YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/28791
KARAR NO : 2023/106
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/334 E., 2021/255 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2017/326 Esas, 2018/398 Karar sayılı kararı
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı) 5/1. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/334 Esas, 2021/255 Karar sayılı kararı
Sanık hakkında İlk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.05.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri, sanık hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararı verildiğine, isnadın soyut olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, dosyada mecvut tek delil olan ByLock’un usulüne uygun elde edilmemiş olduğuna, ByLock verileri ve bunların analizinden elde edilen diğer tüm delillerin hukuka aykırı delil oluşturduğuna, CGNAT yöntemiyle kullanıcı kimliğinin tespiti güvenilir olmadığına, bilirkişi raporu aldırılması gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına kaldı ki bylock kullanmanın suç olamayacağına, ByLock’un mahkumiyete esas kabul edilmesinin ifade hürriyeti, özel hayatın ve aile hayatının gizliği, basın, medya ve internet özgürlüğüne aykırı olduğuna, sanık lehine hiçbir delil toplanmadığına ilişkindir.
2. Temyiz aşamasında vekalet sunan sanık müdafiinin 07.05.2022 tarihli temyiz istemi;
sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğine, bu kapsamda temyiz dilekçesinin ekini oluşturan sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki anlatımları dikkate alınarak yeniden yargılamasının yapılıp ifadesi de alınarak 5237 sayılı Kanun’un 221/4-2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanrılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince “Dosyada bulunan tüm deliller değerlendirildiğinde sanığın 0533 (…) (..) (..) nolu ve … ve … imei numaralı telefonlarla 11.08.2014 tarihinden itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşmekte kullandığı ByLock sistemine kayıtlı olduğunun getirilen Bylock tutanağından anlaşıldığı, her ne kadar içeriği bulunmasa da BTK’dan gelen yazı cevabında sanığın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği yukarıda belirtilen telefon numarasından pek çok kez ByLock’a girdiği, CGNAT kayıtlarından anlaşıldığı üzere bu bağlantıların bir kısmının sanığın ikamet ettiği Keçiören ilçesinden ve sanığın personeli olduğu TPAO kampüsünden yapıldığı, ayrıca mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporunda da sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifade doğru kabul edilip sanığın söz konusu telefonu Kasım 2014 sonrasında kullandığı varsayılsa dahi bu tarihten sonra da sanığın ByLock kullandığının tespit edildiği, bilirkişinin HTS ve CGNAT kayıtları neticesinde yaptığı incelemenin sonunda Bylock programının sanık tarafından kullanıldığına kanaat getirdiği, bütün bu sayılan hususlar karşısında sanığın atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek sanığın; Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) isimli silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisine dahil olmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği” gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz aşamasında 07.12.2022 tarihinde sunduğu etkin pişmanlık dilekçesi kapsamı ve mahiyeti nazara alındığında, diğer yönleri incelenmeyen hükümde, sanığın örgütle irtibatına dair bir kısım bilgiler verdiği, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği ve bu doğrultuda ifadesinin alınması talebini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanı alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Kabul ve uygulamaya göre de,
Adli emanette kayıtlı eşyalar hakkında bir karar verilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/334 Esas, 2021/255 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.