Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/34009 E. 2023/670 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34009
KARAR NO : 2023/670
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
DURUŞMA VE TAHLİYE
TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/841 E., 2022/1276 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2019/7 Esas, 2022/35 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/841 Esas, 2022/1276 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.08.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, sanığın çalıştığı kurum ile ilgili bildiği her şeyi detaylı olarak anlattığına, terör örgütünün çözülmesi dağılması için bildiği gerekli bilgileri verdiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde hüküm kurulması gerektiğine, sanık hakkında TCK’nın 62.madddesinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen hukuki olmayan gerekçe ile indirim oranının mutad uygulama dışında 1/9 olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedildiğine, yerel mahkemenin sanığın niyetini okuduğuna ve bölgeci olabileceğine dair maddi bir delil olmadan kanaat getirdiğine, Bylock’un sanığın iradesi dışında cep telefonuna yüklendiğine ve örgüt zorlaması ile kullanmaya mecbur bırakıldığına, tahliye, beraat taleplerine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”… sanığın, örgütün finansal kuruluşu olan Bank Asyaya örgüt lideri …’in talimatı/çağrısı doğrultusunda örgütün önde gelen isimleri tarafından birçok çağrının yapıldığı, ekonomik gerçeklerle açıklanamayacak şekilde mevduat artırımlarının gerçekleştiği önemli bir hafta içerisinde para yatırdığı, örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığı, örgüt içerisinde yurt müdürlüğü ve Bölgecilik yaptığı, örgüt içerisinde bulunan şahısların devlet kadrolarına yerleştirilmeleri amacıyla düzenlendiği değerlendirilen …(K) N.U.’dan ele geçen belgelerde sanığın da kimlik bilgilerine rastlandığı, örgüt ile iltisaklı kurumlarda çalıştığı, düzenli olarak örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyesi olma suçu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk öğelerini içerdiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde görev aldığı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta ermiş olup cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
Sanığın savunmasının Türk Ceza Kanunun 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda yapılan incelemede; sanık mahkememiz huzurunda alınan sorgu ve savunmasında örgütsel bir amaç gütmeden ByLock programını kullandığını, örgüte müzahir kurumlarda çalıştığını, buralarda herhangi bir görev almadığını beyan etmiştir. TCK’nun 221. maddesinin uygulanabilmesi için, sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar etmesinin yeterli bulunmadığı, sanığın esasen pişman olması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yararlı bilgiler vermesi ve pişmanlığını yargılamanın her aşamasında sürdürmesi, bu bağlamda örgüt içerisinde bulunduğu dönem ve konuma uygun olarak örgüt içerisinde yer aldığını bildiği örgüt mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgiler vermesi gerektiği yapılan yargılama sırasında sanığın beyanının suçlamayı ikrardan ileri gitmediğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın hüküm kurulmuştur. ”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b-) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, anılan örgütün gizli ve kriptolu haberleşme programı olan ByLock’u … ID numarası ile kullanan, örgüt içerisinde bir dönem yurt müdürlüğü yapan, sohbet toplantılarına katılan ve ByLock içerikleri de göz önüne alındığında örgüt içerisinde aktif olarak çalışan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmediği yine sanığın örgüt ile ilgili verdiği bilgiler ve 4 kişiyi teşhis etmiş olması göz önüne alındığında sanığın örgüt içerisinde kaldığı süre, konumu ve faaliyetleri ile uyumlu bilgiler vermediği dolayısıyla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın yaklaşık 5 yıl kaçak kaldıktan sonra sahte kimlik ile yakalanması göz önüne alındığında sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen cezadan TCK 62/1 maddesi uyarınca 1/9 oranında indirim yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/841 Esas, 2022/1276 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.