YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/33009
KARAR NO : 2023/563
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/30 E., 2021/975 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/412 E. 2019/457 K. sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/412 Esas 2019/457 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
2-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, 26.04.2021 tarihli ve 2020/30 Esas 2021/975 sayılı Kararı ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3-Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın Bank … hesap hareketleri, örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan kurumlarda çalışma kaydının bulunması, haklarında aynı suçtan kovuşturmalar bulunan kişilerle para transferleri bulunması nedenleriyle atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütüne üye olma iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince “…Her ne kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2019 tarih 2019/120591 soruşturma, 2019/36986 Esas, 2019/7549 sayılı iddianamesi ile sanık …’nün silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK’nın 314/2, 53, 63, 58/9, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de;
FETÖ/PDY ilişkin veri havuzunda yapılan sorgulamada, KHK ile kapatılan iş yerinde çalıştığına dair SGK kaydı olduğunun belirlendiği,
Sanığın, ByLock programı kullanıcılar listesinde 0541 (…) (..) 93 nolu adına kayıtlı telefon hattı üzerinde ByLock kaydının bulunduğu, ancak iddianame de belirtildiği şekilde bu telefon hattını sanığın kullanmadığı, K. K. isimli çalıştığı yerdeki müdürünün kullandığının belirlendiği,
Sanığın Bank Asyada hesabı olduğunun tespit edildiği,
Sanığın temizlik görevlisi olarak yapıyla iltisaklı kurumlarda çalışmasından dolayı SGK kaydının olduğunu, Bank … hesap hareketleri incelendiğinde, söz konusu hesaba sanığın maaşının yatırıldığı ve bunun sanık tarafından kullanıldığı, diğer hareketlerin sanığın günlük ihtiyaçları düzeyinde kaldığı, hesaba herhangi bir şekilde şüphe oluşturacak harici paranın yatmadığı ya da hesaptan bu türden para transferinin olmadığı, bankanın desteklenmesine yönelik hesap hareketine rastlanılmadığı, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda ve dosya içerisindeki tüm belgeler ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (24.09.2018 … ve 2017/3363-2018/2760 sayılı ilamı gibi) benzer dosyalardaki bozma kararlarının içeriği de dikkate alındığında; sanığın, terör örgütünün nihai amacından haberdar olduğunu, silahlı terör örgütü ile arasında organik bağ kurulduğunu, örgütünün kuruluş amaçlarını faaliyetlerini benimseyerek iradi olarak örgütün amacı, talimatları doğrultusunda ve hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içeren faaliyeti bulunduğuna ve çağrıya uyarak Bank Asyaya para yatırdığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, şüphe sanık lehine düşünülmesi gerektiğinden CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması…” şeklinde gerekçeyle beraat hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun şekilde oluşan kabul ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı cihetle, Mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf isteminde ileri sürdüğü itirazlar yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a)Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir. Ancak örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapılan, örgütün amacına hizmet eden ödeme ve sair bankacılık işlemlerinin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak değerlendirilmesi mümkündür.
c)Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de mevcut cari hesabı üzerinde Temmuz 2016 tarihine kadar devam eden bankacılık işlemlerinin örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamamasına nazaran anılan örgüte ait kurumlarda temizlik görevlisi olarak çalışan sanığın beraatine dair inceleme konusu hükümde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2020/30 Esas 2021/975 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.