Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/31375 E. 2023/97 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/31375
KARAR NO : 2023/97
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/680 E., 2022/747 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2019/73 Esas, 2022/74 sayılı kararı ile sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım

yapılarak 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına, hak yoksunluklarına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/680 Esas, 2022/747 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında olmadığından ve yerinde görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi;

1- Kanunsuz ceza olmaz ilkesi, gerekçeli karar hakkı gibi evrensel hukuk kurallarının ihlal edildiği, AHİM ve Yargıtay kararlarının göz ardı edilerek uygulama yapıldığı,

2- Gerekçe olmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği,

3- TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmamış olduğu,

4- Delillerin hukuka aykırı olduğu,

5- Objektif olmayan tanık beyanlarının hükme esas alındığına ve tahliyeye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde, “…” kod adıyla BTM (Bölge Talebe Mesulü), BBTM (Büyük Bölge Talebe Mesulü) ve “Üniversite Sorumlusu” olarak faaliyetler yürütüp, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği sabit görülen …’ın, eylemlerinin çeşitliliği, devamlılığı, niteliği ve yoğunluğu dikkate alındığında rızasıyla dahil olduğu örgütle organik bağ kurduğu ve örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiş, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ve sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınıp kanunda belirtilen alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuş, uzun süre saklanan, yurt dışına kaçmaya çalışırken

yakalanan ve yargılamayı sürüncemede bırakan sanık hakkında, takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına, hak yoksunluklarına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün usül ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir,

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 160551 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine nazaran ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, tanık beyanlarına göre örgütün il yapılanmasında ev abisi, bölge mesulü, büyük bölge talebe mesulü, lise öğrencileri sorumlusu olarak örgütsel faaliyetler gösteren sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/680 Esas, 2022/747 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.