Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/29250 E. 2023/151 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/29250
KARAR NO : 2023/151
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/74 E., 2022/154 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
16.06.2017 (Sanık … hakkında)
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2017 tarihli ve 2017/94 Esas, 2017/293 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik hüküm kurulmuştur.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/603 Esas, 2019/308 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.09.2019 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunan hükümler Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarih ve 2019/9641 Esas, 2020/3314 Karar sayılı ilamı ile; ”sanıklar … ve … yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafileri bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi uyarınca da re’sen müdafii görevlendirilmeyen sanıklara, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi” nedenleriyle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2021 tarihli ve 2020/398 Esas, 2021/1 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair tekrar hüküm kurulmuştur.
5.Bozma kararı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.05.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunan hükümler Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarih ve 2021/7806 Esas, 2022/29 Karar sayılı ilamı ile; ”sanıklar … ve … yönünden ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı/sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, mümkün olması halinde ilgili birimlerden sanıklarla ilgili ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip, gerekirse teknik olarak programı kullandığının tespiti açısından HIS / CGNAT kayıtları ve HTS üzerinden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınarak ve ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıklarla ilgili beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip, gerekirse tanık veya tanıkların dinlenmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken sanıkların ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/74 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair temyize konu hüküm kurulmuştur.
7. Bozma kararı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilmesi üzerine; dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2022 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Özetle; kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçun işlenmediğine, atılı suça ilişkin herhangi bir eylemi bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suça ilişkin kastı olmadığına, hükümde somut dayanak olmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve sair nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık …’ın temyiz sebepleri;
Özetle; ByLock kullanmadığını, CGNAT verilerinin tek başına hükme alınamayacağına, çalıştığı yerlerin ve sendika üyeliğinin aleyhine değerlendirilmeyeceğine, suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceğine ve sair nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Özetle; mahkumiyet kararının usul ve yasalara aykırı olduğuna, suçlamaları kabul etmediklerine, aleyhe olan delilleri kabul etmediklerine, ByLock kullandığına ilişkin somut bir delil olmadığına ve sair nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Bozma Sonrası Kabulü;
1. Sanık … Yönünden;
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını 2014-2015 yıllarında kullanması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2017/16.MD-956 Esas, 2017/370 Karar sayılı ve 26.09.2017 tarihli ilamına göre ByLock iletişim sisteminin, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulması (sayfa 28/47), bağlantı tarihi ve bağlantıyı yapan IP adresiyle hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi durumunda somut olayın özelliğine göre kişinin bu özel iletişim sisteminin parçası olduğu kabul edilerek ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin tespitine gerek olmaması, bu sisteme örgüt talimatı ile dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil niteliğinde olması, bu programın örgütün münhasıran gizli iletişiminde kullanılması nedeniyle tek başına örgüt üyeliği için yeterli olması, sanığın bu programı kullandığının BTK IP kayıtlarından belirlenmesi nedeniyle Yargıtay CGK’nın kararında belirtildiği şekilde bu programı kullandığının teknik verilerle tespit edilmesi, bu hususun ayrıca bilirkişi raporu ile de belirlendiği, FETÖ/PDY ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen … Eğitim İş Sendikasına üye olması, FETÖ/PDY ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan .. Özel Eğitim Hizmetleri Kültür Sanayi ve Ticaret A.Ş, … Özel Eğitim Öğretim Sağlık Hizmetleri A.Ş, … Özel Eğitim ve Öğretim Yayıncılık Gıda San. Tic. A.Ş ve … Özel Eğitim Öğretim Yayıncılık Pazarlama Dağıtım Tic. Ve San. A.Ş’de çalışması sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu,
2. Sanık … Yönünden;
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını kullanması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2017/16.MD-956 Esas, 2017/370 Karar sayılı ve 26.09.2017 tarihli ilamına göre ByLock iletişim sisteminin, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulması (sayfa 28/47), bağlantı tarihi ve bağlantıyı yapan IP adresiyle hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi durumunda somut olayın özelliğine göre kişinin bu özel iletişim sisteminin parçası olduğu kabul edilerek ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin tespitine gerek olmaması, bu sisteme örgüt talimatı ile dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil niteliğinde olması, bu programın örgütün münhasıran gizli iletişiminde kullanılması nedeniyle tek başına örgüt üyeliği için yeterli olması, sanığın bu programı kullandığının BTK IP kayıtlarından belirlenmesi nedeniyle Yargıtay CGK’nın kararında belirtildiği şekilde bu programı kullandığının teknik verilerle tespit edilmesi, bu hususun ayrıca bilirkişi raporu ile de belirlendiği, FETÖ/PDY ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Eskişehir ilinde faaliyet gösteren … Özel Eğitim Öğretim Yayıncılık Pazarlama Dağıtım Tic. Ve San. A.Ş’de çalışması, bank asyaya el konulmasını engellemek amacıyla örgütsel çağrı üzerine para yatırması, dikkate alındığında, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması, sanığın örgüt ile ilişkisinin 2014-2015 yıllarında devam etmesi nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu,
Şeklindeki gerekçelerle sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock tespit değerlendirme tutanaklarının istenmesine ilişkin verilen cevabi yazı ekinde bulunan 14.03.2022 tarihli tutanak içeriğinde ”USERID eşleştirme çalışmalarının devam etmekte olduğu” bildirildiğinden ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden istenerek CGNAT kayıtlarıyla karşılaştırılması, ayrıca sanıkların bilinen telefon numaraları dışında operasyonel hat kullanıp kullanmadıklarının tespiti açısından kurumlara bildirmiş oldukları telefon numarası bulunup bulunmadığının sorulması, bulunması halinde bu telefon hatları üzerinden ByLock tespiti yapılıp yapılmadığının araştırılması, aradan geçen süre nazara alınarak UYAP veri havuzundan yeniden araştırma yapılarak sanıklar hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilip CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunması gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, ayrıca sanık … yönünden Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti olup olmadığının belirlenmesi bakımından 2013 yılı öncesine ilişkin hesap hareketlerinin de dosyaya getirtilip örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yapıp yapmadığının kuşkuya yer bırakmıyacak biçimde bilirkişi raporu ile birlikte belirlenmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2022/74 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.