YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/31710
KARAR NO : 2023/604
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/647 E., 2021/957 K.
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2019/62 Esas, 2020/136 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2020/647 Esas, 2021/957 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.06.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; işlemediği bir suç nedeniyle cezalandırıldığına, sabit hatlardan aranma üzerine varsayımla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza aldığına, masumiyet karinesinin, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin, kusur ilkesinin ihlal edildiğine, ardışık aranan kişilerin devresi olmadığına, örgütle organik bağının olmadığına, ardışık arama kayıtlarının tek başına hükme esas alınamayacağına, beraat etmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgütsel aranma yöntemi ile dosya kapsamındaki iletişimin tespiti kararları neticesinde alınan 01.01.2013-01.05.2015 tarihleri arasını kapsayan HTS verilerine göre; sanık adına kayıtlı olup sanık tarafından kullanılan 542 (…) (..) (..) nolu gsm numarasının tekel bayi vb özel iş yerlerindeki sabit hatlardan (422 (…) (..) 24, 422 (…) (..) 76, 422 (…) (..) 59, 422 (…) (..) 29, 422 (…) (..) 22, 422 (…) (..) 00) arandığı, 422 (…) (..) 29 numaralı sabit hattan 06.09.2014 tarihinde ve 422 (…) (..) 22 numaralı sabit hattan 11.09.2014 tarihinde arandığı, aynı tarihlerde sanık gibi askeri personel olan A. K.’nin ardışık olarak arandığı, yine sanığın 422 (…) (..) 22 numaralı sabit hattan 09.04.2015 tarihinde arandığı, aynı tarihte sanık gibi askeri personel olan G. K.’ın ardışık arandığı, bunun yanı sıra 2013 ile 2014 yıllarında 5 farklı sabit hattan ardışık olmayan aramaların mevcut olduğu, sanığın kayıtlarda geçen görüşme süresinin Yargıtay kararında yer alan “0 sn veya kısa süreli görüşme” kriterine uygun olduğu, bazı aramalara ilişkin görüşme bulunmazken bazı aramalara ilişkin kısa süreli görüşme gerçekleştirdiğinin (0 sn-67 sn) anlaşıldığı, yapılan bu aramaların detayı açıklanan örgüt içerisindeki askeri personelin örgütsel aranma yöntemi ile iletişime geçilmesine ilişkin tespitlerle uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Sanıkla Malatya ilinde ardışık aranan G. K.’ın Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek okulunda sanıkla aynı dönemde okuduğu, G. K. ve A. K.’nin etkin pişmanlık kapsamında verdikleri beyanlarda; kendilerinden sorumlu mahrem imam tarafından sabit hatlardan arandıklarını söyledikleri,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen yetkisizlik kararı ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca birleştirme talepli iddianame düzenlendiği, mahkememizce 2019/11 Esas 2019/150 sayılı Kararı ile dosyanın işbu dosya ile birleştirildiği, dosyaya intikal eden evrak içeriğinde; sanığın kullanımında olan 0542 (…) (..) (..) ve 0542 (…) (..) (..) nolu gsm numaralarının 312 (…) (..) (..) ve 312 (…) (..) (..) nolu hattan arandığı, aynı … içinde farklı rütbelerde görev yapan askeri personellerin de arandığı, yine sanığın 312 (…) (..) (..), 312 (…) (..) (..), 312 (…) (..) (..), 312 (…) (..) (..), 312 (…) (..) (..) nolu ankesör veya sabit hatlardan 2011-2014 yılları arasında birçok aramasının bulunduğu,
Sanığın askeri personellerden sorumlu olan (müdür, müdür yardımcısı öğretmen şeklindeki hiyerarşik sıralamada yer alan) sivil sorumlu/mahrem imamlar tarafından örgütsel aranma yöntemi olan sabit hatla arandığı, sanıkla Malatya ilinde ardışık olarak mahrem imam tarafından aranma hususunu destekler mahiyette aranma yöntemini kabul eden askeri personeller A. K. ve G. K. ile Ankara’da aynı … içinde aranan A. E. A.’ın beyanları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın örgütün askeri yapılanması içerisinde yer alan gruplardan birine dahil olduğu, örgütün sergilediği gizli ve tedbir amaçlı bu hareketler nedeniyle örgütün illegal yapısını bilmediğinin söylenemeyeceği, askeri yapılanmanın niteliği itibari ile örgütün gizli yapılanmasına dahil olduğu anlaşılan sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
a) Ayrıntıları Dairemizin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, astsubay olan sanığı örgütün mahrem imamları tarafından ardışık, periyodik ve tekil yöntemlerle arandığı, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olan sanığın , anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2020/647 Esas, 2021/957 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.