YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34121
KARAR NO : 2023/365
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/815 E., 2022/821 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2021/363 Esas, 2022/116 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/815 Esas, 2022/821 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunu 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ByLock isimli programın kullandığına dair bir tespitin, KHK ile kapatılan iş yerleri, dernek ve vakıflarda üyeliğin bulunmadığı, Bank … hesabının olmadığı, hakkındaki tanık beyanlarının çelişkili olduğu, 17/25 aralık sonrasında örgüt ile bağının olduğuna dair herhangi bir beyan veya başkaca delilin olmadığı, sadece örgüte ait evlerde kaldığı ve örgütsel hiç bir faaliyette bulunmadığı, hiç bir hukuki dayanak gösterilmeden alt sınırdan ceza tayin edildiği, sanığın tutuksuz yargılanıp hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, sanığın Mersin KOM Şube Müdürlüğü’nde 24.09.2018 tarihinde müdafi huzurunda alınan ifadesi, 25.09.2018 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığında ve Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliğinde alınan beyanları, tanık beyanları, dijital inceleme raporu, araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede, her ne kadar sanık mahkememiz huzurunda hazırlık aşamasında verdiği beyanlarını korku altında verdiği için kabul etmediğini beyan etmiş ise de sanığın kolluktaki ifadesinin müdafi huzurunda alındığı, ardından savcılık ve sorgu hakimliğinde de aynı şekilde etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu, hazırlık aşamasındaki beyanlarının kişi, mekan ve zaman bakımından çok ayrıntılı olduğu, sanığın hazırlık aşamasındaki beyanlarının tanık beyanlarıyla da uyumlu olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın hazırlık aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanlarına itibar edildiği, yine her ne kadar tanık A. A. mahkememiz huzurunda sanığı tanımadığını beyan etmiş ise de müdafi huzurunda sanığı fotoğrafından teşhis ettiği ve diğer tanık beyanları ile de uyumlu olan hazırlık aşamasında alınan beyanlarına itibar edildiği, sanığın hazırlık aşamasındaki ikrar niteliğindeki beyanları ve aynı doğrultudaki tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere örgüte müzahir mahrem olarak adlandırılan evlerde kaldığı dönemde hiyerarşik olarak üst konumunda bulunan örgüt mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda polis okulu öğrencilerinin sorumluluğunu yürüttüğü, sorumluluğu kapsamında polis okulu öğrencilerini örgütsel iletişimde kullanmak amacıyla kendisine tahsis edilen cep telefonu ve ankesörlü hatlardan aradığı, örgüt ideolojisinin aşılandığı sohbet toplantıları düzenlediği ve polis okulu öğrencilerinin sohbet hocalığını yaptığı, polis okulu öğrencilerinin ilgi alanları, zaafları (sigara, karşı cinse olan ilgi vs.), örgüte ait kitaplardan ne kadar okuduğu, sohbet konularına ilgisi gibi konularda 4 üzerinden notlar vererek yaptığı kodlamayı üstü olan örgüt mensubuna verdiği, örgütsel iletişimini sağlamak amacıyla Kakao Talk ve Line isimli programları kullandığı, mahrem evler kapatıldıktan sonra yapıya ait diğer evlerde ev abiliği görevi yürüttüğü, bu dönemde kendisine verilen talimatları tam bir teslimiyet içerisinde yerine getirdiği, örgüt içerisinde Asım kod ismini kullandığı, bu cihetle sanığın örgüt içerisinde hiyerarşik olarak yer ve konum edindiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek katıldığı, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bildiği, onun bir parçası olmayı istediği, gizlilik içerisinde zamana yayılmış eylemleri ile katılma iradesinin devamlılık arz ettiği, bu cihetle sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren yukarıda bahsedilen eylemleri de nazara alınarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağlantısının olduğunun kabulü gerektiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu hususunda tam bir vicdani kanaat hâsıl olmakla, sanığın sübût bulan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sanık …’ın dosya kapsamı itibariyle üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olduğundan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan eylemlerine uyan TCK’nın 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve özellikleri, eylemlerinin çeşitliliği, örgüt hiyerarşisi içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapı olarak adlandırılan geleceğe dönük kadrolarının oluşturulması maksadıyla polis okulu öğrencilerinin sohbet hocalığını yaptığı ve polis okulu öğrencileri hakkında yaptığı kodlamayı bağlı olduğu örgüt mensubuna verdiği, ev abiliği yaptığı, kod isim kullandığı ve örgütsel iletişimi sağlamak amacıyla belirli programları kullandığı anlaşılmakla; sanığın suç kastının yoğunluğu nazara alınarak, 5237 Sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında ceza tayin edilmiştir. Örgütün terör örgütü olduğu nazara alınarak sanığın cezasından 3713 sayılı TMK’nın 5. maddesi gereği yarı oranında artırım yapılmıştır. Sanık soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında beyan ve teşhislerde bulunmuşsa da sonradan ifadesinden dönerek kabul etmediği, etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlarında geçen şahıslar hakkında tanık sıfatıyla dinlendiği sırada da beyanlarından döndüğü hususları dikkate alındığında etkin pişmanlık hükümlerinin sanık lehine uygulanmasının şartları oluşmadığı anlaşılmakla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. Sabıkasız olan sanığın duruşmadaki iyi hâli göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Mahkememizce sabit görülen suçun niteliği, sanığa verilen hapis cezasının toplam miktarı, kararın bu şekilde kesinleşmesi halinde infazı gerekecek sürenin miktarı, sanık hakkında verilen hapis cezasının miktarına göre tutukluluk tedbiri dışındaki CMK’nun 109.maddesinde düzenlenen yurt dışına çıkış yasağı dahil sair adli kontrol tedbirlerinin mahkememizce kabul edilen delil durumuna nazaran yetersiz kalacağı, sanığın infazdan kaçma şüphesi bulunması, Anayasanın 90. maddesi uyarınca iç hukuk bakımından bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tutukluluk tedbiri konusundaki yerleşik birçok karar ve gerekçesinde “Kişilerin kaçma riskinin bulunması, kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir suç işlenmesinin önlenmesi” amacının tutukluluk tedbirinin uygulanabileceği haller arasında sayılmış olması, sanığa isnat olunan suçun niteliği ve bu suçun mahkememizce sabit görülmüş olması nedeniyle kuvvetli şüphenin kesin kanaate dönüşmüş olması, yüklenen suçun CMK’nın 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması itibarı ile tutuklama koşullarının bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde sanığın hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Dosya kapsamı, sanığın kolluk, savcılık ve sorgu hakimliğinde müdafii huzurunda etkin pişmanlık kapsamındaki ikrara yönelik savunması ve sanığın soruşturma aşamasındaki savunmaları ile uyumlu tanık beyanlarına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik öneme haiz mahrem yapılanması içerisinde yer alıp kod adı kullanan ve mahrem evlerde kalan, polis okulu öğrencilerine ulaşmak için kendisinden sorumlu mahrem abilerden aldığı sim kartı ve cep telefonu ile polis okulu öğrencilerini arayan ve bu öğrencilere sohbet veren, polis okulu öğrencilerinin ilgi alanları, zaafları (sigara, karşı cinse olan ilgi vs.), örgüte ait kitaplardan ne kadar okuduğu, sohbet konularına ilgisi gibi konularda 4 üzerinden notlar vererek yaptığı kodlamayı kendinden sorumlu mahrem imama veren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetlerindeki çeşitlilik sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/815 Esas, 2022/821 sayılı kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.