüt liderinin çağrılarından sonra katılım hesapları açtığı; sanık …’in atılı silahlı terör örgütüne üye olma ya da yardım etme suçlarına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirlenerek, İlk Derece mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanık …’in silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı; sanık …’in silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine yönelik delil yetersizliği gerekçe gösterilerek beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık … ve müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık … hakkında hakkında mahkumiyet ve sanık … hakkında beraate ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/254 Esas, 2022/436 sayılı kararında sanık … ve müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …