YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/28323
KARAR NO : 2023/291
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1928 E., 2021/884 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/99 Esas, 2019/275 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2019/1928 Esas, 2021/884 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, Bölge adliye mahkemesinin red kararının gerekçesiz olduğuna, duruşma istemi hakkında karar verilmediğine, mahkumiyet için aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının oluşmadığına, bank … hesap hareketlerinin rutin şekilde kullanılan bankacılık işlemleri olduğuna, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun kesin, net ve ikna edici verilerle kanıtlanamadığına, sanığın eşi …’ün Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığına, ByLock programının sanığın mı yoksa eşinin mi kullandığının tespiti için her iki şahsın beraber yargılanması gerektiğine, ByLock tespitinin MİT tarafından hazırlanan teknik rapor’a dayandırıldığına, MİT’in bu teknik raporunun temyiz dilekçesinde belirtilen Yargıtay CGK ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, tespit ve değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtları karşılaştırılmadan bilirkişi incelemesi yapılmadan bir şahsın ByLock kullanıcısı olduğu kanaatine varılamayacağına, tespit ve değerlendirme tutanağı isimli imzasız ve kaşesiz herhangi bir kuruma ait olmayan belgenin hukuki kesinlik ve belirlilikten uzak olduğuna, teknik bir konuda suçlanmalarına rağmen herhangi bir teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmadığından eksik soruşturma yapıldığına ve adil savunma hakkının engellendiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve beraat taleplerine vs. ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın kendi adına kayıtlı ve kullanımında bulunan 0507 (…) (..) (..) ve 0553 (…) (..) (..) nolu GSM hatları üzerinden sadece FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca kendi aralarında iletişimi sağlamak amacıyla kullandıkları kapalı devre gizli haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullandığı, bu hususun dosya kapsamında mevcut olan ByLock Tespit Değerlendirme Tutanağı, CGNAT kayıtları ve HTS raporları sabit olduğu, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek ByLock programını yüklemediğini ve kullanmadığını savunmuş ise de, Adana CBS tarafından gönderilen ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğine ilişkin yukarıda yer alan ayrıntı açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sanığın kullanımında bulunan ByLock hesabında yine kendisi gibi ByLock kullanıcısı olan eşi …’ün de yer aldığı, konuşma içeriklerinde kızı ..’dan bahsettiği, yine mail adresi olarak …@gmail.com adresini verdiği, içerikte yer alan adres bilgilerinin Ankara ilinde olduğu ve sanığa ait GSM numaraların da o tarih itibariyle Ankara ilinden BAZ aldığı, bunun dışında kalan konuşmaların örgütün katalog evliliklerine dair olduğu, sanığın mail adresinin, kızının adının dosyada mevcut raporlar ile birebir örtüşmesinin basit bir tesadüf olmasının ise hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın ByLock kullanmadığına dair dosyaya herhangi bir belge ya da delil sunamadığı, bu sebeple kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, sanığın teferruatı yukarıda anlatılan teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sistemine bu özelliğini bilerek dahil olup bu sistemi kullandığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklaması yapıldığı üzere; sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının gizli yazışma programı olan ByLock isimli programı kullandığı, örgüt elebaşısının talimatları doğrultusunda Bank … hesabında mevcudiyetini artırdığı, örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediği ve gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine tabi olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik arz eden eylemleriyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurduğu ve örgüt hiyerarşisi içine girdiği anlaşıldığından; sanığın dosya kapsamında yer alan deliller ile uyuşmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılan savunmalarına itibar olunmayarak, mesleği, yaşı, deneyimi, örgüt içindeki faaliyetleri ve konumu karşısında örgütün eylem ve amaçlarını bilebilecek düzeyde olduğu gözetildiğinde TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinden de yararlanamayacağı dikkate alınarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmış ve cezalandırılmasına dair hüküm kurulmuştur.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında gözaltı sürelerinin yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak görüldüğü, yine sanık hakkında verilen hükmün üçüncü bendinde TCK’nın 62. maddesi gereğince cezada 1/6 oranında indirim yapılan kısmında yer alan “TCK’nun” ibaresinden sonra gelen “62. maddesi” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “62/1. maddesi” ibaresinin eklenilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;”ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında sanığın … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin yer alan tespitler ışığında sanığın ByLock kullanıcısı olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığı, sanığın … ID numaralı ByLock’u gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, sanığın örgütün finans kaynaklarından olan Bank … isimli bankada örgüt başının talimatı çerçevesinde birden fazla tarihte hesap açılışı olduğu dolayısıyla sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2019/1928 Esas, 2021/884 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.