YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/31374
KARAR NO : 2023/39
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/675 E., 2022/754 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2019/90 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararı ile sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 Sayılı Yasa’nın 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 Sayılı Yasa’nın 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 Sayılı Yasa’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına, hak yoksunluklarına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/675 Esas, 2022/754 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında olmadığından ve yerinde görülmediğinden aynı kanunun 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Kanunsuz ceza olmaz ilkesi, gerekçeli karar hakkı gibi evrensel hukuk kurallarının ihlal edildiği, AHİM ve Yargıtay kararlarının göz ardı edilerek uygulama yapıldığı,
Gerekçe olmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği,
TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamış olduğu,
Delillerin hukuka aykırı olduğu,
Objektif olmayan tanık beyanlarının hükme esas alındığına ve tahliyeye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u kullandığının anlaşılması, hesapta yer alan yazışmaların örgüt jargonuyla uyumluluk göstermesi, aynı bölgede ve aynı zaman diliminde örgütsel faaliyet yürüttükleri belirlenen, birleriyle uyumlu yer, zaman ve konumlandırma bakımından örtüşen tanık beyanlarına göre, örgüte ait evlerde kalması, sohbet vermesi, örgüt içinde BTM (Bölge Talebe Mesulü) ve BBTM (Büyük Bölge Talebe Mesulü) olarak faaliyetlerde bulunması eylemlerinin, çeşitliliği, devamlılığı, niteliği ve yoğunluğu dikkate alındığında üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiş, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ve sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınıp Yasa’da belirtilen alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuş, uzun süre saklanan, yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan ve yargılamayı sürüncemede bırakan sanık hakkında, takdiren 5237 Sayılı Yasa’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına, hak yoksunluklarına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince verilen hükmün usül ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir,
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütün il yapılanmasında okuduğu ilahiyat fakültesinde kız öğrencilerin sorumlusu olarak faaliyet gösteren sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine. Ancak; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde, sanıkla irtibatı kurulmadan dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak biçimde ByLock’a ekli kişiler arasında … mahrem yapılanmasında yer alan …’ın olduğuna dair gerekçeye de yer verilerek faaliyetlerin öğrencilik dönemine ait olduğu görülen sanık hakkında suçun unsurlarının ayrıca teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK’nın 61/3 maddesine aykırı davranılarak fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/675 Esas, 2022/754 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, müsnet suçun niteliği, kaçacağına dair somut olgular bulunan sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.