YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/29652
KARAR NO : 2023/869
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2018/289 Esas, 2020/114 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının son cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 Yıl 1 Ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/864 Esas, 2021/433 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.06.2022 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1-Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı,
2-Sanığın doğrudan veya dolaylı olarak örgütle herhangi bir iltisakının olmadığına,
3-Sanığın Bank Asyada bulunan hesabının 2005 yılında açılan ticari hesabı olduğunu, talimatlı işlem yapmadığına,
4-Sanığın talimat tarihinden önce 2011 ve 2013 yıllarında Bank Asyada kredi kullandığını, talimat döneminde herhangi bir kredi kullanmadığını, kredi ödemelerini gerçekleştirdiğini, sanığın 29.05.2015 tarihinden sonrada bankacılık işlemlerine devam ettiğine,
5-Sanığın … Uluslararası öğrenci derneğine Azerbaycanlı Türk öğrencilerin yabancı vatandaşlıkları nedeniyle dernek kurmakta zorluk yaşamaları nedeniyle kuruluşuna bu sebeple katkı sağladığını, herhangi bir faaliyetine katılmadığını, istifa etmesine rağmen üyeliğinin devam ettirildiğini öğrenince 20.04.2016 tarihinde noter aracılığı ile dernekten istifa ettiğini, ancak noter ihtarlı istifa dilekçesine rağmen rızası dışında üyeliğinin devam ettiğini, … Uluslararası Öğrenci Kültür Federosyonu’na üye olup yönetim kurulu üyesi ve denetim kurulu başkanlığı görevlerinde bulunduğunu ise; hakkında soruşturma başlayınca haberdar olduğunu, sanığın haberi olmadan … Derneği’nden alınan bilgileri ile üyelik kaydı yapılmış olabileceğini, 17.06.2019 tarihli … Dernekler Masası’nın müzekkere cevabında OHAL KHK’LARI ile kapatılan derneklerin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede sanığın üyeliğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığının tespit edildiğine,
6-Sanığın üzerine atılı suçu kesinlikle kabul etmemekle birlikte lehine az indirim yapıldığına,
Ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesi Kabulü Özetle;
Tüm kovuşturma evrakı ile deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de 667 sayılı KHK ile kapatılan “… Uluslar Arası Öğrenci ve Kültür Federasyonu”nda Denetim Kurulu Başkanlığı, Yönetim Kurulu Asil Üyeliği görevinde bulunması, “… Uluslararası Öğrenci Derneği”nde Kurucu Üye ve Yönetim Kurulu Asil Üyeliği görevinde bulunması, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün lideri Fetullah Gülen’in Bank Asyaya destek olunması şeklindeki örgüte yönelik genel talimatından sonra hesaplarının kullanımı, para yatırılması ve bakiye artışları gerçekleştirmesi şeklindeki eylemlerinin örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler niteliğinde olduğu bu anlamda örgüt üyeliği suçu bakımından aranan örgüt ile arasında organik bağ kurma, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemlerde bulunma unsurlarını karşılayacak nitelikte yeterli eylemler olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
Bu nedenle sanığın eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde sanığın eylemlerinin silahlı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğine vücut verecek yoğunluk ve süreklilikte olmadığı ancak sanığın KHK ile kapatılan dernekte kurucu üye, Denetim Kurulu Başkanlığı, Yönetim Kurulu Asil üyeliği görevlerinde bulunması, sanığın banka hesaplarında yapılan bilirkişi incelemesi de göz önünde bulundurulduğunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün lideri Fetullah Gülen’in Bank Asyaya destek olunması şeklindeki örgüte yönelik örgütün finansmanı ve talimatları yerine getirmek için genel talimatından sonra örgütün amacına hizmet eder nitelikte hesaplarının hareketliliği, para yatırılması ve bakiye artışları gerçekleştirmesi şeklindeki eylemlerinin FETÖ/PDY terör örgütüne yardım niteliği taşıdığının değerlendirildiği, bu şekilde sanığın terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardımda bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın 5237 sayılı Kanun’un 220 inci maddesi yedinci fıkrasında belirtilen mezkur yasa maddesi çerçevesinde cezalandırılması yoluna gidilmiş; bu nedenle 3713 Sayılı Kanun’un 3 ve 5 ile 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesi yedinci fıkrası delaletiyle 5237 Sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman ile sanıktaki suç işleme kastının derecesi gözönüne alınarak temel ceza asgari hadden belirlenmiş, sanığa verilen cezada sanığın, hiyerarşik yapısına dahil olmadığı terör örgütüne yaptığı yardımın niteliğine göre ve ayrıca suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak takdiren sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılmış yine sanığa verilen cezanın atılı suçun 3713 sayılı yasanın 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/2 oranında artırım yapılmış ve sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan takdiri indirim hükümünün uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Örgüte yardım suçunda kast unsuru yönünden, Yargıtay uygulamaları ve öğretideki görüşler incelendiğinde; Bir suçun kanuni tanımında “bilerek”, “bildiği halde”, “bilmesine rağmen” gibi ifadelere açıkça yer veren suçlar olası kastla işlenemez (Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ, TCK Genel Hükümler, 7. Baskı, s. 241).
Kişi, örgütün işlediği somut fiili bilmese de terör örgütü olduğunu, sağladığı yardımın örgütün yararına kullanılacağını bilmeli ve bu irade ile hareket etmelidir. İnsani mülahazalarla yapılan yardımlar örgüte yardım suçunu oluşturmaz. Yapılacak her türlü yardımın suç olarak değerlendirilmemesi gerekir (Prof. Dr. A. Caner Yenidünya – Arşt.Görv. Zafer İçer, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, 1. Baskı, s. 56)
Örgüte yardım suçunda manevi unsurun oluşması için genel kasıt yeterli değildir. Özel kasıt ile işlenen bir suçtur. Fail örgütün amacını gerçekleştirmesine katkı sağlamak kastı ile hareket etmelidir (Yrd. Doç. Dr. Namık … TOPÇU, Örgütlü Suçlar ve Terör Suçları, s. 164).
Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmiş olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yardım fiilinin örgütün suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğu bilinerek gerçekleştirilmiş olması gerekir. Fıkra metninde geçen “bilerek” ibaresi doğrudan kastı ifade eder. Doğrudan örgüte değil de örgüt mensuplarına yardım edilmesi halinde, yardım edilen kişilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt mensubu olduklarının da bilinmesi gerekmektedir. Örgüt mensuplarına yapılan yardım, aynı zamanda örgüte yapılan yardım olarak değerlendirmek gerekir. Ancak, bu yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet eden bir yardım olması gerekmektedir (Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ, Suç Örgütleri, 7. Baskı, s. 38-39).
Yukarıda yer verilen öğretideki görüşler ve Yargıtay yüksek 9. Ve 16. Ceza Dairesinin geçmişteki uygulamaları göz önüne alındığında; suç örgütleri veya silahlı terör örgütlerine yardım suçunun ancak doğrudan kastla işlenebileceği, yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet etmesi gerektiği, örgüt üyelerine yapılan yardımın da örgüte yapılmış gibi kabul edilmekle birlikte örgüt üyesinin mensup olduğu örgütün bilinmesi ve bu yardımın da insani mülahazalarla değil örgütün amaçlarını gerçekleştirme gayesiyle yapılması hususunda ortak bir kanaat mevcuttur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya arasında bulunan Bank … hesap hareketleri ve bilirkişi raporu incelendiğinde örgüt liderinin Bank Asyaya para yatırılması yönünde verdiği talimat tarihlerinin öncesinde ve Bank Asyanın TMSF’ye devir işlemi sonrası da örgüte müzahir bankada; hesabını aktif olarak kullanan ve para yatırma, çekme, harcama gibi rutin bankacılık işlemleri bulunan sanığın savunmalarının aksine örgütle iltisaklı Bank … isimli bankaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırdığına, silahlı terör örgütüne yardım kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/864 Esas ve 2021/433 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.