YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/30725
KARAR NO : 2023/507
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/459 E., 2022/593 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2018/211 Esas, 2022/6 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314
üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi yollamasıyla 5 maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.12.2018 tarihli ve 2018/1739 Esas, 2018/1714 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; delillerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş olmasına, mahkemeye intikal eden yazı cevap ve delillerin sanık ile müdafiine açıkça anlatılmadan hükme esas alınmasına, etkin pişmanlıktan faydalanan tanık A. M.’nin beyanlarının çelişkili olmasına, bilirkişi raporunda sanığın Bank … hesabındaki artışın detaylı izahının yapılmamış olmasına, gizli tanık … Kod’un fişlemesinin gerçeği yansıtmadığına, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme veya üyeliğine ilişkin maddi ve manevi unsurlarının oluşmamış olmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
a) Tanık Beyanları Yönünden Değerlendirme:
Tanık Ö. Ç.’nin Konya KOM Şube Müdürlüğünde etkin pişmanlık kapsamında verdiği 03.10.2019 tarihli ifadesinde; “2005 yılında girdiğim üniversite sınavından aldığım puan ile … Üniversitesi bilgisayar öğretmenliğinde okumaya hak kazandım. Okula kaydımı yaptırdım. Kısa bir süre sonra ailemin ikametine yakın bir bölgede rehberlik yapılanmasında görev yaptığını sonradan öğrendiğim … (ilerleyen dönemlerde Gaziosmanpaşa ilçesinde bir bölgede yapı adına BTM olarak görev yaptığını bildiğim) isimli şahıs benimle yapmış olduğu görüşmede cemaate ait dershanede eğitim aldığımı, bölgede üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyaçlarının giderildiği ışık evlerinin olduğunu, bu evlerde kalan öğrencilerin daha iyi şartlarda ders çalışabildiklerini, aynı zamanda evlerde düzenlenen dini sohbetler aracılığı ile maneviyatlarının da güçlendiğini istemem halinde beni de kendi bölgesinde bulunan bir ışık evine yerleştirebileceğini söyledi. Bunun üzerine ben de ailemin bulunduğu evde sağlıklı ders çalışamayacağımı düşündüğümden …’nin teklifine sıcak bakarak kabul ettim. O yıl üniversite hazırlık sınıfında okuduğum sürecin başında Gaziosmanpaşa ilçesinde …’in bölgesinde bir ışık evine yerleştim. Bu ışık evinde benim haricimde A. M., öğrenci M. F. K. isimli şahıs.. ile birlikte bu ışık evinde kalmaya başladık. Işık evinin ev imamlığını M. F. K. yapıyordu. Onun üst konumunda BTM
olarak da … görevliydi… …’in talimatıyla gelen bu lise öğrencilerini matematik ve fen derslerinde çözemedikleri sorularda kendilerine yardımcı oluyordum.” şeklinde beyanda bulunmuş ve tanık Ö. Ç. mahkememizde dinlendiğinde; sanığı 2005 yılında İstanbul Gaziosmanpaşa bölgesinde kısa dönem bulunduğu evden tanıdığını o dönem gitmiş olduğu evin öğrencilerin kaldığı cemaat evi olduğunu, o dönem sanık …’nin ev temsilcisi olduğunu, BTM olduğunu polislerin söylediğini, o dönem ev abisinin sanık …’ye bağlı olduğunu, o dönem ev abisinin ise M. F. K. olduğunu, bu evde 2-3 ay kadar kaldığını ve evde Kur’an okunup namaz kılınıp … ile ilgili sohbetlerin yapıldığını, sanık …’nin eve haftada 1 yada 2 kez gelip gittiğini, evde ayrıca A. M., O. Y. ve M. F. K.’nın da bulunduğunu, sanık ile ilgili bildiklerinin bunlardan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
Tanık A. M.’nin KOM Şube Müdürlüğünde 2019/975 ihbar numaralı 26.03.2019 tarihinde etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesinde; “Üniversiteye hazırlık için babam beni Erzurum ilinde bulunan Erzurum Dershanesine yazdırdı. Erzurum Dershanesinin FETÖ ile bağlantısı bulunmamaktadır. Ben dershaneye yazdırılıp 1 hafta gittikten sonra köyde bulunduğum sırada N.Ç. ve … isimli şahıslar Erzurum ili, … ilçesi ve … Köyüne gelerek özellikle de Hafızlık eğitimi almış şahısları sormuşlar ve neticesinde şahsıma ulaşarak ücretsiz ev, yeme içme, burs vs söylemlerde bulunarak ailemi ve beni kandırdılar ki, …babamında zorlaması ile istemeyerek de olsa söz konusu terör örgütü ile tanıştım. Yine aynı dönemde Erzurum Dershanesinden ayrılarak söz konusu terör örgütü üyelerinin babamı ikna etmeleri neticesinde İstanbul iline üniversiteyi hazırlanmak amacıyla beni bu iki şahıs götürdüler. Yol masraflarını ve benim ihtiyaçlarım için gerekli olan masrafları bu kişiler ödedi. Bu kişiler beni İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi … semtinde … Eczanesinin üstünde bulunan evin 7. katına yerleştirdiler. Bu evde 2 yıl kadar kaldım. Hatta örgüt üyeleri bu evin ismine Kartal Yuvası diyorlardı.” şeklinde beyanda bulunmuş ve Tanık A. M. yerel mahkemede dinlendiğinde; sanığın 2005 yılında …’daki köyde bulunan evine gelerek okutmak maksadıyla kendisini İstanbul’a götüren şahıs olduğunu, maddi durumlarının iyi olmaması sebebiyle herhangi bir masraf alınmayacağını söyleyerek babasını sanığın ikna ettiğini, İstanbul’da sanıkla birlikte aynı evde kaldıklarını, daha sonra sanığın evden ayrıldığını ve 2008 yılından sonra da bir daha kendisi ile hiç görüşmediğini, yeni gittikleri için evde sohbet gibi şeyler olmadığını, sanığın ev abisi olup olmadığını hatırlamadığını, başka bir diyeceğinin olmadığını, 2008 yılından sonra da bir daha sanığı görmediğini beyan etmiştir.
Yerel mahkemede sanık …’ye tanıkların beyanları sorulmuş, sanık tanık olarak dinlenen A. M. ve Ö. Ç.’yi tanımadığını, aleyhe beyanlarını kabul etmediğini beyan etmiş ise de, her iki tanığın birbiri ile uyumlu beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maddi durumu iyi olmayan aileleri çocuklarının yeme, içme, barınma ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanacağı, iyi ders çalışma ortamı sağlanacağı şeklindeki sözlerle ikna ettiği, bu şekilde ikna edilerek ailelerinden koparılan üniversiteye hazırlanan öğrencileri örgüte kazandırmak için örgüt evlerine yerleştirdiği, örgüte ait evlerden birinde ev abiliği yapan M. F. K.’nın üstü konumunda bulunduğu anlaşılmış, yerel mahkemece tanık beyanları sanık aleyhine delil olarak değerlendirilmiştir.
b) Sanık Hakkındaki Veri İnceleme Raporu Yönünden Değerlendirme;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen … SD kartın incelenmesi sonucunda sanık hakkında düzenlenen 16.05.2018 tarihli veri inceleme raporuna göre; ele geçen verilerden … SD kartın yapılan
incelemesinde kart içerisinde yer alan bilgilerin Emniyet Mahrem yapılanması kapsamında, sanıkla ilgili “TÜM LİSTE” başlıklı 9 uncu sayfası incelendiğinde; sanığın sicili 301289, TCKN: 13…. Ad; Tuncer, Soyad: Zenbilci, Medeni Durum:Evli, Rütbe: Polis Memuru, Göreve Başlama Tarihi; 08.01.2014, ÜN-LİSE: LİSE , TAYİN BB İSTANBUL, TAYİN KB: BURSA, DERECE 1: SAYA DERECE 2: 0, Aktif Çalıştığı Yer: Bursa-Yıldırım, Aktif Büro: Devriye Ekipler Amirliği, Fiili Çalıştığı Yer: Bursa- Yıldırım, Fiili Büro: Devriye Ekipler Amirliği, Kanuni Çalıştığı Yer: Bursa- Yıldırım, GSM; 0506 (…) (..) (..), Adres; … Mah, 2. Adalet Cad. 20/4 …, Eşi: B. Z., Çocukları; Z. Z., Ö. K. Z. olduğu, sanık hakkında örgüt tarafından SAYA notunun verildiği, örgütsel kodlamada SAYA notunun FETÖ mensubu olup gassalın elindeki meyyit olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade ettiği,
Veri inceleme raporunun 10. sayfasında GÜNCEL LİSTE başlığı altında sicili …, TCKN: 13……, yo kazanma durumu YOK, N MARMARA, A BURSA, İ BURSA, İLÇE YILDIRIM, AD TUNCER, SOYAD ZENBİLCİ, C: E, TELEFON 0506 (…) (..) (..), MEDENİ DURUM EVLİ, EŞ ADI B.., EŞ DEVAM EVET, 2015 BB MARMARA, 2015 MART ALAN: SAYA, 2015 MART ALAN DIŞI: 0, KURS TAKSİDİ: 100, OFİS: HAYIR, ETÜD 2015: 1, ZÜMRE BAŞKANI: B2 S. A, ÖĞRETMENİ: M., ASİL VEKİL: ASİL şeklinde bilgilerin yer aldığı, yo durumunun komiser yardımcılığı sınavını kazanıp kazanmadığını ifade ettiği , eş devam EVET ibaresinin eşinin örgüt içinde yer aldığını, 2015 BB MARMARA 2015 yılında (örgüte göre) bağlı olduğu Büyük Bölge” manasına geldiği,”2015 MART ALAN” ibaresinin “2015 yılı Mart ayına kadar polis memurlarının örgütle ilişkisini belirten harf kodu” manasına geldiği,”ALAN” ibaresinin “Örgüt tarafından yapılan fişlemeye karşılık gelen harf notu” manasına geldiği,” ibaresinin kurs taksidi: 100 ibaresinin örgüte aylık 100 lira himmet verdiği, ofis: hayır ibaresinin cemaat evinde kalmadığını, Etüd 2015 ibaresinin örgütün faaliyetlerine ve sohbetlerine katılıp katılmadığını ifade ettiği ve sanığın Ocak-Mart döneminde bir defa toplantıya katıldığını, Zümre başkanı: B2 S. A ibaresinin, sanıktan sorumlu üst düzey mahrem yapı örgüt üyesi olduğu, öğretmeni: M. ibaresinin sanıktan sorumlu mahrem yapı örgüt üyesini ifade ettiği tespit edilmiştir.
Sanık … hakkında düzenlenen veri inceleme raporu içeriğinde sonuç olarak;
-Sanığa 17/25 Aralık sürecinden önce “SAYA” notunun verildiği, FETÖ mensubu olup gassalın elindeki meyyit olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade ettiği,
-Sanığın hakkında düzenlenen Veri İnceleme Raporu içeriğine göre 100 TL himmet verdiği,
– Sanığın 2015 yılı içerisinde örgütsel toplantılada aktif olarak iştirak ettiği,
– Örgüt içinde herhangi bir zaafının olmadığı, sanığa verilen örgütsel notun PBS ve ADNKS eşleştirmesi sonucunda 01.08.2014 tarihinden sonra verildiği (görev yeri değişikliği) anlaşılmış,
Bursa Kom Şube Müdürlüğüne ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına sanık … hakkında düzenlenen veri inceleme raporu içeriğinde Zümre Başkanı “B2-S. A” ve Öğretmeni “M.” olarak belirtilen başkaca polis memurları var ise bunlara ilişkin mahrem kart bilgilerinin ve söz
konusu kişilerin varsa ise ifade tutanaklarının bir örneğinin gönderilmesi için yazılan müzekkereye Bursa İl Emniyet Müdürlüğünce cevap verilmiş, “Zümre Başkanı B2-S. A”nın S. Y. isimli kişi olduğu Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/130 Esas ve 2018/26 Karar sayılı ilamı ile S. Y.’nin yargılandığı, hakkındaki iddiaları reddettiği ve 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve ifadesinde sanık hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığı, “Öğretmen M.”nin M. Y. isimli kişi olduğu, M. Y.’nin Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/270 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılandığı hakkındaki iddiaları reddettiği ve 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve ifadesinde sanık hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmış, veri inceleme raporuna göre sanıktan sorumlu olan mahrem imamlar ve sanıkla aynı sohbet grubunda yer alan kişilerin beyanlarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri ve Zümre başkanı S. ile Öğretmen M.’i tanımadıklarına dair beyanda bulundukları görülmüş, böylece bu kişilerin beyanları sanığın örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetlerine ilişkin herhangi bir bilgi içermediğinden, tanık olarak dinlenmelerinin dosyanın esasına bir yenilik getirmeyeceği değerlendirildiğinden, bu kişiler tanık olarak dinlenmemiştir.
Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 301289 sicil numarası ile polis memuru olarak görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan sanık …’nin, mahkememizde tanık olarak dinlenen A. M. ve Ö. Ç.’nin birbiri ile uyumlu beyanlarına göre, maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarının yeme, içme, barınma ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanacağı, iyi ders çalışma ortamı sağlanacağı şeklindeki sözlerle ikna edilerek ailelerinden koparılan üniversiteye hazırlanan öğrencileri örgüte kazandırmak için örgüt evlerine yerleştirmesi, örgüte ait evlerden birinde ev abiliği yapan M. F. K.’nın üstü konumunda bulunması, hakkında düzenlenen veri inceleme raporu içeriğine göre 17/25 Aralık sürecinden önce FETÖ mensubu olup gassalın elindeki meyyit olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade eden “SAYA” notunun verilmesi, veri inceleme raporu içeriğine göre 100 TL himmet vermesi, gizli tanık Garson’un polis memurları ile ilgili en son güncellemenin 2015 Mart ayı olduğuna dair beyanına göre sanığın örgütle olan bağlantısının 2015 Mart ayına kadar devam etmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile silahlı terör örgütü kabul edilen, giriş kısmında özetle anlatılan, FETÖ/PDY terör örgütüne katılarak, Türk Ceza Kanunu’nun madde 314/2’de düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda mahkememizce tam bir vicdani kanaate varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK’nın madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK’nın madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir.
Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Dairemizin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa’ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
c) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson’un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
d) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir. Bilirkişi ek raporu doğrultusunda yerel mahkemenin Bank … hesap dökümüne ilişkin verilere hükümde yer vermemesi yerindedir.
e) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık olarak dinlenen A.M. ve Ö. Ç.’nin birbiri ile uyumlu beyanlarına göre, maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarının yeme, içme, barınma ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanacağı, iyi ders çalışma ortamı sağlanacağı şeklindeki sözlerle ikna edilerek ailelerinden koparılan üniversiteye hazırlanan öğrencileri örgüte kazandırmak için örgüt evlerine yerleştirmesi, örgüte ait evlerden birinde ev abiliği yapan M. F. K.’nın üstü konumunda bulunması, hakkında düzenlenen veri inceleme raporu içeriğine göre 17/25 Aralık sürecinden önce FETÖ mensubu olup gassalın elindeki meyyit olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade eden “SAYA” notunun verilmesi, veri inceleme raporu içeriğine göre 100 TL himmet vermesi, gizli tanık Garson’un polis memurları ile ilgili en son güncellemenin 2015 Mart ayı olduğuna dair beyanına göre sanığın örgütle olan bağlantısının 2015 Mart ayına kadar devam etmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
f) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/459 Esas, 2022/593 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.