YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/26981
KARAR NO : 2022/5843
KARAR TARİHİ : 04.10.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler : Sanıklar müdafiileri
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık … yönünden,
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … yönünden
Uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekçesinde, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeye sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek, duruşmada okunup tartışılmasından sonra bir karar verilmesi gereğine işaret olunmakla, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına ilişkin eşleştirmenin halen devam ettiğinin bildirilmesi karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenmesi, sonucuna göre polis memuru olarak görev yapmakta iken görevinden ihraç edildiği anlaşılan, düzenlenen veri inceleme raporunda, örgüt mensubu olmayan ancak örgüte kazandırılmaya çalışılan kişi anlamına gelen “DİL” olarak kodlanan ve aşamalardaki savunmalarında 2013 yılından önce bir kaç kez dini sohbetlere gittiğini samimi olarak ifade eden sanığın hükme esas alınan iş bu deliller çerçevesinde özellikle TCK’nın 30/1. maddeside nazara alındığında hangi surette sempati boyutunu aşıp örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin ilgili ve yeterli gerekçelerin gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
Safahatta hüküm celsesine kadar örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bir kısım bilgiler vererek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söyleyen sanığa etkin pişmanlık kurumunun mahiyeti ve şartlarıda anlatılmak suretiyle ayrıntılı beyanlarının alınması, gerektiğinde teşhis işleminin yaptırılması ile örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi vermesi halinde, bu bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı hususunun ilgili birimlerden de sorulup, sanık hakkında TCK’nın 221/4-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 04.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.