Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/29234 E. 2023/2206 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/29234
KARAR NO : 2023/2206
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte
bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karann, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2018/61 Esas, 2018/118 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, TCK’nın 220/7 delaletiyle 314/2, 220/7-son cümle, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 63/1, 58/9 uncu maddeleri uyarınca sanık …S. hakkında 3 yıl l ay 15 …, sanık TD hakkında ise 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/1757 Esas, 2019/1248 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin, o yer Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet Başsavcı vekilinin istinaf başvurularının, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, ancak silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hüküm tesis edilirken koşulları oluşmayan TCK’nın 58/9 uncu maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, kanuna aykırı ise de bu aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hükmün 2. bendinin 6. paragrafı ile ve 4 nolu bendinin 6. paragrafındaki TCK’nın 58/9 uncu maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 280/1-a maddesi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.05.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık T. D. Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
Sanığın ev hanımı olması, eşinin ise iş adamı olması nedeniyle bulunduğu konum itibariyle şirkete ve eşi ile Bank …’daki hesabına ortak olmasından haberinin olmasının mümkün olmadığına, kovuşturmanın genişletilmediğine, ilk celsede mahkumiyet hükmü kurulduğuna, suç ve cezada şahsilik ilkesinin ihlal edildiğine, sadece iddia makamının sunduğu delillere dayanıldığına, Digitürk’ten ses kayıtlarının istenilmediğine, tek celsede itirazlarının dikkate alınmadan ve huzurda tartışılmadan savunma haklarının kısıtlandığına, dosya ile uyumsuz ve yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, TCK’nın 61 inci maddesine muhalefet edildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, istinaf incelemesinde duruşma açılmaksızın karar verilmesine, örgüte yardım kastıyla hareket etmediğine, uzman mütalaasına göre banka kayıtlarının örgütsel olmayacağına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. Tebliğnameye cevap dilekçesinde de benzer hususlar belirtilmiştir.
B. Sanık M. B. S. Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
Sanığın hak arama hürriyeti kapsamında savunma hakkının kısıtlandığına, ilk celsede savunma hakkı kısıtlanarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, süre talep edilmesi halinde sanığın tutuklu kalacağının imasında bulunulduğuna, şirket çalışanı olması nedeniyle takdir hakkı olmadığına, diğer banka hesaplarının incelenmediğine, tanıkların dinlenmediğine ve çelişkilerin giderilmediğine, suçların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğine, hukuka aykırı gerekçelerin teşdit sebebi yapıldığına, genel gerekçe ile hüküm kurulduğuna, örgüte yardım kastıyla hareket etmediğine, diğer bankalarda yatırımları olduğuna, vakıf ödemelerinde ilgisinin olmadığına temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. Tebliğnameye cevap dilekçesinde de benzer hususlar belirtilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda;
1. Sanık T.D. hakkında
Sanığın şahsi hesabının 02.01.2001 tarihinde açıldığı, hesabında 2013 yılı Aralık ayında 0,00 TL para varken 2014 yılı Ocak ayında bu miktarın 116.884,00 TL’ye yükseldiği, bu miktarın 2014 yılı Eylül ayında 306.060,18 TL olduğu, 2015 yılı Eylül ayına kadar hesabın artış gösterdiği, 2015 yılı Eylül ayında hesap bakiyesinin 371.270,13 TL olduğu, hesapların artış tarihlerinin ise FETÖ örgüt liderinin Bank Asyada bulunan hesaplardaki paraların miktarının artırılması yönünde talimat verdiği tarihlerin hemen sonrasına isabet ettiği, sanığın ise bu hesap artışlarını örgüt liderinin talimatı doğrultusunda gerçekleştirdiği, Bank Asyadaki bulunan hesap hareketinin örgüt talimatı doğrultusunda hareket ederek artış yaptığından, keza bu sanığın örgüt üyesi olduğuna dair herhangi bir yan delil bulunmadığı, Bank … hesap hareketlerine dair yazışmalar, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı ile sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerin yardım suçunu oluşturacağı anlaşıldığından sanığın örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan cezalandırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
2. Sanık M. B. S. hakkında
Sanığın Bank …’daki şirket hesap hareketleri ve eşi G.S. ile birlikte ortak hesaplarındaki bankadaki hesaplarının da örgüt talimatı gereğince artış olduğu anlaşılmakla 27.12.2013 tarihinde şirketin Yapı Kredi Bankası hesabından 1.600.000,00 TL ile Garanti Bankası hesabından 1.400.000,00 TL’nin EFT ile şirketin Bank … hesaplarına gönderildiği, 30.12.2013 tarihinde bu paranın 1 500.000,00 TL’sinin Yapı Kredi Bankası nezdindeki hesabına, diğer 1.500.000,00 TL’sinin Vakıflar Bankası nezdindeki şirket hesabına EFT ile gönderildiği, 10.01.2014 tarihinde şirketin Akbank hesabından Bank …’daki hesabına 1.000.000,00 TL EFT yapıldığı, 14.01.2014 tarihinde bu paranın 520.000,00 TL tutarının Garanti Bankası nezdindeki hesabına, 480000,00 TL’sinin Akbank’taki şirket hesabına EFT ile gönderildiği, 22.01.2014 tarihinde şirket Yapı Kredi Bankası hesabından Bank Asyadaki hesabına 6.500.000,00 TL EFT yapıldığı, bu para ile aynı … katılma hesabı açıldığı, 23.01.2014 tarihinde katılma hesabının bozdurulduğu, aynı bakiye ile yeni bir katılma hesabı açıldığı, bu katılma hesabındaki paranın 31.01.2014 tarihinde başka bir şirkete EFT ile gönderildiği şirket hesabının ve ortak hesaptaki -Bank …’daki- hesap hareketleri nedeniyle FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair yan delilde bulunmadığı nazara alınarak sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimat» doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerin yardım suçunu oluşturacağı anlaşıldığından sanığın örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan cezalandırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan UYAP sorgulamasında, sanık T.D.’nin eşi C.D. Hakkında Dairemizin 2023/3113 Esas sayılı dosyasında aynı … takrir edilerek yapılan inceleme sonunda;
Silahlı terör örgütüne yardım etme suçu mütemadi olmayıp yakalanma ile temadi kesilmeyeceğinden İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin sanıkların yardım mahiyetindeki son eylem tarihi yerine “16.11.2017” yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
A. Sanık …S. Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun’unun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım ettiği kabul edilen sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK’nın 314/3 üncü maddesinin de delalet maddesi olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin atıf maddesi olarak sadece TCK’nın 220/7 nci maddesinin gösterilmesi lüzumu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık T.D. Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanığın eşi C.D. ile T.D.’nin Bank Asyada ortak hesabının bulunduğu, C.D. mahkumiyet aldığı dosyanın konusunun da aynı şirketin hesap hareketlerinden ve firma ortağı olmasından kaynaklandığı, sanığın savunmasında eşi ile olan ortak hesapları üzerinde iradesinin olmadığını belirtmesi karşısında C.D.’nin duruşmaya celp duruşmaya celp edilerek dinlenip sanığın beyanları sorularak ortak hesap üzerindeki işlemleri sorulmak suretiyle etraflıca beyanlarının alınması gerekmektedir.
2. Sanığın hesabına ait hareketlerin kendisi tarafından yapılmadığını savunması karşısında örgütün talimatı üzerine işlem yapıp yapmadığının tespiti amacıyla, sanığın Bankasya hesapları ile ilgili belgelerin ve katılım hesabı açılmasına ilişkin dekontların aslının veya onaylı örneğinin celp edilip gerektiği takdirde imza incelemesi de yaptırılmak suretiyle talimat sonrası örgütsel faaliyet olarak nitelendirilebilecek işlemi bulunup bulunmadığının araştırılması, 2013 yılı öncesini de kapsar şekilde ilgili yerlerden Bank … ve diğer bankalardan hesap ve işlem hareketleri getirtilerek, Bank …’daki hesap hareketleri ile benzer mahiyette işlemlerin bulunup bulunmadığı temin edilip incelenmek ve bu konuda uzman bilirkişi raporu alınmak suretiyle örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden, bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu halde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım ettiği kabul edilen sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK’nın 314/3 üncü maddesinin de delalet maddesi olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin atıf maddesi olarak sadece TCK’nın 220/7 nci maddesinin gösterilmesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
A. Sanık …S. Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/1757 Esas, 2019/1248 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 2. fıkrasının 1. paragrafından ” 5237 sayılı TCK 220/7 nci maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi” ibaresi çıkartılarak yerine “TCK’nın 314/3 ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık T. D. Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/1757 Esas, 2019/1248 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.