Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/31621 E. 2023/820 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/31621
KARAR NO : 2023/820
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/992 E., 2021/562 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/373 Esas, 2019/168 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2019/992 Esas, 2021/562 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.07.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin 23.03.2021 tarihli temyiz istemi özetle, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ByLock programını kullanmadığına, ByLock’un tek başına hükme esas alınamayacağına, ByLock’a ilişkin ID, kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin tespit edilemediğine, etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerin beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, tanık beyanları ile isnat olunan eylemlerin 2013 yılı öncesine ait olduğuna, mahkûmiyet kararının bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin 05.01.2023 tarihli temyize ek beyanı özetle, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda; sanık adına kayıtlı ve sanığın kullanımında bulunan 0 531 (…) (..) 08 numaralı GSM hatta ByLock programının tespit edildiği, HIS (CGNAT) kayıtlarının temin edilerek dosya içerisine alındığı, sanığın gizliliği sağlamak için örgütsel haberleşmede ByLock programını kullandığı, tanıklar C. E. ve T. U.’nun beyanlarına göre, sanığın örgüt evlerinde kaldığı, örgüt içerisinde ev abisi olarak görev yaptığı, örgüte kazandırılacak kişilerle ilgilendiğinin belirlendiği, eylemlerinde çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağ ile dahil olduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği belirtilerek 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; UYAP kayıtlarının tetkiki ile sanık hakkında 2013 yılı KPSS sınavı ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/60799 sayılı soruşturma dosyası ile başlatılan yeni bir soruşturma kapsamında sanığın 23.11.2022 tarihinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler verdiği gözetildiğinde, öncelikle olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinin sağlanması bakımından söz konusu soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp, sanık hakkında dava açılıp açılmadığı belirlenerek dava açılmamış ise anılan soruşturma dosyasının getirtilip Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde incelenmesi, dava açılmış olması halinde ise mezkur dosyanın iş bu dosya ile birleştirilmesi, ayrıca sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden savunması alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2019/992 Esas, 2021/562 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.