Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/28179 E. 2023/776 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/28179
KARAR NO : 2023/776
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

B O Z M A Ü Z E R İ N E
T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/176 E. – 2022/245 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2021/228 Esas, 2021/235 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/667 Esas, 2021/663 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.12.2021 tarihli ve 2021/17016 Esas, 2021/10802 sayılı Kararı ile özetle;
”…Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmakla sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılarak yazılı şekilde fazla ceza tayini …” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 25.04.2022 tarihli ve 2022/176 Esas, 2022/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan , 31.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle; sanık hakkında yeterli delil toplanmadan ve inceleme yapılmadan karar verildiğine, dosyada somut ve hukuki delil bulunmadığına, tanık beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğuna, bu sebeple itibar edilemeyeceğine, tanığın beyanlarında bahsettiği kişinin sanık olmadığına, sanığın örgüt içerisinde kuryelik yapmadığına, örgüt üyelerinin üzerinde çıkan notlarda sanık ile ilgili bilgi bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, HTS kayıtlarının içeriği tespit edilemediğinden delil niteliğinin bulunmadığına, sanık hakkında TCK’nun 220 ve 221 maddelerinin uygulanması gerektiğine, mahkemenin bozma ilamına uymadığına, mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamada sonucunda; öldürülen PKK/KCK mensuplarından ve sığınaktan ele geçirilen notlarda “…” kod adlı kişinin örgütün sözde Kandil … karargahı ile Adıyaman dağ yapılanması arasında kuryelik faaliyeti güttüğü, …’ın beyanında tarif ettiği yerde sanığın bahçesinin olması, …’ın yukarıda belirtilen beyanında geçen tarihlerde sanığın Kuzey Irak’a gidip gelmesi, örgüte ait sığınakta ele geçirilen lap-top üzerinde yapılan incelemede lap-top’un Kuzey Irak’tan sözde örgüt … karargahından geldiğinin belirtilmesi yine bu hususun tanık …’ın beyanıyla doğrulanması, notlarda şifreli hafıza kartın gönderildiğinin belirtilmesi, sanığın ifadelerinde örgüt mensubu olduğunu bilmediği … isimli tanımadığı şahısın kapısını çalması üzerine mont, lap-Top ve hafıza kartı götürüp getirdiğini, Lap-Top’un örgütün eline nasıl geçtiğini bilmediğini belirtmesi (kovuşturmada yukarıda bahsedildiği şekilde …’in yanında çalışan işçisi olduğunu ifade ettiği), sanıktan ele geçirilen notlarda örgütün sözde Mahmur Kampına kuru gıda, bakliyat götürdüğünün ve örgüt mensubu … Kod isimli teröristin bilgilerinin yer aldığının sabit olması, sanıkla örgütün adıyaman Milis yapılanması ile HTS tarafiğinin olması ve sanığın bu kişileri tanımadığını belirtmesi, sanığın aşamalarda birbiriyle çelişen ve değişen savunmalarda bulunması nazara alındığında sanığın PKK/KCK içerisinde “…” olarak faaliyette bulunan örgüt mensubu olduğu, bu kapsamda sanığın örgütün Adıyaman sözde dağ kadrosu ile sözde Kuzey IRak Merkezi Karargahı arasında kuryelik faaliyeti güttüğü, üstlerden aldığı talimat ve notlar ile bunların yer aldığı şifreli hafıza kartı ve bilgisayarı götürüp getirdiği, Kuzey Irak’ta da örgütün sözde Mahmur Kampı’na gıda takviyesi işinde görev aldığı, sanığın “…” Kod isimiyle kodlandığı, sanığın örgütün sözde Adıyaman yapılanmasına 50.000,00 Amerikan Dolar’ı getirerek dağ kadrosundaki teröristlerine destek sağladığı, sanığın bu şekilde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arzedecek şekilde örgütsel faaliyette bulunduğu, böylece sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği, örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında hükmolunan temel cezadan 5237 sayılı Kanunun 62/1. maddesi gereğince indirim yapılırken “8 yıl 1 ay 15 …” yerine “8 yıl 1 ay” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın HTS analiz raporuna göre yapmış olduğu telefon görüşmelerinin örgütsel olduğuna dair delil bulunmadığı, bu sebeple müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğinin incelenmesinde, ilk derece mahkemesinin Yargıtay 3. Ceza Dairesi 20.12.2021 tarihli ve 2021/17016 Esas, 2021/10802 Karar sayılı kararına usulüne uygun şekilde uyma karar verdiği, sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütünün “….” olduğu, örgüte para ve eşya götürüp getirdiği, tanığın duruşmada usulüne uygun olarak dinlenildiği, tanığın aşamalarda değişmeyen şekilde istikrarlı beyanda bulunduğu, sanık ve müdafiine soru sorma hakkının tanındığı, her ne kadar sanık müdafii sanık hakkında TCK’nun 221. Maddesinin uygulanması gerektiğini belirtmiş ise de, sanığın etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilecek beyanda bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın aşamalardaki beyanı, tanık beyanı, sanıktan ele geçirilen belgeler ve ölen örgüt mensuplarından ele geçirilen notlardan da sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğu sabit olduğu anlaşılmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/176 Esas, 2022/145 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.