Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/32380 E. 2023/323 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/32380
KARAR NO : 2023/323
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/191 E., 2022/186 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/551 Esas, 2017/707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesi ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesi birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/166 Esas, 2018/922 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 04.02.2021 tarihli ve 2019/10213 Esas, 2021/573 Karar sayılı ilamı ile kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi nedeniyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/191 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesi ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesi birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.07.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi temyiz dilekçesinde özetle; hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilmeyen delillerin ceza yargılanmasında kullanılamayacağı, ByLock deliline ilişkin kayıtların birbiri ile çelişkili olduğu, bilişim uzmanından alınmış eksik ve hatalı rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu, yapının hangi maddi vakıa ile hangi tarihten itibaren silahlı terör örgütü olarak kabul edildiğinin belirlenmeden mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğu ve sair temyiz sebepleri ile sanık lehine bozma kararı verilmesi istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma üzerine kurulan hükümde, bozma ilamı doğrultusunda müdafii tayin edildiği, …0307 numaralı sanığa ait GSM hattı üzerinden ByLock Sistem Sorgu Tasnif Tutanağı, … İl Emniyet Müdürlüğü’nün 21.10.2017 tarihli üst yazısı ekinde gönderilen ByLock IP ve baz bilgilerine ilişkin dökümler esas alınarak sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün kendi içinde haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı, sanığın silahlı terör örgütü ile organik bağ içerisine girdiği, terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçelerine dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenmesi, dosyada ve UYAP sisteminde mevcut, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin “veri inceleme raporu” ile örgütün sözde eğitim danışmanı olduğu iddia olunan . U.’nun yakalanması sırasında ele geçirilen örgütün mahrem yapılarda ve devlet kadrolarında değerlendirmeyi düşündüğü kişilere dair şifreli, gizli fişleme bilgileri ve değerlendirme puanlarına ilişkin sanığın da adının bulunduğu dijital materyal inceleme raporunun ve sanık hakkında beyanda bulunan . T., … Y. ifade tutanakları ile birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunarak tartışılması, anılan şahısların usulüne uygun şekilde tanık sıfatı ile dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli, 2021/191 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.