Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/34270 E. 2023/516 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34270
KARAR NO : 2023/516
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/39 E., 2022/282 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2017/212 Esas, 2019/359 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 5/1 maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2020/39 Esas, 2022/282 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiilerinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme yapılmış olmasına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosya arasında olmamasına rağmen ByLock kullanımının kabul edilmiş olmasına, … Sd kart delilinin gerçek dışı fişleme bilgilerinden ibaret olduğuna, etkin pişmanlıktan faydalanan gizli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanık hakkında mahkumiyete yeterli somut delillerin bulunmamasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock tespit tutanağına göre sanığın kullandığı anlaşılan 0(506) xxx xx 37 numaralı GSM hattı ile FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının gizli ve şifreli haberleşme programı olan ByLock isimli programı 12.12.2014 tarihinden itibaren kullandığının tespit edildiği, yapılan çalışmalar neticesi ByLock içeriklerine (mesaj, mail v.s.) ulaşılamadığı, ByLock mesaj içerikleri tespit edilememiş ise de dosyada mevcut 29.04.2019 tarihli SİBER raporundan anlaşılacağı üzere soruşturma aşamasında sanık üzerinde ele geçirilen dijital materyallerden LG marka …. İMEİ numaralı cihazda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizli iletişim aracı olarak kullanıldığı bilinen ByLock isimli programın kalıntılarına rastlanıldığı ve ByLock programının …@… isimli hesaba tanımlandığı anlaşılmıştır. Birbirini destekleyen bu rapor ve ByLock tutanakları kapsamında sanığın ByLock’u kullandığı kanaatine varılmıştır.
Sanığın FETÖ/PDY ile bağlantısına dair dinlenen Gizli Tanık … yerel mahkemece alınan beyanında: “…Bana okumuş olduğunuz teşhis tutanağındaki parmak izi bana aittir, benim okuma yazmam vardır, vermiş olduğum ifadeler doğrudur, aynen tekrar ederim. Sanık aslen Kahramanmaraş Afşinlidir. … PMYO’da öğrenciliği döneminde haftasonları örgüt evlerinde sohbetlere giderdi, ben Yozgat’ta 2005-2010 yılları arasında bulundum bu sohbetler bu tarih arasında olmuştur ancak hangi yıllar arasında olduğunu şuan tam olarak hatırlamıyorum. Bu sohbetler o dönem cemaat olarak bilinen yapının sohbetleriydi…. Sanığın mezun olduktan sonra nereye atandığını hatırlamıyorum ancak atandıktan sonra … A. isimli şahısla sanığı irtibatlandırdım, sanığın bu şahısla birlikte irtibatı devam etti. Sanığın sadece Yozgat’taki dönemini biliyorum, Yozgat’tan ayrıldıktan sonra sanığın örgütsel faaliyetle örgüt içerisinde bulunup bulunmadığı mı, yoksa dini duygularla mı devam edip etmediğini bilmiyorum. Bağlantımız kesildi. Bildiklerim bundan ibarettir…” şeklinde beyanda bulunmuş ve sanık savunmalarının aksine sanığın örgüt ile irtibatı olduğuna dair beyanlarda bulunmuştur.
Sanık ile ilgili … Sd kart içerisinde bulunan bilgilerin aktarıdığı veri inceleme raporunun araştırılmasında sanığın sicil, Tc no, bağlı olduğu bölge, görev yaptığı il, cinsiyet, medeni durum, işe giriş tarihinin, tayin bölümlerinin, aktif çalıştığı şube bilgilerinin, GSM numarasının, adres bilgilerinin, eş ve çocuk bilgilerinin sanığın öz bilgileri ile uyuştuğu, ayrıca veri inceleme raporunda ”Tüm Liste” ve özellikle “Güncel Liste” olarak belirtilen alanda “2015 MART ALAN; …, ALAN; …, olarak belirtildiği görülmüş olup bu kodlamaların incelenmesinde … (Örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade eder.) olarak tespit edilmiştir. Veri inceleme raporundaki bilgilerin sanık ile örtüştüğü hususları tanık beyanı ile birleştiğinde sanığın örgütsel bağlılığının 17-25 Aralık sürecinden etkinlenmediği ve bağlılığını devam ettirdiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık adına kayıtlı bulunan 0(506) xxx xx 37 numaralı hat üzerinden 12.12.2014 tarihinden başlayarak ByLock kullandığının tespit edildiği, ByLock yazışma içeriklerinin ise bulunmadığı; ancak dosyada mevcut 29.04.2019 tarihli SİBER raporundan anlaşılacağı üzere soruşturma aşamasında sanık üzerinde ele geçirilen dijital materyallerden LG marka … İMEİ numaralı cihazda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizli iletişim aracı olarak kullanıldığı bilinen ByLock isimli programın kalıntılarına rastlanıldığı ve ByLock programının …@… isimli hesaba tanımlandığı anlaşılmıştır.
b) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık …’un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas saylı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, veri inceleme raporuna göre … olarak kodlanan ve örgütsel toplantılara katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ç) Diğer delillerin suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görüldüğünden sanığın ByLock kullandığına ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2020/39 Esas, 2022/282 sayılı kararında sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.