YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/29792
KARAR NO : 2023/416
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
BOZMA ÜZERİNE
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2022/176 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/171 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/2478 Esas, 2019/543 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/7610 Esas, 2021/2012 sayılı Kararı ile, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilmesi, ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması ve gerekirse bu şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, tüm bilgi ve belgelerin ilk derece yargılaması sonrasında dosyaya gelen A.Ç. ve O. D.’a ait ifade tutanakları ile birlikte CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4, Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 28.04.2022 tarihli ve 2021/177 Esas, 2022/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 6 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanık aleyhine bozma sonrası beyanda bulunan itirafçı tanıkların çelişkili beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna, cezanın fahiş belirlendiğine, ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının olmadığına, diğer dosyalarda da görüldüğü üzere CGNAT kayıtları ile Tespit ve Değerlendirme Tutanaklarının birbirleri ile çeliştiğine, örgüt üyeliği için aranan süreklilik, çeşitlilik, yoğunluluk, hiyerarşik yapıya dahil olma, verilen görevleri yerine getirmeye hazır olma, kendi iradesini örgüt iradesine terk etme gibi ana kriterlerden hiçbirisinin sanıkta bulunmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
Sanığın temyiz istemi özetle, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ByLock’un delil olmadığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının gelmediğine, SEGBİS ile duruşmaya katılmasına rağmen kayıt yapılmadığına ve beyanlarının duruşma zabıtlarına eksik geçtiğine, tanıkların kendilerini suçtan kurtarmak amacıyla görgü ve bilgiye dayalı olmayan şekilde hakkında ifade verdiklerini, bozma ilamındaki eksikliklerin giderilmediğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Gaziantep CBS’nin 17.09.2021 … ve 2021/2334 muh sayılı yazısı ile yazı ekinde A.D., M.O., M.A., S.A., U.G. ve Y.K’ ya ait ifade ve teşhis tutanakları dosya arasına alınmış, Gaziantep CBS’nin göndermiş olduğu 17.09.2021 günlü yazı ekindeki tanık A.D.’nin vermiş olduğu ifadesinde sanık hakkında BTM’lik yaptığı, Hamza kod adı kullandığını beyan ettiği, M.O.’nun sanık hakkında … kod adlı kişinin yanında gördüğünü, örgüt içerisindeki konumunu bilmediğini beyan ettiği, M.A.’ nın sanık hakkındaki beyanında Hamza kod adını kullandığını, KYK sorumluluğu olduğunu beyan ettiği, S.A.’ nın sanık hakkında kendisine göre daha üst konumda olduğunu, sohbet toplantılarına gördüğünü beyan ettiği, U.G. sanık hakkında … kod adı kullandığını örgüt içindeki konumunu bilmediğini beyan ettiği, Y.K. sanık hakkındaki beyanında örgüte ait evlerde kaldığını; … İl Emniyet Müdürlüğünün vermiş olduğu cevabi yazı ekinde bulunan H.A’ nın sanık hakkındaki beyanında sanığı halı saha maçlarında gördüğünü beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Sanık hakkında yukarıda anlatılan teşhislerde bulunan tanıklar A.D, S.A, U.G ve A.Ç’nin daha önceden vermiş oldukları sanığın … kod adına sahip olduğu, örgüte ait yurtlarda belletmen, kyk sorumlusu ve BTM’lik gibi çeşitli görevler yerine getirdiği şeklindeki ifadelerini talimat yoluyla alınan beyanlarıyla da tekrar etmişlerdir.
Sanığın aşamalardaki savunmalarında özetle; ByLock tespit edilen hattı kullandığını ancak telefonuna ByLock yüklemediğini ve kullanmadığını, örgütsel toplantı amacıyla otelde konaklamadığını, FETÖ/PDY ile iltisaklı kurumda çalıştığını, sık HTS kayıtları olan kişileri tanımadığını, bu kurumun örgütle ilgisini bilmediğini, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği,
Dosya içerisinde yer alan Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan ByLock Sorgu Sonucu Raporlarından, sanığın adına kayıtlı olan ve kullandığını beyan ettiği 0541 … (..) (..) numaralı telefon hattı ile …(..) ve …(..) IMEİ Nolu cihazlar üzerinden ilk tespit tarihi 10.01.2015 olacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli ve şifreli haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığının tespit edildiği, yapılan çalışmalarda mesaj ve içeriklerin tespit edilemediği, ByLock sorgu sonucu, sanığın kullandığı hat üzerinden 9 adet ByLock İP numaralarından bir veya birkaçı ile giriş yapılıp yapılmadığının, hattın takılı olduğu telefon cihazlarının imei numaralarının, telefon görüşmelerinin, internet trafik bilgisinin, telefon görüşmeleri 9 adet ByLock İP’isine bağlandığı Baz İstasyon bilgilerinin BTK’dan istendiği, gelen cevabi yazıların bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiden sanığın kullanmış olduğu telefon hattı ile ByLocka bağlantı sağlayan 9 adet İP’ye giriş yapıp yapmadığı, bu 9 adet İP’ye giriş yaptığı andaki Baz ile bağlantı sağlanan 9 adet İP’ye giriş anına yakın zaman dilimindeki telefon görüşmeleri sırasında kullanmış olduğu Baz bilgilerinin uyumlu olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırıldığı, alınan 10.08.2018 tarihli Bilirkişi Raporuna göre sanığın kullanmış olduğu telefon hattı ile ByLock’a bağlantı sağlayan 9 adet ByLock İP’sini giriş yaptığının tespit edildiği, yine bu 9 adet İP’ye giriş yaptığı andaki Baz ile bağlantı sağlanan 9 adet İP’ye giriş anına yakın zaman dilimindeki GSM iletişimi sırasında kullanmış olduğu Baz bilgilerinin uyumlu olduğunun tespit edildiği, her sanığa ait telefondan başka bir kişinin ByLock kullandığına dair veya sanığın Mor Beyin benzeri bir uygulama yoluyla iradesi dışında ByLock IP’lerine yönlendirildiğine dair dosyaya yansıyan bir delilin, belge veya bilginin bulunmadığı, böylece sanığın bu hat üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programını kullandığının sabit olduğu, bu nedenle sanığın gerçeği yansıtmayan, kendisini cezadan kurtarmaya matuf, soyut, inkar yollu savunmalarına mahkemece itibar edilmediği,
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerektiği,
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda sanığın hukuki durumları değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock’u kullanması, örgütle irtibatlı olduğu için hakkında işlem yapılan kuruluşta çalışmış olması, sanığın kendi iradesi ve isteğiyle örgüte ait kurumda çalıştığı, HTS kayıtlarına göre bu örgütle iltisakı olan kişilerle sık ve yoğun görüşme kayıtlarının bulunması, sanığın bu derece irtibat kurduğu kişileri tanımadığı yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın yıllara yayılacak şekilde ve örgütün gerçek yüzünün açıkça ortaya konduğu 17/25 Aralık sürecini de kapsayacak şekilde, örgütle isteyerek ve iradi bağ kurup, örgüt amacı doğrultusunda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faliyetlerde bulunduğu ve bu faaliyetlere ve sanığın kod adı kullandığına ilişkin bir çok tanık beyanının bulunduğu, her ne kadar sanık üzerine atılı suçu ve tanık beyanlarını kabul etmemiş ise de, sanıkla tanıklar arasında atf-ı cürüm gerektirecek boyutta husumet olduğuna dair dosyaya bir bilgi veya belgenin yansımadığı, ByLock iletişim sisteminin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan gizli bir haberleşme ağı olduğu, ByLock programının örgüte üye olmayan kişiler tarafından bilinmediği ve kullanılmasının mümkün olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında ByLock programı kullanmanın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği için yeterli bir delil olduğunun kabul edildiği bu haliyle sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğundan şüphe bulunmadığı, inkara dayanan savunmalara itibar edilmeyerek sanığın sabit olan olan silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verilmiş,
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan temel ceza belirlenirken TCK’nın 61 maddesi uyarınca eylemleri dikkate alındığında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde herhangi bir ünvanı veya özel görevleri olduğu, kod isim kullandığı, örgüt içerisindeki yeri ve konumu, sanığın çeşitlilik gösteren eylemlerinin niceliği, kastının yoğunluğu ile amaç ve saiki, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Dosya kapsamı ve tanık beyanları nazara alındığında diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
c, Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock kullanıcısı olan, örgüt içerisinde Hamza kod adını kullanarak örgüte ait yurtlarda belletmenlik yapan, KYK sorumluluğu ve BTM’lik görevlerinde bulunan, yine bu dönemde örgütsel sohbetlere katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde ve gerekçede bir isabetsizlik görülmemiştir.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2012 tarihli ve 2021/177 Esas, 2022/176 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.