YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3172
KARAR NO : 2023/707
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/474 E., 2020/179 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/336 Esas, 2019/474 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/474 Esas, 2020/179 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05/01/2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; ankesörlü telefon ve HTS kayıtlarının delil olma niteliği Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı 135/1 inci maddesinde sözü edilen “sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi” kapsamında değerlendirilmesi gereken hukuki bir sorun olduğunu, sanık hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Örgütsel faaliyetlerin deşifre olmaması adına yine örgütün kendi hiyerarşisinde belirlediği tedbir olarak adlandırılan gizlilik kurallarının uygulandığı, bu kurallar çerçevesinde örgüt üyesi olan askeri personel/öğrencilerle örgütsel faaliyetler kapsamında ilişkili/irtibatlı olan ve sivil/mahrem imam olarak tabir edilen şahısların ankesörlü/kontörlü telefon hatları üzerinden askeri personel/öğrencilerle irtibat kurdukları, irtibat sonrası sivil/mahrem imamların kendi ikametlerinde ya da askeri personel/öğrencilerin kaldıkları evlerde veyahut herhangi bir örgüt evinde buluşma gerçekleştirerek örgütsel toplantılar yaptıkları, bu kapsamda sanığın Mardin ilinde haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla soruşturma veya kovuşturma bulunan şahıslarla gerek ardışık olarak gerekse de bireysel olarak arandığı, mahrem imamların asker şahısları söz konusu ankesörlü telefondan aradığının yine mahrem imam olduğu iddiası ile hakkında soruşturma yapılan M.S.A isimli şahsın yer göstermesi ile sabit olduğu, sanığın da M.S.A tarafından yer göstermesi yapılan 0482…….. ve 0482…… numaraları sabit hatlardan arandığı, sanığın ankesörlü telefondan arandıktan sonra yine bir gizlilik yöntemi olan o ilin alan kodunun çevrilmesiyle son arananın numaranın gizlendiğinin tespit edildiği, tüm bunlara göre sanığın örgütün, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütsel eğitim vermek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki toplantılara katılmak amacıyla bu toplantıların yer ve zamanının belirlenmesi için gizlilik içinde takip ve tarassuta karşı tedbir alınmak suretiyle ankesörlü/sabit telefonlardan arandığı, sanıkla birlikte aranan şahıslardan
A.T, F.B, H. K., L. K, M. G., M.K , M. K, M.S, O. K, R.S , Ş. K. ve T.Ç hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunduğu, sanık ile ardışık olarak arandığı tespit edilen M.S, O.K ve F. B isimli şahısların başka soruşturmalar kapsamında alınan ifadelerinde, kendilerini söz konusu sabit hatlardan askeri mahrem imamların aradıklarını beyan ettikleri, ayrıca sanığın kullanımında bulunan 544 …… nolu GSM hattı ile 01.01.2014 – 15.07.2016 tarih aralığında FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında kaydı bulunan 40 kişiyle irtibatının bulunduğu, ayrıca bu şahıslardan mahrem imam olduğu değerlendirilen ve hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılan ve GATA imamı olduğu iddia edilen R.A ile 7 kere irtibata geçildiği birlikte değerlendirildiğinde sanığın beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve beyanına itibar edilmediği, bu bağlamda toplanan deliller ve yukarıda değinilen gerekçelere göre sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemleri ile organik bağının bulunduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu ve hakkında 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 3 ve 5/1 inci maddelerinin uygulanma yeri bulunduğu anlaşılmış ve sanığın cezalandırılması cihetine gidilerek oybirliği ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
b) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ankesörlü/kontörlü telefonlar aracılığı ile aranan askeri personele yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, HTS kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 19.09.2018 tarihli inceleme tutanağı, 03.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen 544 …… nolu GSM hattından yine kendisi gibi askeri personel olan M.S, O.K ve F.B isimli kişilerle ardışık aranmasının bulunduğunun tespit edilmesi, çağrıların zamanı, sayısı, dosya kapsamındaki diğer deliller ve sanığın savunması karşısında, yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri
değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/474 Esas, 2020/179 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.